--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engelleri aşıp, spor eğitmeni, antrenör ve yönetici oldular

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
1

Sporu hayatın bir parçası olarak gören ve meslek seçimini bu yönde kullanmak isteyenlerin tercih sebebi Üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor bölümleri oldu. Bir uzvu eksik veya tam olarak kullanamayan bireylerin spor yapması güç olmasına rağmen, ‘Adı geçen kişinin engelini aştıktan sonra eğitimci olarak hayatını sürdürmesi nasıl olabilir?’ diye düşünebilir! Örneklerini gördükten sonra, ‘Demek olunabiliyormuş!’ demekten kendimizi alamıyoruz. Acabalar ve şaşkınlıklar ortadan kalkıp, adeta yeni ‘hedeflere’ yelken açılıyor. Düşünebiliryor musunuz; doğuştan veya sonradan engelli bulunan bir vatandaşın sağlığına kavuşması için fizik tedaviye başlanıyor, ardından hareket ve egzersiz, sonrasında ise sportif başarılara imza atılıyor. Yetmiyor, bugün yazımıza konu olan isimler gibi beden eğitimci, antrenör/yönetici oluyorlar.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi olan Spor A.Ş., şimdiki adıyla Spor İstanbul’da çalışırken (2019 seçimleri öncesine kadar) fiziksel rahatsızlığı olan ve tesislerden yüzme hizmeti alan çocuğu için velimizin memnuniyetini yansıtan ‘Bir umut, bin bir umuda dönüştü’ sözleri, o kadar içtenlik, o kadar anlamlı ki. Attan düşen Nasrettin Hoca’nın yardımına koşan kişiye ‘Bana attan düşen bir kişiyi getirin’ kıssadan çıkarılacak hisse gibi. Sporun kendi için yararına inan bir bireyin, meslek için spor yöneticiliği ve antrenörlük bölümlerini tercih etmesi, oldukça anlamlı. Bu anlayışla yola çıkan ve Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültelerinin Spor Yöneticiliği, Antrenörlük ve Spor Yöneticiliği Bölümlerini akademik eğitimleriyle hedeflerine ulaşan ‘engel’ tanımayan sporcular, hayatlarındaki değişimleri Anadolu Ajansı (AA) aracılılığıyla kamuoyuyla paylaştılar. Engelli bireyler için önem taşıyan ve sayıları oldukça fazla örnek hayatlardan, bugün sizlerle paylaşacağımız sadece dört tanesi bile, konunun ehemmiyetinin anlaşılması için yeterli olacaktır, sanırım. Hayırlara vesile olsun inşallah…

SPOR YÖNETİCİLİĞİ BÖLÜMÜNÜ TERCİH EDENLER…

Ömer Faruk Ünal (Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü); “1994 yılında belindeki kistin alınması amacıyla yapılan ameliyatta, doktorun hatası nedeniyle yürüme yetisini kaybettim, o yıldan bugüne bedensel engelliyim. Halter ve bisiklet güreşinden sonra, el bisikletine başladım… Türkiye'de daha önce hiç yapılmayan bedensel engelliler için el bisikleti sporunu başlatmak istiyorum. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonaları var ama bizim ülkemizde yok. Bunun için ülkemizin hiçbir eksiği olmadığını düşündüm ve çalışmaya koyuldum. ABD'den bisiklet geldi, çalışmalara başladım. Bisiklette hedefim olimpiyat şampiyonluğu. Yurt dışında yaşayan eski Formula 1 yarışçısı, kazadan sonra ayaklarını kaybediyor ve sonra el bisikleti branşına yöneliyor. Bu branşta bir numara. Bu yüzden onu örnek alıyorum…"

ENGELLİLERDE EGZERSİZ VE SPOR EĞİTİMİ 

Selim Karadağ (İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümü); "Engelli branşıyla ilgili bir arkadaşım vardı. Ben de o dönem halı saha işletiyordum. 'Senin halı sahada antrenman yapabilirler mi?' diye sormuştu. Ben de, 'Olur, gelsinler.' dedim. O gün antrenmana gelen takımın hocası ve arkadaşım, 'Senin kolun kısa. Niye kaleci olmuyorsun? Bizim branşta sen de yapabilirsin' dedi. Sürecimiz öyle başladı. O süreçten bugünlere geldik. Biz o gün maddi kaygılar nedeniyle 'yok' deseydik, iş buralara gelmeyecekti. Kalbini her zaman iyi tuttuğun sürece hayatta bir şeyleri elde edebiliyorsun. Çok çalıştık, emek verdik, herkesin uyuduğu saatlerde biz antrenman yaptık. Milli takım süreci de böyle. Başarı tesadüfle gelmiyor. Disiplinli ve karakterli bir şekilde çalışmayla oluyor. Sürecin başlangıcı tabii ki tesadüf ama gelişimi böyle değil… Ampute futbola başladıktan sonra üniversite okumaya karar verdim. 2017'de İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi Bölümünü kazandım. Engelliler için neler yapabilirim?’ düşüncesiyle üniversiteye başladım…”

GÖRME ENGELİ, ANTRENÖR OLMASINA ENGEL DEĞİL  

Dursun Hayran (Cumhuriyet Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Meslek Yüksek Okulu Antrenörlük Bölümü); “Sivas'ta 6 yaşında geçirdiği trafik kazasından sonra görme yetisini kaybetmesine rağmen yaşama azmini yitirmeyen Dursun Hayran, çevresindekilerin ‘Bu engelli, başarılı olamaz’ sözlerine inat çok çalışarak, halter ile gülle ve disk atmadaki şampiyonluklarının ardından 4 yıl önce başladığı judoda da olimpiyat kotası aldı. Bir arkadaşının tavsiyesiyle haltere başlayan Hayran, 2 dünya üçüncülüğü, 1 dünya dördüncülüğü, 10 Türkiye şampiyonluğu kazandı, 8 defa da Türkiye rekorunun da sahibi…” 

İŞİTME ENGELİ SPOR YÖNETİCİSİ OLMASINA ENGEL DEĞİL

Tuğba Gülşah Konuş (Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü); “İşitme ve görme engelli milli judocu Tuğba Gülşah Konuş, 2024 Paris Paralimpik Oyunları’na katılıp, şampiyonluk yaşamayı hedefliyor. Sağ kulağının tamamen duymadığını, sol kulağının ise çok az işittiğini belirten Konuş, hem eğitiminde hem de spor alanında kendi çabalarıyla bugünlere ulaştığını vurgularken, çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek, "Bundan sonraki hedefim Avrupa ve paralimpik oyunlarında şampiyon olmak. Altın madalyaları ülkemize getirip, ay-yıldızlığı bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. Tüm engellilerin spor yapması ve sosyalleşmesi gerektiğini, bu kapsamda Türkiye'de birçok desteğin olduğunu sözlerine ekledi…”

 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle