Fenerbahçe’de neler oluyor?
Ligimiz son şampiyonu Fenerbahçe, hazırlık maçlarında ‘sürpriz’ neticelere imza atıyor. İlk maçında İran temsilcisi Sepehan’ı 1-0 yenen Kanarya, sonrasında Sheffield United’a 2-1, devamında ise Sevilla’ya 2-0 mağlup oldu. Adı hazırlık maçları olsa da kaybedilen her maçtan sonra taraftar ister istemez ‘skor’ üzerinden karamsarlığa kapılıyor. Bunun da en önemli nedeni, bilinen kadronun daha iyi işler başaracağı beklentisi.
Fenerbahçe, transfer sezonun başladığından bugüne kadar bilinen-mevcut kadrosuna sadece Diego Ribas’ı takviye yaptı. Mevcut kadro artık futbolsever için ezberlenecek duruma geldi. Bu her takım için önemli bir avantaj. Alınan maç sonuçlara bakıldığında ise (?) olarak çıkıyor karşımıza! Peki, bu durumun gerçeklik payı ne?
Sarı-lacivertli ekipte şimdilerde konuşulan-tartışılan takımın 25 Ağustos’ta Galatasaray ile oynanacak Süper Kupa finaline hazır hale gelmesi. Bu maç kadar Olympiakos ve Roma ile yapılacak olan özel maçlar, Fenerbahçe’nin kadrosunda ihtiyaç duyulan eksikleri gün yüzüne çıkaracağa benziyor...
Geçtiğimiz sezon kazanılan şampiyonluk süreci ve bugüne kadar oynanan hazırlık maçlarına bakıldığında, gözle görülür; biraz da futbolseverin merak ettiği yeni transfer Diego’nun neler yapacağı konusu. Çiçeği burnundaki isim geride kalan maçlardaki performansı taraftarını heyecanlandıran, yeni takımına büyük katkı sağlayacak teknik kapasiteye sahip görüntü çizdi.
Diego’nun tecrübesi kadar, takıma uyumu da önemli bir konu. Nice yıldızların uğrak yeri olan takımlarımızda, uyum sorunu çeken oyuncular oldu. Yıldız oyunculara sahip Fenerbahçe’de ekip uyumunu iyi yerleştiren Ersun Yanal, Diego’nun takıma katılmasıyla aynı başarıyı devam ettiği takdirde, Brezilyalı oyuncudan üst düzey verim alınacağı kesin…
Yeni transfer için ‘pres yapan 10 numara’ yakıştırması, nokta transfer konumundaki Diego’nun değerini-kazancını gözler önüne sermekte.
Usta-tecrübe kimliğinde yer alan isimlerin çokluğunu Fenerbahçe’nin güvenilirliğini artırırken, son şampiyon da en büyük sıkıntı defans bölgesinde yaşanmakta…
Ersun Yanal takımı için ‘hücum futbolunu’ tercih eden bir teknik direktör. Takımı rakip kalede bulduğu pozisyon kadar, kalesinde gol pozisyonu gördü. Bunda da Gökhan ve Bekir’in hücuma dönük kanat oyuncu kimliğinde olması ve forvet oyuncu ile savunma mesafenin büyük boşlukların oluşması. Geliştirilen her kontra atak sarı-lacivertli ekip savunmasının zaafa uğramasına neden olmakta… Bu da Fenerbahçe’nin kadro yapısı-oyun sisteminin önemli handikabı olarak çıkıyor karşımıza
NUR İÇİNDE YAT ERKAN KARDEŞ
Sabah gazetesi Galatasaray muhabiri Erkan Koyuncu, Florya Metin Oktay Tesislerinde geçirdiği beklenmedik, bir o kadar ihmalkârlıktan kaynaklanan bir kaza sonucunda ‘talihsiz’ şekilde hayata veda etti. Yirmi yıla yakın arkadaşlık sürecimizde dudaklarından hiç düşmeyen ‘baba’ kelimesi, 37 yaşında yaşadığı talihsiz kaza sonucunda hastaneye kaldırılmasını öğrendiğimde bir kez daha kulaklarımda yankılandı.
Tıpkı babası gibi gazetecilik mesleğini en iyi şekilde yapabilmenin gayreti içinde oldu. Ailesine helal lokma götürebilme çaba ve gayreti içindeydi. Sırtından hiç düşürmediği malzeme çantası, foto muhabiri olarak mesleğine duyduğu saygı ve tutkusunu anlamaya yetiyordu.
Galatasaray antrenmanını izlemek için gittiği Florya Metin Oktay Tesisleri onun son görev yeri oldu. Güvenlik kapısına sıkışması sonucu hayata veda etmesine siz talihsizlik mi, dikkatsizlik mi, cinayet mi dersiniz? Ne derseniz deyin ama yaşananlar Erkan kardeşimizi geri getirmeyecektir...
Erkan kardeşimize Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına Cenab-ı Hak’tan sabr-ı cemil niyaz ederim…







