--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fatih Terim’e ‘vefasızlık’

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
Hangi takımı tutarsanız tutun, hangi renklerin gönüllüsü olursanız olun ama Futbol’da teknik direktörlük denildiğinde akla ilk gelen isim Fatih Terim olmakta…
Seversiniz veya sevmezsiniz ama onun futbol bilgisi, hocalık adına takımı üzerinde sergilediği tutum, hiçbir zaman tartışılmaz türden.
Son iki sezonda Galatasaray’ın Terim’le yakaladığı Lig Şampiyonluğu, başarı halkasının sadece son halkası…
Ulaşılan ‘çıta’ daha yükseğe çıkartılabilir mi! Derken, birileri düğmeye bastı ve Fatih Terim üçüncü kez görev aldığı Galatasaray’dan koparıldı. Kim tarafından? Kendi, yani sarı-kırmızılıların mevcut yönetimi tarafından.
Kulübün resmi internet sitesinden gerekçeler açıklandı. Vefa ve vefasızlığı yan yana koyduğunuzda ön tarafa ‘haksızlık’ çıkıyor.     
¥
Türk futbolunun içinde yer aldığı gelişme kimin işine yarıyor anlamakta zorluk çekmek güç değil. Çünkü hiçbir kulüp, içinde yer aldığı sürece bakıldığında ‘Olaylardan şu kulüp kârlı’ deme imkânı tanımıyor.
Fenerbahçe’de seçim havası esmeye devam ediyor. Aziz Yıldırım yeniden aday olup olmayacağı son dakikaya kalacağı benzerken, bu tür bir girişim aday olacak isimlere de baskı manası taşıyor. İşte o hedef gösterilenlerden biri, Sadettin Saran çıktı da ‘Ben adayım’ deme cesaretini gösterdi!
Süper Lig’in ilk dört haftasında 12 puan toplama başarısı gösteren ve şampiyonluk yarışının en büyük favorilerinden Beşiktaş’ın, Olimpiyat Stadı’nda yaşadıkları Kartal’ı yaralar hale geldi….
Son gelişme bu kez Galatasaray cephesinde yaşandı…Sarı-kırmızılı yönetim, Lucescu, Rijkaard, Skibbe ve Hagi gibi teknik adamlara gösterdiği vefayı Fatih Terim’e göstermedi.
Yazımızın girişinde belirtiğimiz gibi, sarı-kırmızlı Kulübün resmi sitesinde yer alan sözleşmenin feshi nedenindeki  ‘…camiamızın daha fazla yıpratılmaması için…’ ifadeleri, kendisini Galatasaray’a adayan Terim’e tam bir vefasızlık örneğidir.
¥
Fatih Terim’in, yıllarını verdiği kulüpteki karnesine bakıldığında, başarılı çalıştırıcının sayısız şampiyonluk ve kupaların altında imzası var.
Yaşanan şampiyonlukların yanında dikkat çeken husus Terim’in Galatasaray Lisesi mezunu olmamasına rağmen Yüksek Divan Kurulu üyesi olması.
Başkan Ünal Aysal ve yönetiminin, hocalarının görevine son verilirken en fazla göz ardı ettikleri ve yanıldıkları husus, onun sarı-kırmızlı takımla bütünleşmiş olması.
Yine kulübün tarihine bakıldığında, Kulübün Yüksek Divan Kurulu’nda söz hakkı olan bir başka teknik adama rastlamak mümkün değil.
Terim bu gücü/armayı nereden aldı; kulübe kazandırdığı sayısız başarılardan.
Hal böyle iken, siz kalkıp ‘Sözleşme neden 2 yıl değil de 1 yıl’ deyip, ‘Güle güle hocam’ ifadesini kullanırsanız, bunun adı vefasızlık değil de ne olur!...
Bitmedi… Hafta sonu şampiyonluk şarkıları söylenen Florya’da bugün ‘Yönetim istifa’ sesleri yükselmeye başladı. Taraftar ikiye bölündü..
Ünal Aysal ve yönetimi zor bir süreç bekliyor. Mevcut yönetim daha fazla ‘kaos’ yaşanmaması adına yeni teknik direktör  arayışlarına başladı… Ulaşılmak istenen nokta ‘Gelenin, gideni aratmaması’. Sizce bu mümkün olur mu? Bence çok zor…
¥
İnsanın aklına şu soru geliyor; ‘Fatih Terim Milli Takım için kendini feda mı etti’. Süreç incelendiğinde Terim’in Ay-yıldızlı ekip ile Galatasaray arasında ‘seçim’ sürecine itilmesi, Aysal yönetiminin olaydan duyduğu hazımsızlık ve gelinen nokta.
Bunun sürecin fazla uzatılmaması adına, herkes kendine göre dik durma örneği sergiledi. Sonucu futbolun her iki cephesine nasıl yansır hep birlikte göreceğiz ama… Yine tekrarlıyorum, Terim’in gidişi böyle olmamalıydı.
Şimdi süreç nasıl işler; Yıldırım Demirören, Terim’in mayıs ayına kadar yaptığı ‘sözlü’ özveriye karşılık vermez ise büyük yanlış yapar. Peki, tersi olursa ne olur;  Demirören nereye gider bilemem ama Türk Futbolunda  ‘İmparator’ arması alan ‘Fatih hoca Avrupa takımlarına giderse, kimse şaşırmaz sanırım!..

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle