Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da, Milli Takım nerede?
Spor branşları arasında futbolun ayrı bir yeri var. Her yaş grubuna hitap eden ve bir o kadar ilgi gören futbolun ‘kalbi’ bugünlerde Dünya Kupası’nda atıyor. Tüm gözler şimdi, bu dev organizasyona ev sahipliği yapan Katar’da. İlk kez bir Arap ülkesinde yapılan Dünya Kupası’nda, futbolun en iyileri kozlarını paylaşıyor. Organizasyonun açılış töreni Katar Al-Bayt Stadyumu’nda gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da, açılış törenine davet edilenler arasındaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın futbolcu geçmişiyle birlikte, spora olan ilgisiyle de Katar ile Ekvator arasında oynanan FIFA Dünya Kupası açılış maçına davet edilmesi, ülkenin bu kadar yoğunluğun gündemine rağmen davete icabet edilmesi, ülkemiz açısından büyük bir şans olarak görmekteyiz. Bu şansı en iyi şekilde değerlendirmek, futbol başta olmak üzere ülkemiz sporunu yönetenlere büyük görevler düşmektedir. Özel davetli olarak açılış karşılaşmasını protokolden izleyen Başkan Erdoğan’ın izlemesi karşısında sporumuzu sevk ve idare eden ‘muhterem’ yöneticiler, kendilerine soruyorlar mı acaba ‘Milli Takımın Katar’da olmayışı neyin işareti?’ diye. Katar’da yer almak sadece sportif açıdan değerlendirmemek lazım. Ülke olarak, dünyanın sayılı liderleri arasında yer alan bir Cumhurbaşkanı’na sahip olmak bir şans ise, bu şansı biz neden uluslararası ‘spor’ politikalarında kazanıma dönüştüremiyoruz. Yazımıza konu olan başlıktaki soruya, an itibaren cevabını arayıp bulmaz ise, suya indirdiğimiz sandalı/futbol çarkını, ters istikamette çevirmeye devam ederiz. Nereden mi başlanmalı? Futbolumuzu yönetenlerin, bu sorunun cevabını bilmelerine rağmen ‘yabancı oyuncu sınırlanmasına’ yanaşmamaları, bugünlerin yaşanmasının temel nedeni diyebiliriz. Bugün ise Milli Takımızın Katar’da olamayışı ‘burukluk’ yaşatırken, tam tersi bir durumda söz konusu. Ülkemiz kulüplerinin takım kadrolarında yer alan yabancıların Katar’da boy gösterecek olması, iyiden iyiye ‘yabancı oyuncu’ konusunun gündemde yer almasını sağlıyor. Belki denebilir ki ‘Ekvator, Fenerbahçeli Enner Valencia’nın golleriyle ev sahibi Katar’ı 2-0 yendi.’ Eyvallah, Fenerbahçe’de forma giyen Valencia’nın attığı goller neticesinde Ekvator’un kazanmasına sözümüz olamaz. Aynı başarıyı, yarın oynanacak olan diğer maçlarda, ülkemiz kulüplerinde forma giyen 17 oyuncunun her biri hakkında da söylenebilir. Dünya Kupası her zaman yaşanmıyor! Bu rüya belirli bir süre sonra bitecek, biz yine gerçeklerle yüzleşeceğiz. Ne yapalım yani, geçici heveslerle teselli mi bulacağız. Başarıyı alkışlarken, rüyadan ne zaman uyanacağımızın hesabını da yapmak zorundayız! Yine o soru yine önümüzü kesti ve doğrularla yüzleşmemize vesile oldu; ‘Cumhurbaşkanımız Erdoğan Katar’da, Milli Takım nerede?’ Biz bu satıları paylaşırken, A Milli Takımımız Diyarbakır ve Gaziantep’te oynadığı hazırlık maçlarında İskoçya’dan sonra Çekya’yı da 2-1 mağlup etmeyi bildi. Şimdi hedef Avrupa Şampiyonası. Dersler alınması adına, tüm mesele Dünya Şampiyonası için Katar’da olmayışımız. Tamam gidemeyebilirsin! Siz ona şansızlık, talihsizlik, aksilik şeklinde, aklınıza ne gelirse gelsin söz hakkınızı kullanabilirsiniz. Onda herhangi bir beis görmüyoruz. Madem Dünya Kupası ‘sahada’ değil de, ekran başında takip ediyoruz, işte o vakit bu duruma neden gelindiğinin ‘iç’ hesaplaşasını yapmak gerekiyor. Bunun için ilk yapılması gereken, futboldaki ekonomik (gelir-giderleri) masaya yatırmak ve yaptırım uygulamak. Çok değil, iki gün önce Anadolu Ajansına (AA) bir haber düştü. Haber başlığı aynen şöyle; ‘Dört büyüklerin 14 haftalık toplam yayın geliri yaklaşık 400 milyon lira’. İlk bakışta ekonomik yönden kulüpler düze mi çıkıyor gibi bir düşünce oluşuyor insanda. Haberin ayrıntısını okuyucunca, sevinç yerini kaygıya bırakıyor. Süper Lig takımları Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor yeni sezona 13-14 yeni oyuncuyla girmişler. Transfer konusunda ‘doyumsuzluğa’ teşvik edilen en önemli nedenlerin başında, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kulüpler için uygulanan harcama limitlerinde yüzde 40’lık sapmaya izin verilmesi, bu durum haberde yer aldığı şekliyle, deyim yerindeyse yöneticilerin iştahını daha da kabartıyor. Sözün özü, Cumhurbaşkanımız Erdoğan Katar’da yer alarak Türkiye çıkarlarını korumak ve yön vermek amacıyla dünya siyaset sürecinde önemli rol üstlenirken, diğer yanda ülke sporu/futbolunun yönetiminde yer alan yöneticilerin ‘beceriksizliği’ endişe verici boyutu devam ediyor…







