--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bisikletin Torkusuna yakışmıyor!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Bisiklet ve Torku. Birisi spor branşı, diğeri ise ülkemizin en seçkin-güvenilir firması-markası. Bugünlerde konuşulan ise, her iki ismin yan yana anılamayacak olması...

Torku firması yetkilileri aldıkları ‘ani’ karar ile profesyonel, diğer bir ifade ile A düzeyindeki Bisiklet takımını kapatıyorlar. Tam verim alınacağı, Torku markasının tüm dünyaya duyurulacak bir sürece girildiğinde ‘kapatma kararının alınması, kararı alanların ne yapmak istediklerine kimse akıl sır erdiremedi. Neden?..

Antalya’da başlayıp İstanbul’da sona eren ve bu yıl 52’ncisi gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun İstanbul etabını bizzat takip eden bir sporsever olarak, marka değerini artırma ve bisiklet sporunun yaygınlaşması adına Torku öncülüğünde gerçekleşen yatırımlar, sporseverlerin takdirini toplamıştı.

Tüm bunları düşünürken hiç hesapta yoktu, dev organizasyonun yapılmasının üzerinden 7-8 ay geçmeden, üstelik Torku isminin Bisiklet sporunun uluslararası arenada en iyi şekilde temsil edildiği bir süreçte, bu branşın kapatılması...

Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na bizzat katılan sporcu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sporculara ‘bir isteklerinin olup olmadıkları’ konusunda soru yönelttiğinde, Torkulu sporcular kendilerinden ‘pist’ istemişlerdi. Cumhurbaşkanımız tarafından talimat verilirken, Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay Kılıç ile Spor Genel Müdürü tarafından  talimatı kabul etmeleri, hafızalarda. Sonuç mu? ‘Pist Meram mı, yoksa Selçuk bölgesinde mi olsun...’ şeklinde bitmek bilmeyen bir tartışma...

Talimat açık ve netti; ‘Sporcuların daha büyük başarı elde etmeleri için imkân sağlanması. Bırakın o pistin yapılmasını, A takımda yer alan 16 sporcunun kapısını çalıp içeri girecekleri kulüplerinin ‘kapısı’ bugün kapalı. Denilebilir ki ‘altyapıda çalışmalarını sürdürüyormuş’. Takımın eski antrenörlerinin açıklamaları, genç sporcu sayısının ‘dört’ olduğu ve seneye bu bisikletçilerin A takım düzeyine geldiklerinde boşta kalacak olmaları. Bu demek oluyor ki, bisiklet sporu Torku ismi ile artık anılmayacak.

Torku, ülkemizin en seçkin-güvenilir markalarından. Ülke insanı ile gönül bağı kurmuş böyle bir markanın bisiklet branşında olumsuz anılmasını kim isteyebilir? Sporcuları ve antrenörlerin açıklamalarına bakılırsa, branşın kapatılması olayını sıradanlıktan çıkaran asıl mesaj Torku’nun güçlenmesine duyulan hazımsızlık. Diğer bir ifade ile keyfi, ondan da öte ‘ihanet’ türünden bir karar!..

Eleştirinin temel kaynağında ise ‘kapatmanın’ zamanlaması var. Transfer dönemi sonra erdikten sonra böyle bir karar alınması, oldukça manidar. Diğer ilginç olan, takıma 3’te 1’den daha fazla maliyet getiren yabancı sporcu getirilmesiyle, çıtanın yükseltilmesinin amaçlanması. Türkiye’nin en iyisi olan takımı, Avrupa sıralamasında 19. sıraya kadar yükselmişti...

Madem bisiklet takımı büyümeyecekti, bu kadar yatırım-transfer neden? Madem büyüyeceksiniz, kapıya kilit asmanın esprisi ne? Sanki şaka gibi ama, gelişmelerin şakadan da öte, dahası ciddiyetle üzerine gidilmesi gereken konu! Herhangi bir spor branşını kapatan, kulübün adı Torku değil de başka bir marka olsa, bizler için o kadar önem taşımaz.

Torku, halkın sermayesi ile ileri seviyeye gelmiş bir marka olunca, işin ayağı başka taraflara uzanıyor. Kısaca kapatmanın ‘keyfi-kişisel’ tercih olduğu her halinden belli. Biz hatırlattık, Torku’nun mağdur sporcuları hatırlatmanın ötesinde olumlu gelişmeler-uygulamalar bekliyor, vesselam. Çünkü, keyfi kararlarla Torku’nun daha fazla yıpratılmasına hassas-duyarlı gönüllüler razı olmuyor!..

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle