--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engelli sporu için kim, ne yapıyor? (1)

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Yıkıcı değil, yapıcı olmak istiyoruz. Çünkü hepimiz aynı geminin ölümlü dünyanın meçhul olmayan ebediyete, kalıcı dünyaya doğru yol alıyoruz. Madem dünya ahiret için tarla, ahirete yaramayan dünyalık ise zararlıdır. Öyle ise üzerinde kafa yorup ‘düşünmeye dahi vaktimiz yok’ denecek kadar az. İnsanın kıyameti, ölümün anıdır. Hz. Peygamberimizin ‘Ölmeden ölünüz’ ve ‘Dünya ahiretin tarlasıdır’ hadis-i şeriflerde buyurduğu gibi, yaptığımız her işe ‘Besmele’ ile başlayıp, Allah’ın (cc) rızasını kazanmak amacından güzel ve manalı daha ne olabilir. Aracı olan ‘spor’ da buna dahil. Hizmetin götürüldüğü kesim engelli olunca, onların ‘tedavilerinin’ önem kazandığı, sporla zirve yaptığı sürece bir nebze katkı sağlandığı takdirde, ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ hadis-i şerifine nail olmaktan daha anlamlı/manalı daha ne olabilir ki!..

ENGELLERİ AŞMAK İÇİN DALDILAR...

Bir bireyin/ferdin engelli sayılması için, fazla/özel ‘teferruata’ hiç de gerek yok. Engelli sayılmamız için kalp gözünüzün kapalı olması yeterli olacaktır. Hepimiz nefis taşıyoruz. Az   da olsa o nefse tutsak olduğumuzda, anlayışsızlık ve kibir de beraberinde geliyor. Sonra ne oluyor yozlaşan toplum, onun birer parçası olan bireyler. Yaşam sürecini, uzun bir halka olarak düşürsek, en tabii olarak kopuş noktası en zayıf ‘halkadan’ olacaktır. İşte o halkanın her zaman güç kazanması için, Allah’ın (cc) rızası dışında karşılık beklemeksizin, sosyal sorumluklar üstlenmemiz gerekiyor. Bu atılım/yeniliğin şimdilerde bir örnek Beyazay Derneği. Cumhurbaşkanı himayelerinde Dernek, Başkanları Lokman Ayva Bey öncülüğünde yeni bir projeye daha imza attı. Proje anlam ve kapsamlı olunca da bizim için yazmak kaçınılmaz oldu. Bağcılar Belediyesiyle (Başkan Lokman Çağrıcı’nın engellilere yönelik yatırımları için tekrar teşekkür etme gereği duyuyoruz. Engelliler Sarayı, teşekkürün gerekçesine sadece bir örnek)  işbirliğiyle Saroz Körfezi’nde ‘Aşmak için Hareket’ projesi kapsamında engellilere dalış yaptırıldı. ‘Engelli de dalış yapabilir mi?’ sorusu da böylece karşılık bulmuş oldu. Hatırlayın bu satırlara yansıttığımız, kolu olmadığı halde dişiyle oku hedefe atan sporcu, diğer örnek teşkil eden başarı hikâyelerini. Başımıza ne geliyor ise cehalet ve hırsımızdan gelmiyor mu! Onları takip etmekle, spor kültürümüz de gelişmiş oluyor. Her yeni spor organizasyonda rekorları altüst etmediler mi. Bunun son örneği, İşitme Engelli sporcularımızın takım ve bireysel branşlarda kazandıkları Olimpiyat dördüncülüğü. Böylelikle, fırsat verildiğinde neler yapabileceklerini bir kez daha gösterdiler. Engellilere farkındalık oluşturan etkinliğin diğer kurum ve kuruluşlara örnek olmasını umuyoruz...

Düne kadar engelli dediğinde ilk akla, bakıma/korumaya muhtaç bireyler geliyordu. Bugün ise başarılarıyla takdir topluyorlar. Bu sürece ulaşmak kolay olmadı tabii.. Hükümet politikası ve bu sürece gönül verenlerin çabalarıyla bugünlere gelindi. Daha önemlisi bu başarıların devam ettirilmesi ve çıtanın daha yukarlara çekilmesi. Engelli Spor Federasyonlarda her bir branşın tek bir başkan tarafından sağlıklı yürütülmesi kolay olmamaktadır. Başarı kadar, başarı sağlanamayan branşlara bakıldığında bu fark daha net görülecektir. Özel Sporcular Federasyonu sporcuların başarıları yakinen ve takdir ederek takipteyiz. Başkan Birol Aydın’ın tebrik ederiz. Yeter mi yetmez! Bize gelen haberlerde, özellikle özel sporcu çocukların yıllık müsabaka programının azlığından, kendilerini gösterme imkânı bulamamaları. Bununla birlikte yılda bir veya iki kez yarışmaya katılıp yurtdışına çıkan sporcunun, kendi çalıştırıcısı/antrenörüyle yanında bulunamaması. Bireysel branşlar başta olmak üzere, özellikle atletizm branşında ‘Atletizm Federasyonun’ zengin bir kafileyle müsabakalara gidiyor olması, dikkatimizden kaçmıyor; ki, Özel Sporcular Federasyonu’nun her bir sporcusu ‘özel’. Kendi antrenörü/çalıştırıcısıyla uluslararası müsabakalara gidecek olması, sporcunun yarışlara motivasyonu, buna bağlı olarak da daha başarılı olması demek. Yüzmeden masa tenisine, atletizmden bowlinge kadar, her geçen gün başarı zincirine bir halka eklenen Özel Sporcular Federasyonu, özel sporcuların beklentilerine ‘ekonomik’ gerekçe ile cevap veremeyecek durumda ise, Atletizm Federasyonuyla işbirliğine gidebilir veya ‘özel sporculara özel bütçe’ desteği altında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kapısı çalınabilir. Yeter ki, özel çocuklar kendi antrenörü/çalıştırıcılardan mahrum bırakılmasın. Yeter ki onların yüzü gülsün... 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle