--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dinci gazetenin spor yazarı olmak!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Hafta sonunun keyfini çıkarırken, günün mana ve anlamını da bilmek gerek. Tabii ki çalışacağız, çalıştığımız gibi de dinleneceğiz. Bunların hepsini de yaparken de ‘Aldığımız nefesin dahi hesabı sorulacak…’ mesajıyla da her defasında muhatap olacağız. Kısaca, dünyada yaşarken, hayatımızın her anını manalı kılacağız inşallah…

Bugün günlerden pazar, diğer bir tanımla hafta sonu. ‘Her yeni gün, yeni bir başlangıç demek’ ya. 25 yıllık gazetecilik hayatımıza sığdırdığımız binlerce yazıya bugün bir yenisini ekleyeceğiz. Bunu yaparken de, yazacaklarımız, öncekilerden farklı olmalı. Yoksa, kimsenin ilgisini çekmeyeceği gibi fazla bir mana da taşımaz. Bundan daha önemlisi ‘Yazının taşıdığı değer, okuyucuya duyulan saygının bir yansımasıdır’ prensip ve düsturuyla hareket etmeliyiz…

Dün Süper Ligde birbirinden zorlu maçlar vardı. Bugün ise Beşiktaş Vodafone Stadı’nın açılışı var. Neden bunları anlatıyorum.  Düşünün bir 5, 10 yıl veya daha fazla sene sonra, bugünün, ne maç sonucu hatırlanır, ne de şu takım bu takımı şu nedenle yendi gibi anlık hadiseler. Sadece hatırlanacak olan tarihe mal olacak hadiseler…

Elbette ki her takım taraftarı, destek verdiği ekibinin başarısını ister. İşte o başarıda içinde bulunulan gün için önem taşır. Eğer, yazıya konu olan gelişmeler sıra dışı ise, yapılan haber-yazı işte o zaman sporun tarihinde yerini alır. Spor denen oyunun içinde ‘oyun’ var ki, işte o oyunun ana teması ve figüranlarını bulup ortaya çıkaralım ki, Cenab-ı Hak bizlerin de doğruların yanında yer alan kullarından eylesin, inşallah. 

Evet, bugün günlerden pazar. Dün bu yazıya başlamadan önce, on yaşındaki oğlum (ellerinizden öper), masanın üzerindeki takvimi gördüğünde sordu ‘Baba, bugün takvim yaprağında hangi söz var.’ Bize de ‘9 Nisan 2016 tarihli takvim dalında yer alan Yavuz Sultan Selim Han’a ait sözü okumak düştü; ‘Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.’ Bu sözü okurken, aklıma geldi… Madem emanet bir can taşıyor, ölüme bir nefes kadar yakınız, öyle ise, hesap gününden yüzümüzün akı ile çıkabilmek için, neyi niçin yaptığımızı, o hesap gününü bir değil birçok defa düşünmek-sorgulamak gerekmez mi!..

Bize ayrılan bu yazı sütununda, kaleme aldığımız her konu bir değer taşımalı! Aksini düşündüğümüzde, bizim günahımız bize yeter, okuyucunun hakkını da yüklenirsek, inanın ‘niyet de akıbet de hayır’ olmaktan çıkar ki, Allah muhafaza… Haftanın belirli günlerinde gazetemizin belli bölümünü-köşesini dolduruyoruz. Okuyucu ile olan bu birliktelikte, ortak bir anlayış, mesaja imza atılmalı. Biz düşüncemizi paylaşırken, okuyucuda da ‘İşte ben de bunu söyleyecektim…’ düşüncesi oluşmalı. Eğer ‘Müslümanlığımızın’ gerekliliği ile halkın yanında olursak, hakkın yanında olmak gibi önemli bir görevi de üstlenmiş oluruz.

Yine bu düşüncelerle, geçtiğimiz hafta yazı konusu yaptığımız ‘Mayolu Bayan Güreşçiler…’ başlıklı yazı birilerinin o kadar zoruna gitmiş ki, adamlar ‘çapsız’ okuyucu müsveddelerine bizleri hedef göstermiş. ‘Dinsiz’ site habere şöyle başlamış; ‘Yeni Akit yazarı kadın sporcuları ve kıyafetleri hedef aldı. Ve ‘…Dinci Yeni Akit’ şeklinde devam ediyor. Bizi ‘dinci’ gazeteci deyip hedef gösterdiklerine göre, kendileri de ‘Dinsiz’ manasına gelmez mi? Madem, dinci gazetenin dinci spor yazarı olarak, dinsiz bir cenahı rahatsız ettik, bu da bizim ne kadar doğru yolda olduğumuzu göstermez mi! Elhamdülillah…

Bundan sonra bize daha fazla görev düşüyor. ‘Spor’ adı altında insanların değerleriyle nasıl oynandığı; başkan, yönetici diye ‘spor’ maskesi altında kimlerin ne gibi ‘maskaralıklar’ çevirdiklerini, dilimiz döndüğü kadar söyleyecek, mürekkebimiz yettiği kadar yazmaya devam edeceğiz. Sonuç olarak, biz üzerimize düşeni yapmaya devam ederken, görev sorumluluk taşıyanlara da, yapmaları gerekeni hatırlatmış olacağız. Böylelikle, yazımızdan hazımsızlık duyanları da ‘şamaroğlanına’ çevirmiş olacağız. Rahmetli Hasan Karakaya Abimizin (Allah (cc) mekanını cennet eylesin) her defasında vurgu yaptığı, bizim de prensip edinmemizi sağladığı sözünü hatırlatmak istiyorum; ‘İt ürür, kervan yürür..’, inşallah…  

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle