Fenerbahçe mi, Galatasaray mı?
Fenerbahçe ve Galatasaray’ın hafta sonunda oynayacakları zorlu maçın provasını kupada verdiler. Her iki ekip de ortaya koyduğu futbol ve elde ettikleri sonuçlarla ‘derbinin’ neresinde oldukları konusunda önemli ipuçları verdi.
Fenerbahçe, Mersin İdmanyurdu’nu 2-1 mağlup ederek kupada ihtiyacı olan ‘puanı’ hanelerine yazdırmasını bildi. Adı her ne kadar kupa olsa da elde edilen sonuç futbolcuya bile umut verdi. Fenerbahçeli oyuncu Moussa Sow’un Mersin İdmanyurdu galibiyetinden sonra yaptığı açıklama dikkat çekici; ‘Derbiye kadar biz kendimizi en iyi şekilde hazırlayacağız... Kişisel anlamda da çok mutluyum. Takımım adına bir gol attım. Hafta sonu öncesi gol atabilmek çok önemliydi’ derken, konunun ehemmiyetini gözler önüne seriyordu.
Takımın sahada görev alan futbolcularına baktığımızda Serdar ve Kadlec’in savunmada, Diego’nun orta saha, Musa Sow’un gol bölgesindeki üretkenliği ile birlikte, Uğur Mert Zeybek ile birlikte Ramazan Civelek’in (son on dakika olsa da) bu maçta ‘test’ edilmesi kupanın lige ‘kazanımı’ izlenimi veriyor.
Tıpkı Fenerbahçe gibi Galatasaray’ı da ‘derbi’ heyecanı sardı. O da kupada ‘eksiklerini’ analiz etme-gözden geçirme fırsatı buldu. İyi değerlendirildiğinde fırsata nasıl çevrilebileceğini Manisa maçıyla bizlere göstermiş oldu.
Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu kupanın takımı için ne manaya geldiğini Sneijder gibi bir oyuncuyu sahaya sürerek göstermiş oldu. Kalitesini ispatlamış böyle bir oyuncu ‘profesyonelliğini’ sergilediği oyunla gösterir. O kalitenin bağlantısı ise sözleşmesinde yer alan ‘maddesi’ ile doğru orantılı; maç başına ücret...
Wesley Sneijder’in takımı yönlendiren isim olması maçın temposu ve sonucu üzerinde etkili olmakta. Bu yaklaşımın ne manaya geldiği Fenerbahçe derbisinde sanırım daha iyi anlaşılacaktır. Sneijder’in Galatasaray kariyerinde ilk kez Şükrü Saracoğlu’na çıkacak olması, futbolseveri ayrıca heyecanlandırıyor.
Kupanın sadece yıldız oyuncuları değil, sakatlıktan yeni çıkan ve yedek kulübesinde ‘forma’ bekleyen isimlerin de kendini göstermesinde önemli ‘etken’ oluyor. Kimler bu isimler; sakatlıktan yeni çıkan Semih. Takımlarında forma şansı bulmayan Dzemaili ve Pandev sergiledikleri oyunla olmasa da, skor olarak takımlarına katkı sağlayabileceklerini göstermiş oldu...
Bu maçla ilgili istatistikler ne durumda? Bir de maça o pencereden bakalım. Pazar günü (yarın) Kadıköy’de oynanan maçlarda Fenerbahçe’nin Galatasaray’a karşı bariz üstünlüğü var. Sarı-Lacivertli ekibin, sahasında oynadığı 15 lig maçında rakibi karşısında mağlup olmaması dikkatlerden kaçmıyor. Rakamlarda diğer ‘dikkat’ çeken yansıma ise, konuk Galatasaray’ın son 21 derbinin 18’inde en az bir gol atması ve 9 maçta ise kalesini gole kapatması.
Sonuç olarak (klasik olacak ama) takımların önceki maç istatistikleri, ligdeki konumlarına baktığımızda, zevkli bir o kadar gollü doksan dakikanın bizi beklediğini görmekteyiz.
Maçın hakemi mi? Futbolseverin beklentisi, profesyonelliğe imza’ atan karşılaşmanın hakemi Cüneyt Çakır, yeni ‘unvanına’ yakışır bir yönetim sergilemesi...







