--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP, İBB ve Spor İstanbul’un içini boşaltıyor!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
15

Spor İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) diğer iştirak şirketlerinde çalışan personelin, hiçbir gerekçe gösterilmeden işten atılmasına devam ediliyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adayı Ekrem İmamoğlu ve ekibi, çalışanların sözleşmelerini ‘fesh’ ediyor, ya da mobbing (bu kelimeyi ve anlamı olan, zorbalık, duygusal taciz ya da yıldırma olduğunu öğrenmiş olduk) uygulama yoluna gidiliyor. Bilgi, birikim ve tecrübeleri bir ‘hiç’ edilen çalışan. Bu çalışanların eğitim (lise, üniversite, Yüksek Lisans) ve mevki (şoför, temizlikçi, şef, müdür) ayırt etmeksizin, her hafta işsiz bırakıyor. Rakamların üçer beşer olması, toplu ‘infiale’ neden olmamaktan başka bir manaya gelmiyor. Çalışanların işine son verenlerin hesabını bilmedikleri, mağduriyet yaşattıkları bu insanlar akıllarından kötülük geçmeyecek kadar iyi niyetli, infiale neden olmayacak kadar da, kadere inanan insanlardan oluşu. Tam tersi, işinden çıkarılan çalışan bir CHP’li veya seçim ittifakı HDP’li olsa ne olurdu, düşünebiliyor musunuz? Hal böyle, ortada da haksızlık var ise, dilsiz şeytan olmak istemez hiç kimse! Öyleyse, muhatabına hesabı sorulmalı; ‘Sabah işine giden çalışanın, akşam evine işsiz dönmesi neden?..’ 

Bir yandan işten çıkarılanlar, diğer yandan işe yeni alımlar. Çalışan personel tedirgin, atılanların yerine işe alınan personel ise, ne iş yapacağından bir haber. Tamam, kendi partinin veya sana seçimde destek olan partinin yandaşını işe alabilirsin. Peki, bunun için çalışan personelin ‘ekmeğiyle’ oynaman mı gerekiyor! Uygulamalara baktığımızda, söz konusu CHP olunca, mevcut sürecin/sonucun hiç de sürpriz olamaması gerektiğini görüp, öğreniyoruz. Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu veya İBB mevcut başındaki kişi Ekrem İmamoğlu ne diyordu; ‘Hiçbir işçinin işine son vermeyeceğiz…’ Bugün işten çıkarılanların sayısı 6 bine dayandı. Asıl tedirginlik oluşturan, çalışan personel sözleşmelerinin yıllık ve bir ay sonra bitecek olması. Yılbaşından sonra yaşanacakları tahmin etmek güç olmasa gerek. Bu durumda, sözünde durmayan yalancıdan, nasıl dürüstlük beklenebilir ki, sonucu çıkıyor!..

İBB’de işine son verilen İştirak Şirketi personeli içerisinde Spor İstanbul çalışanı da önemli pay oluşturuyor. Tecrübe kolay kazanılmıyor. Yaparsın yeni bir spor tesisi, uygulamaya koyarsın farklı bir spor organizasyonu, yeni alımlarla çalışma ekibini büyütürsün. Mevcut personeli, sadece yandaşlara yer açmak için kapının önüne koymak, mevcut hizmeti sağlıksız hale getirmek ve çalışanın ahını almaktan başka bir manaya gelmez. Tüm yaşananların sorumlusu CHP ise, bu partinin kendisiyle barışık olmadığını ‘CHP’nin kendi kendini dizayn etme’ görüntüsünden anlıyoruz. Bir parti, kendisiyle ‘hesaplaşma’ adına, bir başkalarına (yandaş medya aracılığıyla) iftira atacak duruma geliyorsa, bu partinin atadığı başkanı ve onun görevlendirdiği şahısların, mevcut personelin işine son vermek, yandaşlarını işe yerleştirmekten başka ne beklenebilir ki! Her şey gayet açık ve net. Bu anlayış değil miydi ‘Köprüden, Tünelden geçmem, Metroya binmem…’ diyen. Spor İstanbul’da ‘kurdelesi’ kesilmeyi bekleyen (Cemal Kamacı Spor Kompleksi) tesisi bile açamayan, atık su arıtma projesini ve Sultan Ahmet Camii avlusunda 37 yıldır yapılan kitap fuarını iptal ettiren, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bahanesiyle camiler ve türbelerin bulunduğu Sultanahmet Meydanında konser düzenleyen, bunlar değil miydi! Öyleyse, yaşananlara şaşırmamak kadar, çalışanlara uygulanan ‘kıyım’ ve ‘mobbing’e de dur demek lazım!.. 

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle