FB, GS, BJK ve TS’yi nasıl bilirsiniz?
Futbolun Süper Lig yarışında 4’üncü viraj da geçildi. Sezon öncesi teknik adamlar takımlarını yorumlarken, her defasında kendilerine ‘kalkan’ edindikleri yaklaşım var ya; ‘4-5 hafta sonra...’ Bu haftalardan sonra, takımlarının boy ölçülerini görme imkanı bulacaklar ya!...
Bu görüşü siz nasıl değerlendirirsiniz bilmem ama, bilinen bir gerçek var ki lig nasıl başlar ise, öyle devam eder ve biter. Hatta, transfer süresince yaşananları teraziye koyduğunuz da, ligle ilgili tahminlerinizde yanılgı oluşturmayacağını görmek mümkün. Nasıl yani? Açılımını yapalım...
¥
Fenerbahçe sezonun ilk galibiyetini 5 golle aldı. Ligin dördüncü haftası ve ilk galibiyet ve beş gol. Bravo türünden. 45 maç sonra atılan 5 gollü takımı alkışlamak ve takdir etmek tamam da bu farklı skora umut bağlamak, hayal kırıklığı doğurur vesselam. Bu kadar emin konuşmamızın elbette ki sebepleri var. Bunların örneklerini bir paragraf açalım...
Kasımpaşa’nın ligdeki durumu belli ve teknik direktör değişiminin arifesinde oynanan bir maç. Kaydedilen beş golde, her oyuncuya bir gol düşmesi ve Emenike’nin 583, Sow’un 402 gün sonra golle tanışması. Yaptıkları tezahürata bakıldığında, stadyumu dolduran Fenerbahçe taraftarının ikiye bölünmesi...
Teknik direktör Advocaat’ın maç sonu ‘...Daha iyi bir takım ceza keser...’ sözü, adeta sarı-lacivertli ekibin mevcut durumunun sizce de özetler türden değil mi?..
¥
Galatasaray’ın Çaykur Rize karşısında 2-0 galip geldiği maçta, yıldızlaşan isim, rakip fileleri iki kez sarsan Eren oldu. Eren kim? Kasımpaşa’nın eski oyuncusu. Durumun böyle olması, iyi oyuncuların ligin dört büyük takımına gidince, Anadolu takımlarından şampiyon bekle öyle mi! Hayal...
Fenerbahçe’de olduğu gibi, Galatasaray’da da en önemli problem teknik direktör Jan Olde Riekerink. Geçtiğimiz hafta içinde adının Fatih Terim ile birlikte anılması dikkat çekiciydi. Rize maçı tribünlerini süsleyen ‘Riekerink bey diyeceksiniz’, ‘Sana güveniyoruz ve güveniyoruz!’ pankartları dikkat çekiciydi.
Kim kime mesaj veriyordu! Bugün görüntüsü yarının endişesi gibi. Birkaç iyi olmayan sonuç, taraftarın belirleyiciliğini ortaya koyar ki. Böyle bir durum Galatasaray’ın geleceği için endişe verici...
¥
Kadro yapısına bağlı alınan sonuçlar, Beşiktaş’ın ligin favori ismi olduğunun göstergesi. Akhisar deplasmanında alınan 2-0’lık skor, hafta sonu oynanacak olan Galatasaray ve hemen ardından Kiev maçına moralle çıkmak manasına geliyor. Bir takımın geniş kadro yapısı, yoğun maç programında daha da önem kazanıyor...
Kadro yapısı dediğimiz de, hemen akla Trabzonspor geliyor. Sezon başında Ersun Yanal transferi gerçekleşti. Hemen ardından, futbolcu transferleri. Soru şu? Yanal bordo-mavilileri çalıştırmak için imza attığı süreç sonrası, Avrupa Şampiyonasını oyuncu olarak izlemeye başladı. Yorumcudan teknik adam, denenmişi tekrar tekrar denemeye kalkarsanız, başarıda dikiş tutturma şansınız olmaz, olamaz...
Kulüp Başkanı Sayın Muharrem Usta, ‘Tarih kulübe sahip çıkanı yazacak..’ sözüne sonuna kadar katılıyoruz. İşte onun için doğru bildiklerimizi yazıyoruz, vesselam....







