Engellemelerin aşıldığı 14 Mayıs Seçim Beyannamesi
Devletin asli görevi vatandaşının hizmetinde olmak, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, çocuk ve gençliğinin geleceğini, iyi gün ve kötü gün dostu olarak her yaş grubundaki vatandaşımızın yanında olmaya çalışmaktır. Ülkemizde yaklaşan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilli seçimleri var. Oyumuzu kullanmak için sandık başına gitmeden önce, bilmemiz ve yüzleşmemiz gereken ülke gerçekleri var. Aynı topraklarda yaşayan, aynı havayı soluyan bireyler olarak, yarının çok geç olmaması için bilmemiz gereken hassasiyetler var. Her bir vatandaşımız gibi, engelli bireylerin de bu devletin kendilerine sağladığı ve adına pozitif imkânlar olarak adlandırılan hizmetlerden üst düzeyde yararlanmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Ak Parti’nin seçim beyannamesi açıklandı. Beyanname ekonomik ve sosyal açıdan hükümetin son yirmi yılda yaptığı icraların katlanarak devam ettirilmesi yönünde ve ‘Türkiye Yüzyılı, şefkatin, üretimin, verimliliğin, istikrarın, kalkınmanın, sürdürülebilirliğin, huzurun, iletişimin, istikbalin, gücün, haklının, değerlerin, dijitalin, gençliğin, barışın, başarının ve bilimin yüzyılıdır’ deniliyor. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine az bir süre kaldı. Parti politikaları ve oluşturulan ittifaklara baktığımızda, tarihsel süreçte yapılanlar, yarın olacakların habercisi/işareti niteliğinde. Olmayan ve yapılmayan bir şeyi yapmış gibi göstermek, yapılamayacak konular üzerinden vaatlere kimse kanmıyor. Söz vardır ki altın değeri taşır ve olası tartışmalara meydan okur; ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’. Yapıcı ve ikna edici olmak, ancak icraatla olur. Görevde bulunan mevcut hükümetin, AK Parti’nin ‘Türkiye Yüzyılı İçin Doğru Adımlar’ başlığı altında açıkladığı seçim beyanname, mevcut hükümetin dün yaptığını, yarına teminat göstermesinin yansıması. Bu durum da ikna edici ve gerçekçi olarak yansıyor seçmene. Ülke nüfusu için önemli kesimi kapayan gençler için seçim beyannamesindeki şu maddeye dikkat kesiyoruz; ‘Gençlerin üç temel alanda beceri kazanmalarını sağlayıcı, okul içi ve dışı programlar uygulamaya koyacağız. Bu çerçevede, en az bir müzik enstrümanını kullanabilmeyi, bir yabancı dil konuşmayı ve bir spor dalında lisans sahibi olmayı destekleyeceğiz…’
HAK EKSENLİ YARDIM POLİTİKALARI
AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı büyük bir çoğunlukla Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyarak liderliğimizde ‘Türkiye Yüzyılı”nın kapılarını açacaktır’ vaadinin verildiği 2023 Beyannamesinde, engellilere yönelik yeni hizmet başlıkları/maddeleri önemli yer tutmaktadır. Ve deniliyor ki; ‘2023 İktidarımız döneminde engelliler konusunda gerek yapılan düzenlemeler gerekse uygulanan programlarla devrim niteliğinde bir dönüşüm sağlanmış, toplumun engelliye bakışında köklü bir değişiklik meydana gelmiştir. Daha önce engelli vatandaşlarımız evlerinden dışarı çıkmakta zorlanırken, her alanda sosyalleşmelerini sağlayıcı adımlar attık. Eğitimde, bakım ve rehabilitasyonda, istihdamda, erişilebilirlikte ve diğer her türlü alanda, engellilere dönük sağladığımız hizmetleri daha ileri noktalara taşımaya ve engellileri toplumun geneliyle her alanda bütünleştirmeye kararlıyız. Hedefimiz, Türkiye Yüzyılında “Engelsiz Türkiye” anlayışını hâkim kılmaktır.’ Bu bir hayal değil, yapılanların garantörlüğünde yapılmasında engel olmayan düşüncelerdir. Hatırlayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ‘İzmir’de gerçekleştirilen ‘Engelleri birlikte aştık’ başlıklı programını. Ne dedi Sayın Erdoğan; ‘Engelli kardeşlerimize yönelik sosyal politikalarımızı yardım değil, hak eksenli anlayışla şekillendirdik.’ İnsanın var olduğu bir süreçte, yapılan çalışmanın hak eksenli gerçekleştiği takdirde sonuç vermemesi mümkün değil ki. Özel gereksinimli bireylere ‘engel’ teşkil edecek, okullar, şehirler, sokakların yeniden inşa edilmesi, onlara yönelik daha bir çok yenilik yapılması, gelecek içinde ülke insanımın yararına sunulacak yeni projeler tasarlanması, takdir edici bir durum değil mi!.!
MİLLET İTTİFAKI ‘YIKIM’ İTTİFAKI GİBİ
Görünen o ki 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri seçiminin hemen sonrasında, yeni yatırım ve atılımlar ülke insanını bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur adayı Milletvekillerinin dışındaki bir ihtimalin oluşması demek, bugüne kadarki yatırımların ortadan kaldırılması, ülke menfaatleri/kazanımı için bir çivinin dahi çakılmaması anlamına gelir, Allah muhafaza. Bunu sadece biz değil, HDP dış destekli Millet İttifakını oluşturan ve altılı masa olarak isimlendirilen partilerin lider ve milletvekilleri için yapılmaması gereken köprüler, yollar, havaalanı, otomotiv ve diğer üretimler. Yüzyıllık cumhuriyet tarihinde ülke yararına bir ‘üretim’ ve ‘yenilik’ yapılmadığı gibi, yapılanı da beğenmeme ve yok etme anlayışına sahip bir anlayışın günümüzde ‘mevcudiyetinden’ bahsediyoruz. LGBT zararsız, İstanbul Sözleşmesine gerekli, İHA ve SİHA’lara gereksiz, 4-6 Yaşa Çocukların Kur’an-ı Kerim öğrenmesini çağdışı gören, adına Millet olarak isimlendirilen bir yıkım ittifakından bahsediyoruz. Hal böyle, tablo bu kadar netken, engelli veya engelsiz her bir birey için 14 Mayıs seçimleri, o seçimle birlikte Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak görevinde devam etmesi, Cumhur İttifakının Milletvekillerinin mecliste çoğunluğu oluşturması ülkesinin menfaatlerine sadakat besleyen her bir vatandaşımız için önem taşıyor…







