--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP ile oluşan modern spor anlayışı! (2)

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
5

 

Tarihi eğitip bükmeden, ne ise onu yansıtan ‘doğru’ kaynaktan okumak/öğrenmek gerekiyor. Gerekiyor ki içinde yer aldığımız süreçten hangi ‘oyunların’ kimler tarafından ‘yazıldığı’ ve ‘oynandığı’, azınlığın çoğunluğa nasıl yön vermekle çalışmasıyla kalmayıp, geçmişinden/çınarından (tarihinden) nasıl koparılma çabasında olduğunu bilmek lazım geliyor. Başka türlü ‘sağlam’ yol alınamayacağı gibi, geleceğe yön de veremezsiniz. Biz bu süreci çalışma alanımız olan ‘spor’ üzerinden değerlendirmeye çalışıyoruz. Yakın tarihte ‘spor’ da nelerin yaşandığını önemli kaynaklardan birisi de Sayın Mutlu Türkmen Hocamızın kaleme aldığı ‘BEDEN TERBİYESİ/ Erken Dönem Türk Spor Politikasının Sosyo-Politik Temelleri’ başlıklı kitap. Cumhuriyetin tarihinin ilk kuruluşundan bugüne Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP), tek parti dönemdeki spor yapılanmasını hangi ‘temeller’ üzerine inşa ettiğini de öğrenme fırsatı bulduk. Bugün yine kitaptan, kısa alıntıları sizlerle paylaşacağız. Paylaşmalıyız ki, benim Müslüman kardeşim ‘modern spor’ aracılığı ile kendini, çocuğunu, akrabasını, komşusunu, vatandaşının nasıl bir yanlışın içine düştüğünü/düşebileceğini bilsin. Her şey ‘Bir kereyle bir şey olmaz!’, ‘O daha çocuk!’, ‘Siz de çok abartıyorsunuz!’ gibi, tek taraflı savunmacı bir anlayışla başlanan ve içinden çıkılmaz, geriye dönüşü olmayan bir hal alan bir durum, söz konusu. Sonra diyoruz ki ‘Bu toplum, bu gençlik niçin böyle oldu?’ gibi, ikna edici olmayan, geçiştirmeli sorular! Halbuki ne ekildiyse, o biçiliyor. O ekim Cumhuriyet dönemi denk geliyor ve ilgili parti (CHP) ‘Bedenin Terbiye Edilmesi’ adı altında ki icraatlarıyla, batının özentisiyle uygulamaya koyulan ‘kurallar’ neticesinde, Müslüman anlayışla ters,  ‘ruhların’ ve ‘inançların’ nasıl zedelendiği görmek mümkün!  ‘Spor’ adı altında bu yıkım, dünün devamı niteliğinde, günümüzde de devam etmektedir, ne yazık ki! Dur diyen olmaz ise, devam edecek gibi... Ne diyelim, Yazdıklarımız ve yazacaklarımız hayırlara vesile olsun, Sefer bizden, zafer Allah’tan…  

MODERN SPORLARLA AMAÇLANAN NE? 

“ ‘Modern spor-ları yapabilmek için gerekli temel donanımların, yani araç-gereç, eğitmen, kıyafet, mekân ve benzerinin te-darik edilmesinin önemli ölçüde harcama yapılmasını gerektirmesi de üst sınıfların ve Levantenlerin bu işte öncü olmasını beraberinde getirmiştir. Geleneğin ve di-nin baskılarından bir ölçüde de olsa kurtulmak, batıya yaklaşmak isteyen varlıklı Müslüman kesim de beden terbiyesi ve sporun aracılığından faydalanmıştır. Erken Cumhuriyet döneminde bazı spor branşları üst sınıftan ve/veya gayrimüslim kadınların rağbet gösterdikleri veya ‘seçkin spor dalları’ olarak nitelendiği için alt sı-nıftan kadınları dışlayan branşlardır.’Yukarıdaki değerlendirme yapılırken, başta kadınlar ol-mak üzere toplumun tamamına yüzyıllar boyunca tevarüs ettiği ahlaki/dini normlar dikkate alınmak suretiyle üretile-cek bir spor anlayışının modellenmesi gibi bir alternatif hiç dikkate alınmadan, pek çok sosyal alanda olduğu gibi modern yaşam vasıtalarının aynıyla topluma dikte edilmesi çabası da görmezden gelinmektedir. Bu noktada bazı spor adamlarının, Batıdan aynıyla alınması ve tatbik edilmesini önerdikleri pratiklerin toplumun dini duyarlılıklarına ters olduğunu düşünmedikleri mümkün olmadığından, tepe-den bir dayatmayla sporun toplumun dönüştürülmesi için işlevsel bir araç olarak kullanılmasını benimsedikleri şek-linde yorumlanabilir. (Sayfa-122-123)”

SPOR YAP, GÜZELLİK 

YARIŞMASINA KATIL! 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tek başına ‘iktidar’ olduğu dönemlerde, spor aracılığıyla toplumun sahip olduğu milli ve manevi değerlerin nasıl yok edilmeye çalışıldığı adı geçen kitabın satır aralarında görmek mümkün; “…Dönemin spor dergilerinde modern kadınla-rın spora katılımları, batılı kadın sporcular referans gös-terilerek özendirilir… Cumhuriyetin ilk döneminde özellikle gü-zellik yarışmaları ile spor arasında doğrudan bir bağ ku-rulmaya çalışılmıştır. 1930 yılında ilk kez yapılan güzellik yarışmasında birinci olan Mübeccel Namık Hanım, bu bi-rinciliği spora borçlu olduğunu belirtmiştir. Bu dönemde Türk Spor Dergisi, okullar arası spor ya-rışmaları ve güzel vücutlu sporcular arasında ‘Vücut Gü-zelliği’ yarışmaları tertip ederek, gençleri spora özendir-miştir… Böylelikle bedenin dolaylı olarak sunumunu esas alan fizikî kültür politikaları, güzellik yarışmaları vasıtasıyla doğrudan yapılabilir hale gelmektedir. (Sayfa-159-160)” 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle