--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ev sahipliği yaptığımız Ampute Dünya Kupası’nın hatırlattıkları (3)

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
0

İstanbul’da düzenlenen 2022 Dünya Kupası final maçında Angola’yı 4-1 yenen Ampute Futbol Milli Takımı Şampiyon oldu. Böyle bir başarının daha ‘ötesi’ olmadığı gibi, söylenecek o kadar söz, alınması gereken o derece dersler var ki. Onların en önemlisi ‘Hedef koymak, çalışmak ve başarmak’. İsterse kolunuz veya bacağınız ‘ampute’ olsun, hiç fark etmiyor. Dahası başarınızın önünde ‘engel’ kalmıyor. Sahaya çıkar ‘aslanlar’ gibi mücadelenizi yapar ve sahadan galip ayrılırsınız. İşte bu ne nedenle ‘tarihi efsaneler yazar’ sözü boşuna söylenmemiş. Başarının tarihi süreci bu ‘derslik’ dönemin, en önemli parçası. İlk kez 2007’de katıldığı Dünya Kupasında üçüncülük ve takip edilen 2010, 2012 ve 2014 yıllarında yine kürsüde yer almasını bilen bir Milli Takım. 2018 yılında Meksika’da penaltı atışları sonrası Dünya ikinciliği. Angola ile oynanan ve kaybedilen bu maçın rövanşında bu kez Dünya Şampiyonluğu. Şairin önemine dikkat çektiği gibi, ‘tekerlek’ tümsekte kalmadı ve şampiyon olundu. Benzer durum Avrupa Şampiyonası’nda da yaşandı. Bu demek oluyor ki kendileriyle ne kadar övünülse az olan Ampute Futbol Milli Takımı bunu hep başarıyor…

SPOR İLE ZİNDE, MUTLU VE KALİTELİ BİR HAYAT

Türkiye ile Angola arasında yapılan 2022 Ampute Futbol Dünya Kupası final maçını Nef Stadı’nda, 15 bin kişiyle birlikte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da izledi. Bu büyük başarıya bizzat şahitlik etti. Yoğun bir programına rağmen vakit ayırıp stadyumdan maçı izleyen, spora önem veren bir Cumhurbaşkanımız var. Milli Takımda yer alan her bir oyuncunun başarıya giden yoldaki hikayesi, belgesel olabilecek ve önemli dersler alınabilecek nitelikte. Sayın Erdoğan, mücadele azmini sahadaki oyununa yansıtarak şampiyon olan takımımıza kupasını vererek, o coşkuya bizzat şahitlik edenlerden. İşte o sürecin devamlılığı ve ampute futbolunun yaygınlaşması, takımın şampiyonluğu kadar önem taşımaktı. Sadece neticeye bağlı bir sevinç değil, rehabilitasyon (tedavi) özelliğinden yararlanılarak sağlıklı ve zinde olmaya bağlı olarak kaliteli ve mutlu bir hayat sürdürülmesi gereceğini göz ardı edilmemesi gereken ayrıntılar var.. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan özel gereksinimli (engelli) bireylerin spor bahanesiyle yaşadığı mutluluk ve coşkuyu bizzat yerinde stadyumda yaşıyorsa, bu süreci yaygınlaşmasına başka kamunun yanında, özel sektörün de destek olması lazım ki, daha çok amputeli vatandaşımız spor yapma imkânına kavuşsun. Bu konunun ayrıntısında Sayın Erdoğan’ın “Engelli vatandaşların toplumda hak ettiği yeri alabilmesi için devletin ve hükümetin çabası mümkün olmayacaktır. Bütün bireylerin, ailelerin, sivil toplumun, iş dünyasının, belediyelerin, medyanın, okulların, medyanın, okulların, üniversitelerinde sürece destekleme önemli. Daha fazla dayanışma bekliyorum” şeklindeki sözleri, konunun ehemmiyetini ortaya koyuyor. Daha çok kulüp bünyesinde ‘ampute futbol’ projesiyle başlanılan hareketlilikle birlikte, sahada kazanılan ‘mutluluğa’ saha dışında, antrenman sahasında, iş hayatı gibi hayat akışı içerisinde daha çok vatandaşımız farkındalık yaşaması sağlanacak. Bunun içinde maç kazanmak kadar, bu kazanımın devamlılık statüsüne ‘terfi’ ettirmek gerekmektedir. Hareket ve egzersiz, kısacası spor kültürünün hayatın önemli parçası haline getirmek önem taşımaktadır...

MEVSİMİ GELDİĞİNDE MEYVESİNİ VEREN BİR AĞAÇ GİBİ

Özel gereksinimli (engelli) bir bireyin, beden ve ruh sağlığı için önem taşıyan hareket ve egzersiz, spor denilen kurallı hareket ve yarışmalara katılımıyla devam eden bir süreci kapsıyor. Bu bireylerin birçok branşta sayısız Olimpiyat, Dünya, Avrupa Şampiyonluğu var. Başlangıcı tedavi amacı taşıyan, sonrasında yeni ‘hedeflere’ yelken açılmasıyla başlanan ve daha sonra ‘kupa’ ve ‘madalyaya’ ulaşılıyor. Tamamen istek/şartlar/sabır denilen üç kelimenin taşıdığı ‘ayrıntılar’ bir araya geldiğinde, bugünkü tablo oluşuyor. İşte böyle bir sürecin bir parçası olmak zor değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi devlet ve hükümet üzerine düşen görevi yaparken, kendisini ‘sosyal sorumluluk’ anlayışının bir parçası görmek isteyen herkesin, bu süreçte kendisine bir görev üstlenmesi önem taşıyor. Üstlenilmeli ki, bugün ortaya çıkan Ampute Futbol Milli Takımı Dünya Şampiyonluğunda pay sahibi olunabilinsin. Evet, kendi insanımıza güvenmek ve onlara gerekli imkânlar sağlandığında, kolay olmayan süreci kolaylaştırıyor, kazanımın neticesi de büyük oluyor. Kazanılan Dünya Kupası sonrası için ne diyor takımın antrenörü Osman Çakmak “Dünya’da ampute futbolu artık Türkiye’den sorulur.” Ay-yıldızlı formayı 17 yıldır çıkarmayan ve kariyerini antrenör olarak devam etmek isteyen Rahmi Özcan’a kulak kabartalım; “Sayın Cumhurbaşkanımızın bize desteği çok büyük. Onun sözünü yerde bırakmadık ve dünya şampiyonu olduk. Ampute futbolunda ulaşmam gereken tüm ödülleri aldım. Türkiye'de ilk defa profesyonel futbol anlamında engelli antrenör olarak çalışmak istiyorum.” Bir umudun, bin bir umuda dönüşen ‘şampiyonluk’ sürecinden, çıkarılması gereken o kadar önemli dersler var ki. Bu sportif başarıyı yaşatanları bir kez daha tebrik ediyoruz. ‘Sporun sadece spor olmadığı’ anlayışından hareketle, Rabbim bizleri rızası kazanma adına, yaşananlardan ‘hayır yolunda’ ders çıkaranlardan eylesin inşallah. Amin.      

   

 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle