--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engelleri aşmada sporun etkisi!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
0

Engellilik, insanlık tarihi kadar eski ise, onu görmeyen göz, duymayan kulak, idrak edemeyen akıl, hiç normal olabilir mi! Buna rağmen duyarsızlık niye! ‘Engelli’ diye tanımlanan özel insanların, içinde yer aldıkları imtihanın kendilerine ne kazandırdığı veya onlara karşı duyarsızlaşan bizlere neler kaybettirdiğini hesabını yapacak kadar duyarlı, bu duyarlılığı hesaba katacak kadar aklıselimiz? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haber verdiğine göre, Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur; ‘Ben kulumu-iki gözünü kast ederek- iki sevgilisini almakla imtihan ettiğimde, o buna sabrederse, iki göze bedel olarak ona cennetimi veririm.” Bir diğer Hadis-i Şerif’te Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; ‘Mü’min bir kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü isabet etse, hatta ayağına bir diken batsa bile, bunlar müminin bir kısım günahlarına kefaret olur.”

Çevremizde özel (engelli) bireylere bakış, onlara yönelik uygulamalarda değişkenlik göstermeye başladı. Sosyal devlet anlayışının gereği, özel sektörün de katılımcı olması, farkındalığın kazanıma dönüşmesiyle birlikte ‘acıma’ duygusunun yerini, özel bireylerin toplumun önemli bir parçası olduğu anlayışı, yaygınlaşmaya başladı. Tüm bunlar beraberinde sağlıklı, kültürlü, eğitimli kısacası üretken bir toplumun oluşmasında önemli rol oynadı. Hayat standartları göz önünde bulundurularak, bireylerin içerisinde yer aldığı psiko-sosyal olumsuzlukların, programlı çalışma neticesinde en aza indirilmeye çalışıldı. Hareket ve egzersiz de bu sürecin önemli basamağı oldu. Sistem, program, organizasyonların rekorları da beraber getirdi. Spor kelimesinin her harfinin oluşturduğu içerik, hayata tutunmak isteyenler için, Allah (cc) yardımıyla adeta can simidi oldu...

Özel (engelli) bireylerin spor aracılığıyla elde ettikleri kazanımlarını günlük hayattaki örneklerini gördükçe, sporun aracıyla ‘aşılan’ engellerin ortaya çıkardığı, bireysel ve toplumsal anlam ve kazanımları anlatmakla bitmiyor. Daha düne kadar ‘Var mı etrafımızda özel (engelli) birey?’ sorusunun cevabını bulmakta zorluk çekerken, bugün sporun her dalında Türk Spor Tarihine isimleri ‘şampiyon sporcular’ olarak geçirdiklerine şahit olmaktayız. Nasıl ki kişin en önemli rakibi kendisi/nefsi sonrasında rakipleri…

Özel bireylerin başarılarından bahsederken, şair Özdemir Asaf’ın ‘Dün sabaha karşı’ başlıklı şiirinin sözleri geldi aklımıza; ‘Dün sabaha karşı, kendimle konuştum, Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başına bir düşman vardı, Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum.’ Hareket ve egzersiz (spor) bağımsızlık ve engelini yenerek kişinin başarı zirvesinde yer almasını sağlıyor. Bireysel ‘istek’ yetmez, bulduğu ‘imkân’, o da yetmez ‘çalışmak’ başarı reçetesinde yer alan önemli ‘ilaçlar’. Arayan bulurmuş, eyvallah. Bizlerin de bir başka kişinin mutlaka bir şeyler ‘kaybetmesini’ kaybetmemiz gerek. İnanç ve kararlıkla, ‘Vira Bismillah’ deyip, yola koyulmak, başlangıç için yeterli olacaktır...

Başarı için yola koyulurken, yanımızda birleri var ise ‘el ele’ tutuşmak, başaramazsın diyenlere ise ‘kulaklarımızı’ kapatmamız gerekiyor. Hatırlayın, sağır kurbağa hikâyesini. Kulakları duymayan kurbağanın, etraftan gelen ‘başaramazsın’ sözlerini duymadığı için, yarışı birincilikle bitirdiğini. Bugün başarılı olan özel (engelli) sporcuların her birinin başarısı, engelli bulunmayan bireyler için de örnek oluşturmakta. Her bir başarı mana dolu, ‘belgesel’ olacak kadar da ayrıntılarla dolu. Onları çeşitlendirip, hayata uyarlama görev ve sorumluluğu ‘hepimize’ düşüyor… 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle