--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engellilerin sporu için görev ve sorumluluğumuz

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
1

Engelli bireylerin spor yapma konusu, toplumuzun her kesimi için önem taşımaktadır. Özel gereksinimli (engelli) bireye sahip aile çocuğu için, özel gereksinimi (engelli) vatandaşlara sahip devlet, ilgili kurumları valilik, belediye, amiri ve memuruyla, artı özel sektör, bu sürece dahil olmalı. Yetki kimde ise, sorumluluğun yerine getirilmesi gereken o olmalı. Zaman içerisinde gündem ettiğimiz ‘engelliler için sporun önemi’ hususu karşılık buldukça, bizler de büyük huzur ve mutluluk yaşıyoruz. Kur’an-ı Kerim de Allah (cc) buyuruyor; “Bir insanı kurtaran, bütün insanlığı kurtarmış gibidir.” (Mâide Suresi-32. Ayet) Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” Bu bağlamda bizlere düşen görev, insanlığın yararı için gerekli hassasiyeti gösterebilmek…

SPOR KÜLTÜRÜNÜN MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZ ÜZERİNE İNŞASI

Özel gereksinimli (engelli) bireyler için sporun önemiyle ilgili zaman zaman bu satırlarda görüşlerimizi aktarıyor, örnek yaşam süreçlerini siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. Aynı şekilde, yapılan spor branşlarıyla kapsamı alanını genişletmek için kimlere ne gibi görevler düştüğünü hatırlatıyor, yatırımlar konusunda hangi kurum kuruluşlara görevler düştüğünü önemine dikkat çekmeye çalışıyoruz. Biz bu yazıyı yazarken Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) Başkanı Yasin Bölükbaşı’nın Anadolu Ajansında (AA) yer alan haberi dikkatimizi çekiyor. Sayın Bölükbaşı diyor ki “Özellikle aileleri çok önemsiyoruz. Çünkü hareket etme kültürü ve sağlıklı yaşam bilinci ebeveynlerden çocuklara geçiyor.” Bu açıklama, spor kültürünün yaygınlaşması için bizimde her defa üzerinde hassasiyetle durduğumuz öneme sahip. Engelli veya engelsiz fark etmiyor, sporu yaygınlaştırma çabasında olurken, bu çabayı sporun yapılış şeklini toplumun milli ve manevi değerlerimizle ters düşmeyecek şekilde gerçekleştirilmesi önemli. HİS Başkanının değindiği gibi, yaygınlaşa sürecinin en önemli ayağını Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim, Spor Federasyonları, üniversiteler, yerel yönetimler yani belediyeler ve valilikler oluşturmaktadır. Özel sektörün ise bu süreçten ayrı düşünülmesi mümkün değil… 

HİS FEDERASYONU VE DİĞER FEDERASYONLARIN PLAN VE PROJELERİ

Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) Başkanı Yasin Bölükbaşı’nın sporun yaygınlaştırma karesinde dezavantajlı gruplar olarak isimlendirdiği özel gereksinimli (engelli) bireyler için çalışmalar hakkında ki açıklamalarına dikkat kesiliyoruz; "Dezavantajlı gruplarımız için sadece bizim federasyonumuz temelinde değil, özellikle Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu, Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu ve Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu kapsamında olmak üzere çok ciddi gayret ediliyor. Burada bize düşen rol aslında erişilebilir bir spor yapma alanını oluşturmak. Özellikle dezavantajlı grupların bu alanlara erişimini kolaylaştırmak için en büyük rol belediyelere düşüyor. Dezavantajlı grupların da spor yapabilmesi için çalışıyoruz. " HİS yetkililerin özel gereksinimli (engelli) bireylerin spor yapmaları konusuna dikkat çekerken, bu konuda isimlerini verdiği spor federasyonları gibi, bugüne kadar gerçekleştirdiği, bundan sonrada gerçekleştirmek istediği projeleri net bir şekilde açıklaması gerekiyor ki, kamuoyu bilgilensin. Açıklama önemli, çünkü sizin açıklama yapmalısınız ki, sizin sunduğunuz hizmetten yararlanmak isteyen bir birey faaliyetinize katılım gösterebilsin. Yetmedi, hayata geçirdiğiniz projeler diğer kurum ve kuruluşlara örnek olabilsin. Böyle yapıldığı zaman kimin neyi gerçekleştirdiği de ortaya konmuş olur. Bunları söylerken Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) ‘Futbol aşkı engel tanımaz’ başlığı altında ‘Engelli bireylerin futbol etkinliklerine katılımlarıyla sportif ve sosyal açıdan gelişim sağlanması” amacıyla, herkesin eşit şartlarda futbola erişme ve futbol oynama hakkına sahip olduğu göstermektedir. Proje başarıyla yürütüldü ve Ampute Futbol Takımımızın Dünya Şampiyonluğuyla da adeta taçlandı. Yeterli mi, elbette değil. Özel gereksinimli (engelli) bireylere yönelik yapılan çalışmalar, 13,14,15,16,17, 18 ve 19 gibi her yaş grubuna yönelik, Türkiye’nin her bölgesinde gerçekleşmesi gerekmektedir...

“SPORLA BİR YERLERE GELECEĞİMİ ANLADIM” 

Özel gereksinimli (engelli) bir birey için sporun hangi açıdan önem taşıdığı ve neticelerini, bize ayrılan yazı köşemizde paylaşmıştık, paylaşmaya devam ediyoruz. Niçin? Bize gelen talep ve şahit olduğumuz değişim konusunda ki düşüncelerimizi daha geniş çevreye duyurabilmek/ulaştırabilmek için. Yazılarımızı takip edenler bilir, geçtiğimiz haftalarda ‘Diyarbakır Hani’den gelen ‘Tekerlekli Basketbol’ talebi neden karşılıksız kalmamalı?’ başlıklı yazımızda, 2005 yılında, henüz daha 17 yaşında inşaatta çalışırken iskeleden düşen ve omurgasını kıran, o günden bugüne hayatını tekerlekli sandalye üzerinde sürdüren Celal Kaya isimli kardeşimizin, Basketbol oynama isteğini bu satırlarda paylaşmıştık.Sayın Kaya’nın ‘Hiçbir zaman Rabbim’den umudumu kesmedim. Hayat sevincimi devam ettirerek, insanların arasında, sosyal hayattan asla geri kalmadım. Bir umut işte, bir dala tutunabilmek…’ O aslında bizden, spor yapma talebinden başka bir şey istemiyor. Celal Kaya’nın o yazımızdan sonra, sporun kendisi ve diğer özel gereksinimli (engelli) bireyler için ne mana geldiğini özetleyen bir başka yazısını gönderdi. Paylaşmak istiyoruz ve diyoruz ki bu önemli sürece herkes gibi bizlerde duyarsız kalmayız. İşte o yazı; “Günlük hayatım evde, yeğenlerimle birlikte geçiyorum. Futbol ve basketbol izlemeyi çok seviyorum. Bazen de, ilgili cihazlarımı takıp, evimin balkonuna çıkıyorum. Eğer spor yapma imkânım olsaydı, Basketbol, okçuluk ya da masa tenisi oynamak isterdim. Bu sayede ülkemin her tarafını gezmek, yurt dışında müsabakalara katılım sağlamak isterdim. Spor yapmam konusunda bugüne kadar yol gösteren olmadı. Spor yapmayı çok istiyorum. Bir gün televizyon izlerken bir engelli arkadaşımın milli maçta altın madalya aldığını gördüm. Şahit olduklarım benim için gönül kaynağı oldu. O anda, benimde sporla bir yere geleceğimi anladım.” Diyarbakır Hani’den bizlere ulaşan, düşüncelerini açık sözlülükle paylaşan Celal Kaya spor aracılığıyla bir şeyleri başarmak isteğini belirtmiş. Hayallerini gerçeğe dönüştürmek için talepleri olduğu, bunun için ise “Belediye Başkanımız, Kaymakamımız, Valimizden bana yardımcı olmalarını isterim” diyor. Yetkililerin duyarsız kalmaması, yapılan çalışmaların hayırlara vesile olması temenni ve duasıyla…   

 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle