Cumhur’un Spor Danışmanı ve paralelin Enes’i!..
İsmi potanın paraleline çıkan Enes Kanter, yine boş durmayıp, sosyal medya hesabından ‘laf’ yetiştirmeye devam ediyor. Kime karşı? Cumhurbaşkanı ve hükümetin yanında olanlara. Okyanus ötesindeki son saldırısı ise Hidayet Türkoğlu’na…
İnsan düşünmüyor değil; ‘Her defasında Enes Kanter’de saldırma hissi uyanabilir ki?’ Kanter’in sporculuk hayatındaki Amerika yolculuğu başlayıp, milyon dolara imza attığında, bir kez daha düşünmeden edemedik; ‘Para ve şöhret…’
Paranın olduğu yerde, ismi terör örgütüne çıkan cemaatin ne işi olabileceğini, arkasına bakmadan yurtdışına ‘firar’ eden para kaynaklarından görebilmek zor değil…
Ya şöhreti yakalayıp, örgütün yakın markajına takılanlar… İşte onlardan birisi de Enes Kanter. Sanki, kendilerine ‘şöhretin’ kapısını arayanlara karşı diyet ödercesine, gün olmuyor ki, devletin lehine yapılan çalışmalar ve muhataplarına saldırmasın…
Son günlerde üzerinde durup-düşündüğüm iki kelime var; ‘Para ve Makam’…
Şimdi sorma gereği duyuyorum. Para desen var, şöhret desen var… Öyle ise ‘alıp-verilmeyen ne?’ Dikkat çeken, düne kadar ‘sporcu’ olarak anılan, bugün ise söz ‘tetikçiliğine’ soyunan kişi için işleyen süreç!..
Kayyum atanana kadar kadar, cemaat-paralelin ‘para’ kaynağı Enes Kanter ismi ‘Zaman’ gazetesinin manşetlerini süslüyordu. Enes Kanter, kendini yakın markaja alanlara karşı, ‘diyetini’ ödeme adına ‘Okyanus’ ötesinden saldırmasın da ne yapsın…
Hidayet Türkoğlu’nun Cumhurbaşkanı Başdanışmanı seçilmesini hazmedemedi Kanter. Onun hazımsızlığı Hidayet’in ‘şahsıyla’ ilgili olup-olmadığını daha çok, atandığı birim Cumhurbaşkanlığı makamlığı, ülke menfaatleri olunca, roller değişiyor...
Hocasından emir-taktik almışçasına basketbolcu başlıyor, sosyal medya hesabından veryansın etmeye. Tıpkı, haklarında yakalama kararı çıkarılan dönemin savcılarının verdiği destek gibi…
Ne diyor, ismi ‘Playboy’ kızları ile gönül eğlendiren basketbolcuya çıkan Kanter; ‘Ey aciz yat bakalım paranın, menfaatin gücün, makamın önüne…’ Bu paylaşımda bir tek ‘hedef’ var, o da Hidayet’in şahsından daha çok, Cumhurbaşkanlığı makamı, ülkeye daha hizmet etmekteki gayretine…
Öyle olmasaydı, 2000’de NBA’e giden ve Amerika’nın üst düzey altı farklı takımında forma şansı bulan ve bu süreçte 269 kez Milli Takımda yer alma başarısı gösteren bir isme neden takılsın ‘paralel’ kılıklı Kanter…
Tablo böyle! Dikkat edin, her defasında paralelin ‘tetikçiliğe’ soyunan basketçinin, ülkesine karşı yaptığı ihanet konusundaki tespitlerimiz-yazdıklarımız sadece birkaç örnekten ibaret.
‘Dahası da var?..’ sorusunu yöneltmekte haksız da sayılmazsınız…
Peki bu gereklilik nereden kaynaklanır. Öyle ya, bir sporcu durup dururken sahadaki mücadelesinden daha çok, enerji ve aklını suyunu içip, ekmeğini yediği ülkesine canla-başla ‘hizmet’ etme gayretindekilere, böyle ‘ölçüsüzce’ bir tavır içine girsin?
Cevabı gayet açık. 1 Ağustos’ta gazetemiz Akit’in internet sitesinde yer alan ‘potanın paraleli olarak bilinen…’ şeklinde başlayan haberde, Hidayet Türkoğlu’na verdiği cevapta kullandığı ‘…Şunu bilmelerinde fayda var ki hizmet benimle değil, ben hizmet ile şereflendim.’
Sanırım şaşırmadınız. ‘Hizmet ile şereflendim!..’ yabancı olmadığımız kelime olsa gerek. Piramidin üst kısmı bugün yurtdışında, basketçinin demeçleri ‘okyanus’ ötesinden geliyor ise, şaşırmaya da daha fazla söze de gerek yok. Ne idi takıldığımız iki kelime, hak edilmeyen ‘Para ve Makam…’ Aman, Allah muhafaza…







