--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP’nin Spor İstanbullunun cumasını karartma çabası?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
12

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mevcut başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çarpık ‘icraatlarına’, gün geçmiyor ki yeni bir halka eklenmesin. An itibariyle en dikkat çeken husus (her an şaşırtıcı bir gelişme olabilir), Belediyeye ait işçi kıyımı için yeni ‘gelişme’ yaşanmasın. Konusunda uzman personelin (5-10-15 yıllık tecrübe ayırt etmeksizin), geçerli bir nedeni olmadan sözleşmeleri ‘fesh’ ediliyor. Nitekim, geçtiğimiz hafta sonu itibariyle bu rakam 5 bin rakamını aştı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ilçe teşkilatlarına ‘cv’ toplayın talimatından sonra, biriken müracaatların ‘adrese’ teslim edilmesi için, İBB çalışanlarının ‘işine’ son vermenin ne manaya geldiğini ayan beyan ortaya koyuyor…

Başkanının ‘Her şey çok güzel olacak’ sloganının, mevcut çalışanlar için değil, CHP’nin ipine sarılan İstanbulluların kazanımına olacak gibi gözükse de, aynı partinin yönetiminde olan Maltepe Belediyesindeki işçi grevini gördükten sonra öyle olmayacağını, mevcut yönetim bazında İstanbul’u nasıl bir ‘belirsizliğe/keşmekeşliğe’ sürüklendiğini görmemek mümkün değil. Bu süreçten önemli derece de etkileniyor Spor İstanbul A.Ş.. İBB’nin mevcut başkanı İmamoğlu’nun Sporun başına atadığı İ.Renay Onur yönetimindeki Spor İstanbul’da, gün geçmiyor ki çalışan ‘kıyımı’ yaşanmasın. Bir önceki yönetimlerin özverili çalışmalarıyla Türkiye’nin en büyük Spor Şirketi olma özelliği taşıyan kadro (üst kademeden-en alt kademeye kadar) bir bir eritilmeye (işten çıkarılmaya) devam ediliyor. Gerekçe ise sözleşmesinde yer alan tek taraflı ‘Fesh’ maddesi. Bir diğer gerekçe ‘İş verimliliğini artırma’. Hal böyle olunca da, işten çıkarılan personel hakkını mahkemede arama süreci de başlamış oluyor. Atılanların yerlerine alınan ‘personel’ ise, atılma sırası gelmeyenlerden, işi alelacale öğrenme peşinde… 

Cuma gününü karartma ile Spor İstanbul’daki işçi ‘kıyımı’ arasındaki benzerliğin temel kaynağı, çıkarma işlemlerinin cuma gününe denk gelmesi. Çalışan personeline ‘işsiz kalma kabusu’ yaşatmanın nasıl bir açıklaması olabilir! İslam’ın Mübarek saydığı, Müslümanın bayram olarak kutladığı bir günde, Spor İstanbul’da, sabah işine giden bir personelin, ‘Acaba akşam evime  işsiz mi  döneceğim!’, endişesi taşımasının ‘psikolojisini’ düşünebiliyor musunuz! Cuma günü karartma dediğimizde, gazetemiz yazarlarından Sayın Ali Sandıkçıoğlu’nun ‘Kara Cuma günü mü dediniz?..’ başlıklı yazısında geldi aklımıza. Yazı da şu ifadeler yer alıyor. “25 Kasım 2017 günü bütün dünyada olduğu gibi maalesef Türkiye’de de “kara cuma”(!) (Black Friday) olarak kutlanıldı! Güya mağazalarda ve internet üzerinden yapılan satışlarda çok indirimler yapılmış. Taklitçiliğe alışmış Avrupa hayranı insanlar da; ‘kara cuma”yı bir fırsat bilerek alışveriş merkezlerine ve internet üzerinden alışverişlere koştular. Bir kısım mağazalar kapılarının önlerine kocaman kara cuma reklamları koydular. Bunların hepsi kapitalizmin tuzakları ve oyunlarıdır.. İnsanları gereksiz alışveriş yapmaya teşvik etmek, israfı körüklemek…’ 

Sayın Sandıkçıoğlu’nun dediği gibi “Müslümanların zamanla tatil günleri olan Mübarek cuma günü tatil olmaktan çıkarıldığı gibi, şimdilerde ‘kara cuma” (!) diye adlandırılıyor. CHP anlayışının hüküm sürdüğü Spor İstanbul’da işten çıkarmaların cuma gününe gerçekleşmesi, tesadüf olamaz. Sorma gereği duyuyorum; ‘Mübarek cuma gününü karartmaya çalışan kapitalist batı anlayışı ile çalışan personelini Müslümanların bayram günü olan cuma günü işinden/aşından edip, kapının önüne koyan CHP anlayışının farkı var mı? Yorumu bu kez siz değerli ‘okuyucularımıza’ bırakalım…   

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle