--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engelli sporunun ‘para’sı tarih mi oluyor?.

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
2

Uluslararası Paralimpik Komitesinin (IPC) aldığı kararla para branşları, ana branş federasyonuna bağlanması ile ilgili haberi/kararı okuduğumda, geçmiş yıllarda yine bu satırlarda yer alan ‘Engelleri kaldıran spor federasyonları’ isimli yazımızı hatırladık. O günden bugüne tam dört yıl geçmiş. Paralimpik komitenin aldığı karar neticesinde ‘zararın neresinden dönülürse kârdır’ anlayışıyla süreç, daha sağlıklı yol alınması sağlanacak. Böyle bir yaklaşımla en önemli amaç, sporun olduğu yerde engelli/engelsiz ayrımı yapmadan, daha çok vatandaşın sportif faaliyete katılmalarının önemine dikkat çekmek, temennisindeyiz. Bu sayede fiziksel ve ruhsal sağlıklı, iletişim konusunda sosyal bir hayatın içinde yer alınması sağlanacak. Süreçte en önemli hamle, engelli/engelsiz vatandaş ayrımı yapılmadan sporun yaygınlaşması anlamına yönelik, her branşın kendi çatısı altında toplanması. Örneğin, engelli engelsiz masa tenisçi sporcusu ‘Masa Tenisi Spor Federasyonu’ çatısı altında, karate yapan engelli/engelsiz sporcular, Karate Spor Federasyonu çatısında faaliyet göstermesi... 

FARKINDALIK OLUŞTURMANIN ÖNEMİ

Para (engelli) branşların, ana branş federasyonuna bağlanmasıyla birlikte birçok açıdan değişimler yaşanmaya başlanacak.  Bunların en önemlisi farkındalık. Ülkemiz nüfusunun %12-13’üne denk gelen engelli kesimin sportif (performans/müsabık) olması teşvik oluşturacak. Müsabakalardaki farkındalığın en önemli tarafı ise, vatandaşlarımızın engelli bireylerin farkındalığı ortaya çıkacak olması. Dünya Kupası Katar’da başlıyor. Şampiyonun açılış karşılaşması öncesi iki ampute futbol takımının gösteri maçı yaptığını düşünebiliyor musunuz! Milyonlarca futbol seyircisi, bir kolu veya ayağı olmayan özel gereksinimli (engelli) bireylerin spor yapılabileceğine şahit olmuş olur. Bu konuda, bilgisizliği/cehaleti ortadan kaldırılmış olsun. Benzer bir durum Olimpiyatlarda yaşanıyor. Engelli/engelsiz diye Spor Federasyonlarının kendi içerisinde ayrışması, en kapsamlı spor organizasyonu olan Olimpiyat Oyunları’nda yaşanıyor. Örneğin pandemi dolayısıyla 2021’de yapılan 2020 Tokyo Olimpiyatları 23 Temmuz - 8 Ağustos 2021 tarihleri arasında, 24 Ağustos - 5 Eylül 2021 tarihleri arasında ise Paralimpik Oyunları’nın gerçekleşmesi. Ülke ve şehir aynı olsa da, organizasyonu üstlenen komiteler farklı; “Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Uluslararası Paralimpik Oyunlar Komitesi (IPC) ). Sporun uluslararası sorumluluğunu üstlenen bu komitelere daha önce yine bu satırlarda sualimizi soru haline getirmiştik; Bu ayrımcılık, Organizasyonların farklı tarihte gerçekleştirilmesi niye?” Söz konusu komiteler, kendilerini öve öve bitiremedikleri gibi ‘Herkese eşit, herkese aynı mesafede olunmalı’ derken, yaptıkları uygulamaya (Olimpiyatlara/Oyunlara) baktığımızda, uygulamalar söylendiği gibi değil. Bir yandan “Herkese eşit, herkese aynı mesafede olmalı” gibi yaklaşımda bulunuyor, hatta “özel gereksinimlilere (engelli) pozitif ayrımcılık yapılmalı” derken, yüksek sesle bir kez daha soruyoruz; “Bu ayrımcılık, ayrıştırma niye?” Oysa ki, adı geçen organizasyon üç hafta sonraya değil de, aynı tarih ve mekâna denk geldiğinde katılım ve izleyici açıcından olduğu gibi, farkındalık oluşturulmuş olur…

KARATE FEDEDERASYON BAŞKANININ HASSASİYETİ 

İşitme, görme, bedensel ve özel spor federasyonlarının, diğer spor federasyonlarıyla ne tür işbirliği içersinde olabileceği kapsamlı bir konu olduğuna kanaat getirmişiz ki, daha önce yine bu satırlarda yazı üç bölüm halinde sunmuşuz. O dönem Karate Federasyon Başkanı Rahmetli Esat Delihasan Ağabeyimiz ile (Allah rahmet eylesin) yaptığımız röportajda, engellilere yönelik çalışmalarının antrenörlük olduğu dönemlere (Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkanı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi dönemi) denk geldiği, bugün Para Karatede alınan başarıların temellerinin o dönemde atıldığını belirmişti. Bu atılım, 23. Yaz İşitme Engelli Olimpiyat Oyunlarına 12 madalya olarak da yansımıştı… 

SPORDA ‘ENGELLER’ ORTADAN KALKACAK (MI?) 

Bizler için her ne kadar kitle sporu dediğimiz, daha çok vatandaşımızın katılımı sağlaması için, sporun tabana yayılması olarak adlandırılan ‘hamlenin’ daha önemli olsa da, katılımcı/yarışmacı sayısı ve ekonomik (bütçe) açısından spor federasyonları önem taşımaktadır. Uluslararası Paralimpik Komitesi’nin aldığı karar doğrultusunda ilk etapta görme engelliler judo ve para okçuluk branşı, ana federasyona bağlanacak. Bu sürecin ‘aşamalı’ olarak işletileceği belli. Düşünce varlığının amacına yönelik gerçekleşmesi için, ‘deneme-yanılma’ değil de, bu ve benzeri uygulama içerisinde yer alan Karate, Tekvando gibi branşlar da daha önce sürecin içerisinde yer alan, deneyimli yönetici ve antrenörlerde aktarım alınması yarar sağlanacaktır. Bu konuda Türkiye Federasyonu Başkanı Muaz Ergezen’in açıklamalarına dikkat kesiliyoruz; “Ön bilgi, duyum olarak ise para okçuluk, masa tenisi, yüzme branşlarımızın ana branş federasyonlara bağlanmasıyla ilgili bir karar var. Bu konuda bize ulaşan para okçuluğun Okçuluk Federasyonuna bağlanması yönünde…” Ve ekliyor; Bunun nasıl olacağı ve nasıl ilerleyeceğiyle ilgili de federasyon olarak bakanlık yetkilileri başkanlığında komisyon kuracağız. Komisyon kurulma fikri, engelli sporunun içerisinde olan ve bu konuda daha önce emek sarf eden isimlerce oluşturulduğu takdirde, sağlıklı bir şekilde yol alınmış olur…

FEDERASYONLAR HAZIR KITA VE TFF ÖRNEĞİ

Uluslararası Paralimpik Komitesinin (IPC) aldığı karar sonrasında hareketlenen para branşları, adı geçen ana branş federasyonları da yansıdı. Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkanı Abdullah Topaloğlu, "Federasyon, antrenör ve organizasyon yönünden hiçbir zaman ayrı düşünmedik. Entegrasyon ve organizasyon açısından ayrı planlamamız yoktu. Mevzuat çalışmalarımıza başladık…” derken, Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz; “Para judocularımızın daha başarılı ve milli takıma entegre olmaları için çalışacağız. Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu ile malzeme temini, antrenör eğitimi gibi konularda ortak çalışıyorduk. Bundan sonra tek elden daha koordineli faaliyetler düzenleyeceğiz...” Ampute Futbol Takımımızın Dünya Şampiyonu olmasında, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) payı, olumlu etkileşim ve bu değişimin doğuracağı olumlu sonuçları o kadar net özetliyor ki. Uluslararası Komite karar alınca, geriye düzenlemeye geçmek, alt yapının oluşturulması kalıyor. Belki tekrara düşecek ama, bundan yaklaşık 4-5 yıl önce böyle bir birleşmenin önemine değinirken, bugün söz konusu değişim ‘imza’ aşamasına gelmesi, geç de olsa olması gereken bir durum olarak ortaya çıkıyor. Sürecin ‘memnuniyet’ boyutu ise, sporun özüne aykırı değil de, toplumumuzun milli ve manevi değerlerle bağdaşır olması ayrıca önem taşımaktadır…

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle