BJK, TS ve CAS’ın kestiği ceza...
Futbol oynarken siz kalkıp meşin yuvarlağa ‘dur’ diyebilir misiniz? Tıpkı onun gibi futbol gündeminde de sürekli hareketli ve değişken bir süreç yaşıyoruz. Sırasıyla, Süper Lige ısınan Beşiktaş ve Trabzon’un bugün oynayacakları Avrupa maçları, ligde ilk galibiyetine ulaşan ve UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off turuna veda eden F.Bahçe. Son olarak, Uluslararası Spor Tahkim Kurulu’nun Kanarya’ya verdiği 2 yıllık Avrupa kupalarına katılım cezasının, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından onanması.
Sarı-Lacivertli takımın mahkeme sürecine baktığımızda, açık konuşmak gerekirse, farklı bir sonuç beklemeyi ‘sürpriz’ olarak değerlendirmek hata olurdu. Yazımızı yazarken, son anda tarafımıza ulaşan haberin tek bir yorumu olabilir; Gerek UEFA, gerekse CAS’ın verdiği gecikmeli ceza, resmen Türk futbolu ile deyim yerindeyse, ‘dalga’ geçmektir. Bugüne kadar verilen mücadeleye yazık değil mi? Şampiyonlar Ligi maçları niçin oynandı veya bu kadar transfer niçin yapıldı. Bu hususta, Türk futbolunu yöneten en yüksek kurumun (TFF) sessizliğe bürünmesi ayrı bir tartışma konusu ve irdelenmesi gerekir. Çünkü, bu tür kararlardan olumsuz etkilenen ve yara alan Türk futbolu oluyor..
Evet, bu akşam Beşiktaş ve Trabzon ’un önemli Avrupa sınavı var. Maçlar oynanmadan kazılmıyor, her iki ekip de ilk maçlarda elde ettiği sonuçlarla avantajlı gözüküyor. Öyle ise ‘oyunun’ gerekliliğini yapmaları gerekir. Her iki takımın son lig maçı ve durumunu değerlendirmekte yarar var.
*
Beşiktaş’taki hareketliliği fark etmişsinizdir sanırım. Geniş bir kadro ve sahada heyecan veren bir ekip. Sergilenen futbol üst düzey olmadı ama ortaya konan futbolun cazibesi oldukça fazla. Bunun son örneğini Kayseri Erciyes deplasmanında yaşadı Kartal. Sırasıyla 1-0 ve 2-1 yenik duruma düştükten sonra maçı 4-2 gibi lehine çevirebilmek.
Biz Kayseri Erciyes maçının genel görüntüsünü yazımıza taşıyacağız. Denilebilir ki, üç gün önce oynanan maçın bugün hükmü ne olabilir! Yaklaşıma cevabımız ise, Erciyes maçındaki tespitler bu akşam oynanacak olan Avrupa maçı için önemli ipuçları verebilecek olması...
Bu sezon Beşiktaş’tan, şahsen ben büyük beklenti içindeyim. Sponsor desteğini duyan Fikret Orman geçen yılki ‘Feda’yı bir kenara itip, mevcut kadroya önemli isimler kazandırdı. Bu transferler, geçen yıldan kalan kadro ile iyi harmanlanıp sahadaki oyunla daha üst düzey verim alınmalı. Erciyes maçına göz gezdirdiğimizde, Fernandes, Atiba ve Veli ile toparlanan orta sahaya, forvet bölgesinde Almeida’nın da ayak uydurması gerekiyor.
Bir de şu gerçeği kabullenmek gerek. Futbol cesaret oyunu. Siz rakip kalede gol denemesi için değişik verkaç, duvar pası gibi taktik organizasyonlar deneseniz de, kazanmak için zaman zaman cesaretli olmanız gerekecek. Tıpkı, Beşiktaş’ın 2-1 yenik durumdayken Gökhan Töre’nin 51.dakikada bulduğu gol gibi. Altı çizilmesi gerek.. Diğer konu ise, hiç ummadık anda savunma zaafının Kartal’ı zor duruma düşürmesi. Rakibe alan daraltmak zafiyetine, oyuncuların bireysel hataları da eklenince rakibin pozisyon bulmasını kolaylaştırıyor...
Her Beşiktaşlının bu akşam Trömsö karşısında oyuna katılması gerekiyor. Diğer oyuncular tamam ama Fernandes ve Almeida’dan beklenti, şahsen benim adıma oldukça fazla. Portekizli oyuncuların birinin sahada toparlayıcı, değerinin ise gol yollarında etkili, kısacası turun belirleyicisi olarak görmek mümkün…Kısacası, Kartal’ın bugün ‘ummadığı taşı yiyip, başının yarılmaması’ için Slaven Bilic’in de dediği gibi ‘Aptalca hataların’ tekrarlamaması gerekiyor..
*
Diğer takımlarda olduğu gibi, Trabzon’da da takım olmamanın sıkıntıları yaşanıyor. Beşiktaş mağlubiyetiyle ligde, toparlanma için iyi bir fırsattı Rize karşılaşması. Her ne kadar mücadeleden 2-1 skor üstünlüğü ile ayrılsa da Bordo-Mavili ekip, ortaya konan futbol kariyerine bağlı olarak olması gerekenin henüz gerisindeydi.
İşte böyle bir Trabzonpor’un imdadına bu akşam oynanacak olan Kukesi maçı yetişecek. Rabin tecrübesiz oluşu, ilk maçın 2-0 bitmesi, bu akşam Bordo-Mavili ekibin işini kolaylaştırıyor.
*
Yıllarca, tribünlerden edilen ‘küfür’ nedeniyle, kulüplere ceza kesildi. O da olmadı taraftar cezalı deyip ‘tribünleri’ boş bıraktınız. Son yıllarda, Spor Bakanlığı bu konunun daha fazla çıkmaza girmemesi için çalışıyor. Spor Savcıları dahi görevlendirildi. İşte Trabzon’da yaşananlar. Şeref tribününde mi, normal tribünde mi nerede yaşandı ise. Görev alanı olarak ‘taraftarın arasında maçları izleyecek’ denen spor savcıları, oyuncuya küfür eden kişiyi bulup, cezasını vermeli. Verilen ceza ise ibretlik olması için kamuoyu ile paylaşılmalı...
Sarı-Lacivertli takımın mahkeme sürecine baktığımızda, açık konuşmak gerekirse, farklı bir sonuç beklemeyi ‘sürpriz’ olarak değerlendirmek hata olurdu. Yazımızı yazarken, son anda tarafımıza ulaşan haberin tek bir yorumu olabilir; Gerek UEFA, gerekse CAS’ın verdiği gecikmeli ceza, resmen Türk futbolu ile deyim yerindeyse, ‘dalga’ geçmektir. Bugüne kadar verilen mücadeleye yazık değil mi? Şampiyonlar Ligi maçları niçin oynandı veya bu kadar transfer niçin yapıldı. Bu hususta, Türk futbolunu yöneten en yüksek kurumun (TFF) sessizliğe bürünmesi ayrı bir tartışma konusu ve irdelenmesi gerekir. Çünkü, bu tür kararlardan olumsuz etkilenen ve yara alan Türk futbolu oluyor..
Evet, bu akşam Beşiktaş ve Trabzon ’un önemli Avrupa sınavı var. Maçlar oynanmadan kazılmıyor, her iki ekip de ilk maçlarda elde ettiği sonuçlarla avantajlı gözüküyor. Öyle ise ‘oyunun’ gerekliliğini yapmaları gerekir. Her iki takımın son lig maçı ve durumunu değerlendirmekte yarar var.
*
Beşiktaş’taki hareketliliği fark etmişsinizdir sanırım. Geniş bir kadro ve sahada heyecan veren bir ekip. Sergilenen futbol üst düzey olmadı ama ortaya konan futbolun cazibesi oldukça fazla. Bunun son örneğini Kayseri Erciyes deplasmanında yaşadı Kartal. Sırasıyla 1-0 ve 2-1 yenik duruma düştükten sonra maçı 4-2 gibi lehine çevirebilmek.
Biz Kayseri Erciyes maçının genel görüntüsünü yazımıza taşıyacağız. Denilebilir ki, üç gün önce oynanan maçın bugün hükmü ne olabilir! Yaklaşıma cevabımız ise, Erciyes maçındaki tespitler bu akşam oynanacak olan Avrupa maçı için önemli ipuçları verebilecek olması...
Bu sezon Beşiktaş’tan, şahsen ben büyük beklenti içindeyim. Sponsor desteğini duyan Fikret Orman geçen yılki ‘Feda’yı bir kenara itip, mevcut kadroya önemli isimler kazandırdı. Bu transferler, geçen yıldan kalan kadro ile iyi harmanlanıp sahadaki oyunla daha üst düzey verim alınmalı. Erciyes maçına göz gezdirdiğimizde, Fernandes, Atiba ve Veli ile toparlanan orta sahaya, forvet bölgesinde Almeida’nın da ayak uydurması gerekiyor.
Bir de şu gerçeği kabullenmek gerek. Futbol cesaret oyunu. Siz rakip kalede gol denemesi için değişik verkaç, duvar pası gibi taktik organizasyonlar deneseniz de, kazanmak için zaman zaman cesaretli olmanız gerekecek. Tıpkı, Beşiktaş’ın 2-1 yenik durumdayken Gökhan Töre’nin 51.dakikada bulduğu gol gibi. Altı çizilmesi gerek.. Diğer konu ise, hiç ummadık anda savunma zaafının Kartal’ı zor duruma düşürmesi. Rakibe alan daraltmak zafiyetine, oyuncuların bireysel hataları da eklenince rakibin pozisyon bulmasını kolaylaştırıyor...
Her Beşiktaşlının bu akşam Trömsö karşısında oyuna katılması gerekiyor. Diğer oyuncular tamam ama Fernandes ve Almeida’dan beklenti, şahsen benim adıma oldukça fazla. Portekizli oyuncuların birinin sahada toparlayıcı, değerinin ise gol yollarında etkili, kısacası turun belirleyicisi olarak görmek mümkün…Kısacası, Kartal’ın bugün ‘ummadığı taşı yiyip, başının yarılmaması’ için Slaven Bilic’in de dediği gibi ‘Aptalca hataların’ tekrarlamaması gerekiyor..
*
Diğer takımlarda olduğu gibi, Trabzon’da da takım olmamanın sıkıntıları yaşanıyor. Beşiktaş mağlubiyetiyle ligde, toparlanma için iyi bir fırsattı Rize karşılaşması. Her ne kadar mücadeleden 2-1 skor üstünlüğü ile ayrılsa da Bordo-Mavili ekip, ortaya konan futbol kariyerine bağlı olarak olması gerekenin henüz gerisindeydi.
İşte böyle bir Trabzonpor’un imdadına bu akşam oynanacak olan Kukesi maçı yetişecek. Rabin tecrübesiz oluşu, ilk maçın 2-0 bitmesi, bu akşam Bordo-Mavili ekibin işini kolaylaştırıyor.
*
Yıllarca, tribünlerden edilen ‘küfür’ nedeniyle, kulüplere ceza kesildi. O da olmadı taraftar cezalı deyip ‘tribünleri’ boş bıraktınız. Son yıllarda, Spor Bakanlığı bu konunun daha fazla çıkmaza girmemesi için çalışıyor. Spor Savcıları dahi görevlendirildi. İşte Trabzon’da yaşananlar. Şeref tribününde mi, normal tribünde mi nerede yaşandı ise. Görev alanı olarak ‘taraftarın arasında maçları izleyecek’ denen spor savcıları, oyuncuya küfür eden kişiyi bulup, cezasını vermeli. Verilen ceza ise ibretlik olması için kamuoyu ile paylaşılmalı...







