Dünya Kupası nereye?
Dünya Kupası ikinci tur maçları bu akşam oynanacak olan Brezilya-Şili ve Kolombiya – Uruguay maçlarıyla başlıyor. 32 takımla başlayan Kupa heyecanı 16 takımla devam edecek. Deyim yerindeyse ‘tempoya ayak uyduramayanlar’ Kupanın ikinci aşamasında yoklar…
Peki, gruplarda kimler geldi bir göz atalım? A Grubunda Brezilya ve Meksika, B Grubunda Hollanda ve Şili, C Grubunda Kolombiya ve Yunan istan, D Grubunda Kosta Rika ve Uruguay, E Grubunda Fransa ve İsviçre, F Grubunda Arjantin ve Nijerya, G Grubunda Almanya ve ABD ile H Grubunda Belçika ve Cezayir.
Adlarını tura yazdıran bu isimlerini ‘düz’ bir şekilde sıralamamızın nedeni, 1 Temmuz’da sona erecek Dünya Kupası’nın ikinci ayağında heyecana ortak olmalarından kaynaklanıyor.
Eşleşmeler çapraz şekilde; Örneğin Hollanda-Meksika ile oynarken, Kosta Rika-Yunanistan maçına izleme fırsatı bulacağız. Geride kalan maçlar bize, grup liderlerinin rakipleri karşısında favori olduğunu gösteriyor.
İlk tur maçları sonunda ‘hafızalara’ başka neler kazındı. Fildişi Sahili, İtalya, İran, Japonya ve Honduras’ın teknik direktörleri görevini bırakması. Bu istifalar içinde en dikkat çeken Dünya Kupası’nı 4 defa kazanan İtalya takımının çalıştırıcısı Cesare Prandelli. Bizde pek yaygın olmayan ‘kendiliğinden istifa’ olayı, ülke olarak almamız gereken derslerle dolu…
Kupa’da oynanan gruplardaki son maçlara göz attığımızda ‘gelecek’ adına takımları nelerin beklediğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Rusya ve Cezayir o ekiplerden sadece ikisi.
Cüneyt Çakır’ın düdük çaldığı maçta her iki ekip istediği sonucu elde etti ve ismini bir üst tura yazdırdı yazdırmasına ama ‘Sergiledikleri futbol tur sevinci kadar olumlu değildi’ dersek sanırım abartmış olmayız.
Rusya genç bir ekibe sahip olma ve Dünya Kupası’nın kendilerine ancak ‘tecrübe’ kazandıracak görüntüsünü verirken, Afrika Kıtasından Dünya Kupası’na katılması ve ismini ilk 16 takıma yazdırması Cezayir için ‘büyük başarıdır’ diyebiliriz.
CÜNEYT ÇAKIR’I İZLEMEYE DEVAM…
Türk futbolunun içinde yetişen başarılı hakemimiz Cüneyt Çakır, Dünya Kupası’nda ‘emin’ adımlarla ‘yoluna’ devam ediyor. Çakır, Brezilya-Meksika maçından sonra Cezayir-Rusya karşılaşmasındaki yönetimiyle takdir topladı.
Her iki maçı göz önüne aldığımızda, sergilediği performansıyla maç sonuçları üzerinde ‘bariz’ hata yapmaması, Cüneyt Çakır’ın Kupa sürecinde maç alma şansının yüksek olduğunu bizlere göstermekte.
Çakır’ın ortaya koyduğu performansı kadar, diğer dikkat çeken konu başarısını futbolun diğer büyük futbol organizasyonlarına taşıma ihtimali. Kupa’da yönettiği ilk iki maç ve gelecek yıllarda göstereceği ‘performans’, 1976 doğumlu ve Kupa’nın en genç dördüncü hakemi özelliğine sahip futbol hakemimizin bu şansını artırıyor.
Söz hakemlerden açılmışken değerli meslektaşımız Ömer Faruk Ünal’ın ‘Brezilya’da niye yok?’ başlıklı yazısı dikkat çekmekte. Türk hakemlerini yakından takip edip, MHK’nın iç yapısı analizinde usta olan Ünal, Futbol Federasyonu’nun 2014 Dünya Kupası’nı oldukça uzaktan takip ettiğini belirttiği yazısında, Cüneyt Çakır ve ekibinden başka Brezilya’da ‘kimseciklerin’ olmadığını sorguluyor. Ve ekliyor; ‘Brezilya’da hakem eğitimcileri, MHK’dan birileri, birkaç FIFA hakemi, birkaç yardımcı hakem bulunmalıydı’ diyor.
‘Yerinde izleme-gözlem yapmanın’ öğrenmeye büyük katkı sağladığı gerçeği ‘sadece’ hakemlerimiz açısından değil, hayat sürecimizin diğer aşamaları içinde önem taşımakta.







