Depremden sağ çıktılar, Allahu Ekber!..
Kahramanmaraş merkezli, ülkemizi yasa boğan depremin etkisi/tesirinin yankıları/yansımaları sürüyor. Devletimiz tarafından bölge için seferberlik ilan edildi. Arama kurtarma çalışmalarıyla, yaraların sarılması devam ediyor. Bölgedeki yüzyılın afetiyle bir yandan hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısı, ‘Sesimi duyan var mı!’ seslerine karşılık veren ve enkaz altından kurtulan, sağ çıkarılan insanların sevinci ülkeye yayıldı. Görevlisinden gönüllüsüne, depremin acısını dindirmek için önce arama-kurtarma başladı. Kurtarma için işleyen zamanın her anı önemliydi. 114, 125, 128, 132 saat sonra çocuk, genç ve yaşlı, her yaştan vatandaşın enkazların altından çıkarılışına, şahit olmaktayız. Aç, susuz, soğuk havaya rağmen, enkazın altından canlı çıkan insanlar, elhamdülillah. İnanan ve ders almak isteyenler için böyle bir süreç ‘mucizeden’ başka bir mana taşımıyor, Allahu Ekber. Şehirler ve yüzlerce kilometre alanı etkisi altına alan depremin tesiri sadece bölge insanımızı değil, bizler için de adeta uyarma/uyanma aracı oldu. Bölgeden çıkan her ses ve görüntü karesi, almamız gereken derslerle dolu. Derslerle dolu anın/karenin ayrıntısı, an itibariyle sürecin önemini de ortaya koymaya yetiyor. Ülke insanının tamamına yakınını direkt veya dolaylı yönden etkileyen böyle bir sürecin yansımaları, kendimize gelmemiz ve içinde yer aldığımız buhranlı sürecin önemli ayrıntılarını ortaya koymaktadır. Gazetemizin yazarı, değerli büyüğümüz Yaşar Değirmenci’nin önceki günkü ‘Ders ve ibret alarak bilinçli bir deprem şuuru’ başlıklı yazısında yer alan ‘Yaşadığı bütün o büyük göçlerin, hicretlerin, sürgünlerin, savaşların, siyasî dönüşümlerin, kültürel yıkımların yol açtığı meselelerin hepsini o güçlü manevî yapısı ile aşmayı başarabilmiş bir milletiz’ şeklindeki düşüncelerinde belirttiği gibi, acımız büyük ve bu acıyı dindirebilmek için, devlet ve millet işbirliğinin en güzel dayanışmasını yaşandığı bir süreç yaşıyoruz…
BİRÇOK YAŞANMIŞ HİKÂYESİ OLACAK
Depremler yaşandığı gibi kalmıyor, süreçleri uzun, bir o kadar görev sorumlulukları da beraberinde getiriyor. ‘Biz bu yazımızla acaba neyi amaçlıyoruz? Deprem bölgesi veya yaşanan bu tür afetlerin hangi sürecine nasıl etki yapar?’ gibi, birçok sorunun karşılığı, bu dünya hayatında yapmamız gerekenleri bizlere hatırlatıyor. Devletimiz tüm imkânlarıyla bölgede ve yaraları dindirmek için var gücüyle çalışıyor. Depremin olduğu daha ilk dakikadan itibaren bölgeye akın akın insan seli var. Dini inanç ve kültürel değerlerinin bir yansıması olarak, ülke insanımızın mayasında olan ve iliklerine kadar işleyen yardımlaşma anlayışını gözler önüne serilmesinden başka bir anlama gelmiyor, aslında, bölgede yaşananlar. Hangi birini anlatsak ki. Sadece deprem bölgesinde bizzat şahit olunanlar değil, yurdun tüm bölgelerinde benzer süreç yaşanıyor. Diğer hadiseler gibi, tabii ki ‘Sağ elin verdiğini, sol el bilmemeli’ hadis-şerifler bizler için kıymetli. İstanbul ilçelerinin birinde, kaymakamlığın ortak çağrısıyla yardıma koşan arkadaşımızın anlattıklarından etkilenmemek mümkün değil. Gençler malzeme toplamak için seferber olmuş. Yaşlı bir teyze gözüme ilişti. Yaşının gereği, sırtına aldığı ve taşımakta zorlandığı yorgan ile yanıma yaklaştı; ‘Oğlum, benim bir yorganım var. Bunu da deprem bölgesine göndermek istiyorum. Kabul eder misiniz!’Bir başka büyüğümüz, kendisini oldukça etkileyen bir olayı anlatıyor; ‘Mahallemizde kendi ellerimize topladığımız malzemeleri, deprem bölgesine ulaştırmak için, tam hareket ederken, mahallemizde maddi durumu iyi olmadığını bildiğimiz bir teyzemiz yanıma yaklaştı ve bana 100 lira uzattı. Maddi durumunun iyi olmadığını bildiğimden dolayı, alamamak için ‘direnç’ göstersem de, ısrarı ‘direncimi’ kırıp, yardım eli afet bölgesine ulaşmıştı.” İşte biz böyle bir milletiz, ‘Mazlumun yanında, zalimin karşısında.’ En zor anında vicdanları harekete geçiren, birlik ve beraberlik örneğiyle Dünyaya örnek gösteren bir neslin devamıyız, evelallah. Üstad Mehmet Akif’in dediği ‘Asım’ın nesli’ bu olsa gerek. Allah (cc) devletimize ve deprem bölgesindeki kardeşlerimize güç kuvvet versin. Şer güçler, hainlere karşı birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Allah (cc) yolundan ayırmasın inşallah. Amin.







