--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fenerbahçe üzerinden algı oluşturma!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Milletvekili seçimleri için geri sayım devam ederken, mevcut hükümet üzerine destekli-desteksiz baskı kampanyaları devam ediyor. Algı operasyonunun temelinde güzel-anlamlı işlere gölge düşürme var. Bunların son örneği vatandaşın mali gelirlerini etkileyecek durum. Diğer bir ifade ile emekli şu kadar alsın, asgari ücret bu kadar olsun... Kısacası havada uçan ikramiyeler de işin cabası. Bu hesapların temel felsefesi-hedefi, mevcut iktidar AKP Hükümetini ‘seçime’ kadar ne kadar yıpratırız noktasında...

Sırf seçim kazanabilme, mevcut hükümeti yıpratma adına muhalefetin kendi adına başlattığı bir algı operasyonu. Bu operasyonların bizi ilgilendiren tarafı ise operasyonun ‘spor’ boyutu. Bugünlerde malzeme konusu ise Fenerbahçe. Milyonların sevgi yumağı oluşturulan camia üzerinden AKP Hükümeti...

Gölgeleme, infaz-yok etme konuları içersinde öne çıkan konu Fenerbahçespor Kulübünün Şükrü Saracoğlu Stadı yakınındaki arsa, Topuk Yaylası, Milli Eğitim Bakanı ile Fenerbahçe spor kulübü başkanı arasında yapılan görüşme sonrası, Yıldırım’ın Bakan’a hakaret ettiği ‘iddiası’...

Tabii bu durum sadece iddia. Ortada hiçbir ‘suç’ teşkil edecek durum ve duruş yok. Bu da demek oluyor ki birileri ortamı germek istiyor. Bu taarruz da medya üzerinde şekillendirip-boyut kazandırılmaya çalışılıyor. Yazımızın başında da dediğimiz-vurgu yaptığımız gibi amaç-gaye, seçim öncesi hükümeti vatandaşın gözünde küçük düşürme gayret ve çabası... 

Hangi medyanın bu görevleri üstlendiğini burada tek tek belirtmek, açıklama gereği görmüyorum. 17-25 Aralık’taki operasyon, Taksim Gezi parkı olayları ve diğerleri. Her bir tarih ve bu tarihlerde yaşananların kendi içinde ayrı bir açılımı var. Bu tür tarihler ve yaşananların bir tek gaye-çabası var, yazımızın başında da değindiğimiz gibi mevcut hükümete karşı algı oluşturmak. Dün olduğu gibi son günlerde spor üzerinden yapılmaya çalışılması, böyle bir yazıyı yazma gereği bizleri mecbur kıldı. 

Tabii bunları söylerken, haklı olarak ortaya bir somut örnek koymak gerekiyor. İşte size 51. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu. Turun ödül töreninde olmayan ‘kaosu’ olmuş gibi gösterme-lanse etmek, sunucu Ertem Şener’i bile çileden çıkardı. Sözde Etixx-Quick Step takımından Mark Cavendish’in seremoni sırasında oluşan ortamdan sinirlenerek podyumu terk etmek istediği iddiaları. 

Sözde, Cavendish töreni protesto etmek için podyumu terk ettiği. İşin aslı için sunucu Şener ne diyor; ‘Sporcunun podyumdaki ortama sinirlendiği için değil, bir başka-yeşil mayosunu değiştirmeye gitti’. Cumhurbaşkanlığı resmi twitter hesabından da yapılan açıklamada ise, ‘Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunda dereceye giren Mark Cavendish sahneden inmedi; 2 ayrı kategoride ödül almak için tekrar podyuma çağrıldı’ denildi. 

İşte size yakın zamanda gerçekleştirilmeye çalışılan algı operasyonu. Oysa ki o yarım yüzyılı aşkın zaman devam eden ve bu yıl 51’incisi yapılan turun başlangıç ve bitişinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sporcuların yanındaydı. Kimin, ne niyet taşıdığı ise ortada. Şimdi siz niyeti iyi olmayan, fitne-fesat ve ayrımcılıktan nemalananları, iyi olmayan niyetlerini spor üzerinden gerçekleştirmelerine ne demeli(!).

Bu tür devreye sokulan eylem-uygulamaların, özellikle sporun içinden ‘tetiklenmeye’ çalışılması, bir spor adamı olarak bizleri oldukça rahatsız ediyor. Spor yazarı olarak yıllardır yazıyoruz. Şimdiki yönetimde olan hükümetin olumlu çalışmalarına bir kısım medya grupları muhalif olurlardı. Şimdi roller değişti. 17-25 Aralık, Gezi olayları ve diğerleri, paralel yapı denilen kesimin de katılması sözde ‘hizmetin’ boyutunun ‘şiddete’ dönüştür şekline bürünmesi, talihsizlikten de çok öte bir durum...

Sonuç mu ne olur? Vatandaş sergilenen ‘oyunu’ farkındalığı,  olumsuz sonuçları üzerindeki etkilerini ortadan kaldırıyor. 30 Mart Belediye Başkanlığı, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları da bizlere gösterdi. Şimdi sırada 7 Haziran Milletvekili seçimleri var. Burada da kazanan her zaman gibi halkın duyarlılığı olacak. Çünkü Türkiye ‘darbe’ girişimi değil ‘değişim-gelişim’ anlayışı kazanıyor. Aksi yönde çalışanlar ise biten kredilerini, ayaklar altına almaktan öteye götürüyor...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle