--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Buyrun Süper Lig sofrasına…

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
Süper Ligde 2013-2014 Sezonu yarın başlıyor. Antalyaspor–Kayserispor maçıyla start alacak ligimizin nabzını tuttuğumuzda, açık söylemek gerekirse karşımıza önceki yıllardan farklı bir tablo çıkmıyor. ‘Nasıl yani?’ sorusuna maruz kalmadan, niçin bu kadar emin konuşuyoruz, açıklamaya çalışalım!
*
Avrupa ve hazırlık maçları buna en bariz örnek olarak gösterebiliriz. Galatasaray’ın İngiltere’de katıldığı turnuvada Şampiyon çıkması ve hemen ardından gelen Süper Kupa, Aslan  ve sevenlerini zevkten dört köşe olmasına neden oldu. Denilebilir ki ‘Bir Muslera ile gol bölgelerini kapatıp, Drogba ile sonuca gitti.’ Evet aynen öyle. Futbol bir netice oyunu madem Galatasaray bunu başarıyorsa, bir adım önde demek. Şu bir gerçek ki, bu Aslan Lig’de istikrar sağlar düşüncesi tamam. Aması ise Avrupa’da yani Şampiyonlar Liginde arzuladığı sonuca rahatlıkla gider mi, o konuda kaygılar var! Ha, Galatasaray için bir konunun daha altını çizmeden edemeyeceğiz. Oyuncu transferinde akıllı bir politika uygulandı. Geçen sezon ki kadroyu korumasını bilerek, ihtiyacı olan birkaç transfer ve işlem tamam. Bu ne demek oluyor; Az maliyet uyumlu bir ekip. Buda teknik direktör konusundaki sergilenen istikrarın bir neticesi olsa gerek…
*
Fenerbahçe, Beşiktaş takımlarının durumuna Trabzonspor takımını da eklersek, yeni sezonda mücadele edecek ekiplerin transfer konusunda belirleyicileri Kulüp Başkanları oldu diyebiliriz. Siyah-beyazlı takıma sekiz yeni isim eklenirken, bunun anlamı, feda yılının geçen yılla sınırlı kaldığı, takımın yeni sezonda ‘100 milyon TL borcunun daha silinecek…’ sözünün bu sezon için rafa kalktığıydı. Hal böyle olunca da insan düşünmüyor değil; Acaba geçen yıl Samet Aybaba görevdeyken ince eleyip sık dokuyan yönetim, yeni dönem için yelkenleri suya indirdi. Bu sezon ligin ilk üç sırasında yer alamamanın karşılığını, düşünebiliyor musunuz (!)…
*
Bir iki kelime de Fenerbahçe’nin son hamlesi olan Emenike’nin transferine. Bu oyuncunun Sarı-lacivertlilere maliyeti 4 yıl için garanti para 9,8 milyon euro. Evet, hazırlık maçları gösterdi ki Musa Sow forvet bölgesinde oldukça yalnız kalıyor, Webo’da ise bu bölge için oyununda devamlılık sağlayamıyor. Geriye kalıyor, yeni bir ismin gerekliliğine. İnsan Emenike’nin Fenerbahçe’ye maliyetini gördükten sonra düşünmeden edemiyor. 1-Fenerbahçe teknik direktörünün yeni takımıyla sözleşmesi 1 yıl, Emenike’nin ise sözleşmesinde ki sürenin karşığı 4 yıl. 2- Emenike’nin yaşı 26 olması, uzun süreli transfer olmasını belki kurtarır cinsten ama, bu sözleşme opsiyonlu olması gerekli miydi, acaba! Bana sorarsanız cevabı, ‘Kocaman’ bir evet. Karabükspor’dan Fenerbahçe’ye gelişini hatırlayın. Emenike’nin kaç maç oynadı/oynamadı. Sonrasında ise apar topar Spartak Moskova’ya gidişini... Aklımdan geçen şu, Emenike’nin çabukluğu, oyun zekâsı ve takıma katkısını kimse inkâr edemez ama transferin özel bir durumu var mı? Bu soruyu Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’a sormak gerekecek galiba…
*
Yeni sezonda Trabzonspor durumu ne olacak? Bordo-mavili kulüp için en önemli transfer kaleci Tolga’nın gidişi oldu. Bu transferden elde edilen mali gelir, yabancı oyuncusunu elden çıkarmak için dahi tazminat ödemeye hazır olan yönetim için adeta can simidi oldu. Kadrosunu İngilizlerin ünlü kulübü Chelsea’den transfer ettiği Florent Malouda ve Jose Bosingwa ile güçlendirenTrabzonspor’da, forvet arayışı devam ediyor. Karadeniz ekibinin gündemindeki son golcü isimler Senegalli İbrahima Toure ve Hannover 96’lı Didier Ya Konan...O transfer çalışmaları devam ededursun,  şahsen ben, yeni yönetimin ilk icraatı olan Mustafa Akçay’ı hemen ardından, pilot takımdan 5 oyuncusunun Bordo-mavili renklere bağlanmasını olumlu karşılıyorum. Tam bir kaynaştırma politikası. Akçay bu süreçte dik durması, yönetimin ise sonuna kadar onun yanında olması gerekiyor. Hoca ne diyor; Başarıyı yakalamak futbolcunun bir maçta 11 km koşması ile mümkün. Bunu iyi niyetle söylenmiş bir söz olarak algılıyorum. Teknik adam bunu söylerken, gençlerden kurulu geçen sezonun en çok koşan pilot takımı 1461 Trabzon ile yakaladığı havayı yakalaması gerekecek. Sahada, iyi niyetin geçerliliği, ancak gençlerin heyecanı ve yabancıların tecrübelerinin harmanlanmasıyla mümkün. Bu düşünce gerçekleştiğinde, Trabzonspor’un başaracağında da emin olabilirsiniz.
           *
Bu vesile ile şiddetten uzak, kalitesi üst düzeyde, sahada hak edenin kazandığı bir lig olması düşüncesi ile tüm takımlara başarılar dilerim.

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle