Fenerbahçe’den Yıldırım’a güvenoyu!..
Fenerbahçe Spor Kulübü seçimli Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Mehmet Ali Aydınlar’ın 2383 oyuna karşılık, Aziz Yıldırım elde ettiği 6821 oyla 11. kez sarı-lacivertli ekibe başkan seçildi.
Seçimde en dikkat çekici hususların başında, kullanılan oy sayısının çokluğuydu; 9380. Bu rakamlar, seçmenin takımına sahip çıkmasının bir göstergesi. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra, Başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın yeni yönetimi kutlaması, Aziz Yıldırım’ın listesinden seçime giren Abdullah Kığılı’nın ‘Kazanan Fenerbahçe oldu’ tebrik mesajları, bir seçimin kendi içinde, kulübün gücüne güç kattığının bir göstergesi...
Bunun yanında Fenerbahçe Genel Kurulu önemli mesaj ve cevabı aranması gereken soruları da beraberinde getirdi. Seçim sonuçlarının belli olması öncesi Kulüp Başkan adaylarının söylediği sözler ve sandıktan çıkan netice sonrası yapılan açıklamalar...
Her söylenen söz ve ortaya atılan iddia üzerinde kafa yorulması gerekiyor. 6821 seçmenin oyuyla tekrar Başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım, “Bugün burada bir seçim kongresi yapmadık. Burada amaç 3 Temmuz’un hesaplaşmasıydı” derken... Şike ile ilgili... 2010-2011 Sezonu Şampiyonluk Kupasına sahip çıkılması ile ilgili süreçte, Fenerbahçe Kongre üyeleri çoğunluğu tarafından ‘Yıldırım’a destek olunduğunun da mesajı verilmiş oldu.
Bu seçimin sonuçlarını diğer tarihi rakip takımlara ‘kaygı’ verici olarak düşünülse de, ortada bir geçek vardı; Aziz Yıldırım’ın 11. kez Fenerbahçe Başkanlığını kazanması. Dileriz, bu sonuç ders alması gerekenlere, önemli bir ‘mesajlar’ içerir...
Kanarya ‘sıçramaya’ devam ediyor!
Aziz Yıldırım’ın yeniden başkan seçilmesinin yanı sıra Fenerbahçe’de diğer dikkat çeken husus, takımın elde ettiği ‘saha içi’ sonuçlardı. Bursa deplasmanında 90+4’te gelen galibiyet. Kısaca Kanarya, ‘çekirge’ gibi sıçramaya/kazanmaya devam ediyor.
Sarı-lacivertli ekip Kayseri Erciyes ve Kasımpaşa maçlarında olduğu gibi Bursaspor karşısında maçın uzatma dakikalarında 3 puanın sahibi oldu. Bu galibiyeti futbolcular kazanma isteği ve mücadele gücünün bir göstergesi olarak yorumlanırken; teknik direktörün galibiyetle ilgili düşüncesi, kazanma adına her dakika ve saniyeye önem vermelerinin bir sonucu .
Tabii ki söylenenlerden daha çok sahada alınan neticelerin büyük önemi var. ‘Maçı kazan da nasıl kazanırsan kazan’ anlayışının yanında, atılan gollerin dakika olarak son ana bırakılması ‘düşündürücü’ olsa da... Goller kadar maçın son anına kadar sergilenen mücadele de takdir edici. Atılan toplam 24 gol ve bu gollerin forvet oyuncuları Musa Sow, Kuyt, Emenike ve Webo arasında eşit şekilde paylaşımı, sarı-lacivertli ekip için elde edilen skorları daha da anlamlı kılıyor.
Trabzonspor ‘sonuca’ sevindi!...
Bordo-mavililer skor adına önemli bir galibiyete imza attı. Trabzonpor’un rakibi Elazığspor, ligde problemlerle mücadele eden bir ekip. Üst üste gelen olumsuz sonuçlar, teknik direktör değişimine neden oldu. Yeni hocaları Okan Buruklu ve Elazığspor’un en büyük şansızlığı ise değişimin ilk karşılaşmasında rakibi, ligde arayış içindeki Trabzonpor’un oluşuydu.
Trabzonpor ile Elazığspor arasındaki 90 dakikanın dönüm noktasını sorarsınız, takımı 1-0 önde iken kaleci Onur’un kurtardığı penaltı vuruşu diyebiliriz. Maçın kırılma anından sonra kazanılan moral, Bordo-mavili ekibin maçtan 4-0 gibi farklı bir skorla ayrılmasını sağladı.
Bu maçla ilgili dikkat çeken diğer konu karşılaşmanın hakemi Süleyman Abay’ın bitiş düdüğü ile birlikte iki takım oyuncuları Olcan ile Bilica arasında yaşanan arbede. Brezilyalı oyuncunun Olcan’ın boynunu sıkıp, kaba kuvvet uygulaması sahalarda görmek istemediğimiz hareketler. Karşılaşmanın hakeminin olaya geç müdahale edip, direkt kırmızı kart yerine, Bilica’yı ikinci sarı kartla oyundan atması, Abay’ın otorite eksikliğinin bir sonucuydu.
Yaşanan arbede, yayıncı kuruluş kameralarında apaçık gözükmekte. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ne ceza verir bilemeyiz ama böyle bir oyuncunun bu saatten sonra sadece Elazığspor’a değil, Türk futboluna da zarar vereceği her halinden belli. Dileriz, Kulüp Yönetimi de oyuncusuna vereceği ceza konusunda ‘dik bir duruş’ sergiler...
Seçimde en dikkat çekici hususların başında, kullanılan oy sayısının çokluğuydu; 9380. Bu rakamlar, seçmenin takımına sahip çıkmasının bir göstergesi. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra, Başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın yeni yönetimi kutlaması, Aziz Yıldırım’ın listesinden seçime giren Abdullah Kığılı’nın ‘Kazanan Fenerbahçe oldu’ tebrik mesajları, bir seçimin kendi içinde, kulübün gücüne güç kattığının bir göstergesi...
Bunun yanında Fenerbahçe Genel Kurulu önemli mesaj ve cevabı aranması gereken soruları da beraberinde getirdi. Seçim sonuçlarının belli olması öncesi Kulüp Başkan adaylarının söylediği sözler ve sandıktan çıkan netice sonrası yapılan açıklamalar...
Her söylenen söz ve ortaya atılan iddia üzerinde kafa yorulması gerekiyor. 6821 seçmenin oyuyla tekrar Başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım, “Bugün burada bir seçim kongresi yapmadık. Burada amaç 3 Temmuz’un hesaplaşmasıydı” derken... Şike ile ilgili... 2010-2011 Sezonu Şampiyonluk Kupasına sahip çıkılması ile ilgili süreçte, Fenerbahçe Kongre üyeleri çoğunluğu tarafından ‘Yıldırım’a destek olunduğunun da mesajı verilmiş oldu.
Bu seçimin sonuçlarını diğer tarihi rakip takımlara ‘kaygı’ verici olarak düşünülse de, ortada bir geçek vardı; Aziz Yıldırım’ın 11. kez Fenerbahçe Başkanlığını kazanması. Dileriz, bu sonuç ders alması gerekenlere, önemli bir ‘mesajlar’ içerir...
Kanarya ‘sıçramaya’ devam ediyor!
Aziz Yıldırım’ın yeniden başkan seçilmesinin yanı sıra Fenerbahçe’de diğer dikkat çeken husus, takımın elde ettiği ‘saha içi’ sonuçlardı. Bursa deplasmanında 90+4’te gelen galibiyet. Kısaca Kanarya, ‘çekirge’ gibi sıçramaya/kazanmaya devam ediyor.
Sarı-lacivertli ekip Kayseri Erciyes ve Kasımpaşa maçlarında olduğu gibi Bursaspor karşısında maçın uzatma dakikalarında 3 puanın sahibi oldu. Bu galibiyeti futbolcular kazanma isteği ve mücadele gücünün bir göstergesi olarak yorumlanırken; teknik direktörün galibiyetle ilgili düşüncesi, kazanma adına her dakika ve saniyeye önem vermelerinin bir sonucu .
Tabii ki söylenenlerden daha çok sahada alınan neticelerin büyük önemi var. ‘Maçı kazan da nasıl kazanırsan kazan’ anlayışının yanında, atılan gollerin dakika olarak son ana bırakılması ‘düşündürücü’ olsa da... Goller kadar maçın son anına kadar sergilenen mücadele de takdir edici. Atılan toplam 24 gol ve bu gollerin forvet oyuncuları Musa Sow, Kuyt, Emenike ve Webo arasında eşit şekilde paylaşımı, sarı-lacivertli ekip için elde edilen skorları daha da anlamlı kılıyor.
Trabzonspor ‘sonuca’ sevindi!...
Bordo-mavililer skor adına önemli bir galibiyete imza attı. Trabzonpor’un rakibi Elazığspor, ligde problemlerle mücadele eden bir ekip. Üst üste gelen olumsuz sonuçlar, teknik direktör değişimine neden oldu. Yeni hocaları Okan Buruklu ve Elazığspor’un en büyük şansızlığı ise değişimin ilk karşılaşmasında rakibi, ligde arayış içindeki Trabzonpor’un oluşuydu.
Trabzonpor ile Elazığspor arasındaki 90 dakikanın dönüm noktasını sorarsınız, takımı 1-0 önde iken kaleci Onur’un kurtardığı penaltı vuruşu diyebiliriz. Maçın kırılma anından sonra kazanılan moral, Bordo-mavili ekibin maçtan 4-0 gibi farklı bir skorla ayrılmasını sağladı.
Bu maçla ilgili dikkat çeken diğer konu karşılaşmanın hakemi Süleyman Abay’ın bitiş düdüğü ile birlikte iki takım oyuncuları Olcan ile Bilica arasında yaşanan arbede. Brezilyalı oyuncunun Olcan’ın boynunu sıkıp, kaba kuvvet uygulaması sahalarda görmek istemediğimiz hareketler. Karşılaşmanın hakeminin olaya geç müdahale edip, direkt kırmızı kart yerine, Bilica’yı ikinci sarı kartla oyundan atması, Abay’ın otorite eksikliğinin bir sonucuydu.
Yaşanan arbede, yayıncı kuruluş kameralarında apaçık gözükmekte. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ne ceza verir bilemeyiz ama böyle bir oyuncunun bu saatten sonra sadece Elazığspor’a değil, Türk futboluna da zarar vereceği her halinden belli. Dileriz, Kulüp Yönetimi de oyuncusuna vereceği ceza konusunda ‘dik bir duruş’ sergiler...







