Fenerbahçe ‘Mesut’ oldu, şimdi sıra Trabzonspor’da!..
Sadece ülkemiz değil, Dünya spor ve siyasi kamuoyu Mesut Özil’in Fenerbahçe’ye transferini konuşuyor. Bir önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, Mesut Özil’in Türkiye’de forma giymesi futboldan da öte bir olaydır. İster fanatik, ister seyirci, hangi takımın taraftarı olursanız olun, bu süreci sadece sportif bakış açısıyla değerlendirmemek gerek. Mesut’a yapılanlar siyasi linç özelliği taşımasaydı, Real Madrid gibi futbol devinde forma giymiş bir oyuncu kimliğiyle, önce Alman Milli Takımından sonrasında ise İngiliz ekibi Arsenal’da kadro dışı kalır mıydı! Süreç siyasal olmasaydı, futbola büyük yatırım yapan markalardan Mercedes ve Adidas dünya markası yıldız oyuncudan sponsorluğunu çekerler miydi!.
SPOR HER DAİM SİYASETİN İÇERİSİNDE
Siyaset ile spor/futbol iç içe olur mu? ‘Mesut Özil’in ülkemizde forma giymesi, Batılı anlayışa en sert tokattır’şekilde yorum yapmıştık, sosyal medya hesaplarımızdan. Günümüzde, sporun siyasetinin en ‘âlâsı’ oluyor. Kim olmuyor diyorsa, yalan söylüyor! Nasıl olduğunu bu satırlarda az dillendirmedik. Ya menfaatimize dokunduğu, ya da korkaklığımızdan kaynaklı, sporda siyaset olmaz deyip kenara çekiliyoruz. Bugün spor maskesi-şemsiyesi altında ne ‘haltlar’ işlenmiyor ki. Kılık-kıyafet, şans oyunları, taciz, toplumsal cinsiyet eşitliği sapkınlığı ve daha birçok toplumsal değerleri zedeleyen durumlar. Hepsi, sporun maske olarak kullanıldığı siyasi akımın uzantıları. O nedenledir ki Mesut Özil’in ülkemize gelmesini sıradan, sadece sportif süreç olarak değerlendirmemek gerek. Cumhurbaşkanımızın İngiltere ziyaretinde, Mesut’un da içerisinde yer aldığı o fotoğraf karesinden sonra, linç girişiminin başladığını bir kez daha hatırlatırız. Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Almanya Dışişleri Bakanıyla yaptığı ortak basın toplantısında Mesut Özil’in Türkiye’ye transferi konusunun gündeme gelen konuşmalar, konunun hassasiyetin ortaya koyuyor. Mesut Özil’i futbol kariyeri, teknik olarak, sadece Fenerbahçe’ye değil Türk futboluna büyük katkı sağlayıp-sağlamayacağı konusunu tartışmak, Dünya markası oyuncunun başarılarını görememe cehaleti veya art niyetine düşmek demek. Tekrardan, Müslüman Türk asıllı Mesut Özil’e Türkiye’ye, ana vatanına hoş geldin diyoruz…
DÜNYA’YA AY-YILDIZLI MESUT ÖZİL TOKATI
2009-2018 yılları arasında Almanya Milli Takım forması giyen Türk asıllı Alman orta saha oyuncusu Mesut Özil, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sonra linç edilerek, ırkçı saldırıya uğradı. Ülkesinin Cumhurbaşkanını ziyaret etmek her vatandaşın en tabii hakkı olmasına rağmen, terör örgütlerinin sığınağı yerine gelen Almanya’nın Mesut üzerinden Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi bir mesaj verme çabasına şahit olduk. Bu yetmezmiş gibi formasını giydiği Arsenal’la 3,5 yıllık sözleşme imzalamasının hemen sonrasında kadro dışı bırakıldı. İşte, o batı batı denen kokuşmuş anlayış. Siyasi bir düşüncenin-hıncın yansıması olarak Dünya’ya daha büyük-etkili ders-mesaj verme adına, ‘Mesut Özil için neden Türkiye Milli Futbol Takımının yolu açılmasın’ düşüncesine kapılmamıza sebep oldu. Neden, işleyen süreçle birlikte Mesut Özil’i Ay-Yıldızlı formayla görmeyelim…
GÖZLER AHMET AĞAOĞLU’NA ÇEVRİLDİ
Süper Lig’de dur durak yok! Kadro zenginliği yaşayan ve iyi motive olan takım, ligin zirve yarışına ortak oluyor. Trabzonspor’da durum ne? Siz bu satırları okurken bordo-mavili ekip, İttifak Holding Konyaspor’la oynadığı 20. Hafta karşılaşması geride kalmış olacak. Ligin ilk devre maçlarına baktığımızda bordo-mavililerin, özellikle orta saha ve gol bölgelerinde neticeye götürecek oyuncuya ihtiyacı gündemdeydi. Bordo-mavili renklere gönül verenler, Mesut Özil olmasa da takım başarısına katkı sağlayacak bir veya birkaç kaliteli oyuncunun transfer açıklamasını Ahmet Ağaoğlu’ndan bekliyor…







