Dünya Kupasının öğrettikleri!
Dünya Kupasında takımlar rakiplerini geride bırakıp ‘tur’ basamaklarını bir-bir geçmenin yanında, heyecan her geçen gün artmakta. Hollanda-Meksika karşılaşması her iki ülke takım taraftarlarını ilgilendirdiği gibi bizlerin de yakın ‘markajındaydı’.
Tarafların Dünya Kupasında ikinci tur maçları oynaması ve Fenerbahçeli Kuyt ve Galatasaraylı Sneijder’in Hollanda formasıyla mücadelede yer alması, bizlerin bu maça bakış ve yorum ‘açımızı’ değiştirdi.
İlk yarısı golsüz sonuçlanan mücadelenin ikinci yarısında gelen goller skor ve sonucu belirledi. Meksika’nın maçın ikinci 45 dakikasının hemen başlarında öne geçmesi ve her geçen dakikada atak futbolu Hollanda’nın maçta belirleyici olmasını sağladı. Nitekim 88 ve 90+2’de bulduğu gol ve elde ettiği 2-1’lik skorla turu geçen taraf oldu.
Meksika takımı yıldız oyuncusu fazla Hollanda karşısında atak futbol sergiledi. Kupanın diğer ‘ayaklarında’ olduğu gibi bu maçta alınması gereken derslerle doluydu. Diğer ‘oyunlarda’ olduğu gibi ‘futbolda’ damevcut kural, oyunu iyi okuyabilmekti...
Meksika öne geçtiği dakikaya kadar üstün bir oyun sergiledi. Teknik direktör Miguel Herrera 60’ıncı dakikada Dos Santos’u oyundan çıkarması oyunun gidişatı hakkında önemli ipuçları verdi; Skoru koruma çabası. Meksika’nın skoru koruma çabasını ön plana çıkarması Hollanda’nın moral bulması ve yeni stratejiler üretmesini sağladı. Bunun en önemli ayağı Kuyt’ın ilk yarıda görev aldığı sol kanattan sağ kanata geçmesi.
Doğrunun yapılmadığı yanlışın yanında olmak, kaybetmenin habercisi oldu. O yanlışta Meksika’nın golden sonra oyunu soğutma düşüncesiyle takım halinde ‘savunmaya’ çekilmesiydi.
Fenerbahçeli oyuncu Kuyt’ı Hollanda formasıyla izlerken ayrı bir düşünceye kapıldığımızı belirtmiştik... Kendi ligimizde gördüğümüz futbolcuların başarısı için iyi temennilerde bulunurken, özellikle maçın ikinci yarısındaki performansları sevindiriciydi. Sneijder’in ortaya koyduğu futbol ve attığı gol, tıpkı Kuyt gibi Dünya Kupasını daha yakından izleme fırsatını bizlere tanıdı. Sneijder’in attığı ‘şapka çıkarılacak’ nitelikteki gol, bizlerden daha çok Galatasaray yönetimini ‘sevince’ boğmuştur sanırım.
Meksika-Hollanda maçının sonucu uzatma dakikalarında gelen gol belirlerken, normal süresi 1-1 sonuçlanan Kosta Rika-Yunanistan maçının neticesini penaltı atışları belirledi. Kupaya veda eden ekip Yunanistan oldu. Yunanistan forması altında Konyaspor’dan tanıdığımız Gekas’ın 4.penaltı vuruşunda meşin yuvarlağı kaleci Navas’a teslim etmesi sanırım komşunun önemli talihsizliği olarak hatırlanacak.
Brezilya’nın ‘havasından mı suyundan mı!’ bilinmez ama Kupa’daki mücadelesinin içinde yer alan Avrupa takımları, artık ‘futbol’ kalitelerini sorgulanma gerekliliğinin önemini gözler önüne serdiler…
Yunanistan, Brezilya’ya veda ederken geride bıraktığı ‘izlenim’, skoru koruma çabasında olan isimlerin her zaman kendilerine kaybetme zemini oluşturdukları gerçeği. Bunda da başarılı oldular. Tıpkı Meksika gibi…







