--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Derbi gününde sporu, engellileri yazmak!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Galatasaray ile Fenerbahçe maçı hakkında düşüncelerimizi bu satırlarda paylaşmak, iddialı-şaşalı kelimeler kullanarak taraftargirlik varken, spor sayfasında futbol dışında branşları ve engellileri yazmak bence de çok ilginç. Bu ilginçliğin gerekçesi ise bir o kadar önemli! Yaptıklarımız, yazdıklarımız ilginç olacak ki farkındalığı ortaya koyalım. Söyleyen ne güzel söylemiş; ‘Öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz ki herkesin konuştuğu yerde biz susarsak, herkesin sustuğu yerde bizler konuşursak, herkesin gittiği yerden biz dönüyor, herkesin uykuda olduğu vakit de bizler uyanık kalır isek, işte o vakit farkındalık ortaya koyuyoruz demektir.’ Böyle bir yaklaşımdan sonra, elbette ki görev-sorumluk kat sayımız artıyor...

Biz bunları yazarak siz değerli okuyucularımızla paylaşırken halen bayanlar güreşmeye, futbolumuz sınırsız yabancıyla oynanmaya, doping sırası acaba hangi sporcumuzda kaygısı, insanlar spor müsabakaları üzerinden idaaa-bahis oyunları oynamaya, devam ediyor. Ülkemin sporunda problem oluşturan ve cevap bekleyen bu tür sorular varken, hiç kimse kusura bakmasın ama, doksan dakikaya sınırlanan bir maç için saatlerce kafa yormanın kimseye bir şey kazandırmayacağı düşüncesindeyim! ‘Sizin en hayırlınız, insanlara faydalı olanınızdır...’ hadisi şerifindeki mesaj net. Madem mesaj bu kadar açık ve net, madem Kur’an ve sünnet ışığında yol almak yolumuzu aydınlatır öyle ise, çok fazla derin hesaplar içinde yer almaktansa,  bilmediğimizi öğrenme, öğrendiğimizle amel etmek gerekmez mi?..

Durum bu kadar açık ve net ise, halen neyin hesabını yapmanın peşindeyiz. Ülkemiz önemli bir Anayasa değişikliği referandumunu geride bıraktı. Çıkan sonuçlar kadar gerekçeleri de tartışılıyor. Amaç, bir sonraki seçime daha fazla güçlü girebilmek. Bunun için kişisel sorgulama süreci devam ediyor. Biz de diyoruz ki, madem İstanbul, Anadolu’nun adeta yansıması, öyle ise kişisel değerlendirmeyi bu ilimiz  üzerinden yapalım. Seçim sonuçları üzerinde en belirgin olan, merkez idarenin kolları olarak görülen belediyeler. Bizim konumuz spor olduğundan, hizmetlerin sportif açıdan değerlendirmelerine bakmak gerekiyor...

Spora hizmetleri kamu hizmeti olarak görülerek, ilgili kanunlarla düzenlenmiş ve teşvik edilmiştir. Hizmet boyutu bu kadar açık ve net iken, aksaklığın temel nedeni uygulamalardaki boş vermişlik. Bunların en başında spor faaliyetlerinin yapıldığı tesisler gelmekte. İstanbul’un toplam spor tesisi sayısının yarıdan çoğunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi ait tesisler oluşturmakta. Diğer belediyelerin durumu keyfe keder bir görüntü olarak yansıyor. Halkın istek ve ihtiyaçlarını karşılamak, gerekli sportif altyapıları oluşturulması gerekirken, sergilenen sorumsuzluk örneği, eleştirileri de kaçınılmaz hale getiriyor. Serbest zaman aktivitesi olarak adına sıkça şahit olduğumuz rekreasyon alanlarının (çocuk oyun alanları, bisiklet ve yürüyüş yolları, semt parkları) önemi dikkat çekici. Bu önemin uygulayıcısı olan belediyelerin yaptığı yatırımlar mekân ile insan ilişkilerinin sonucunu ortaya koyuyor...

Spor tesisi rekreasyon alanlarının yapımı ve hizmete girmesi ile birlikte, her vatandaşın yararlanması gibi öncelik taşımakta. Bu vatandaşlardan önemli kesimini engelliler oluşturmakta. Gelişen teknoloji ve yaşam gerçeği göz önüne getirildiğinde, engelli ve önleyici sağlık hizmetleri alan kesim, azımsanacak derecede. Kilometrekareye düşen nüfus sayısı hesaplandığında, bu talebin karşılanması mümkün değil. Öyle ise geriye vatandaşın ihtiyacına yönelik doğru yatırım hamlesi geliyor. Devlet vatandaşın sağlığını koruması adına genci yaşlısı her kesimden insanın spor yapmasına teşvik eder. Belediyeler ise sınırsıza yakın bu yetkiliyi (ödül, organizasyon, malzeme yardımı v.s.) kanunlarda düzenlenmiş. Uygulama istenilen düzeyde mi, değil! Çünkü kontrol mekanizması ve yaptırım yok denecek düzeyde. Biz bu satırları yazarken, İstanbul’un bazı ilçe sokaklarını şimdilerde ‘3.Lig’de çıkan... 2.Lig’e çıkan...’ futbol takımlarının başarı duyuruları süslüyor. İşin şov-gösteriş boyutundan yerini alan futbol takıntımızdan kurtulmadığımız müddetçe, aynalar önümüzü kesip, kendimize çekidüzen vermediği sürece işimiz zor, gerçekten zor...

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle