Bileği ve yüreği ile Muhammed Ali!
‘Allah’tan zenginlik istedim bana İslam’ı verdi’ Muhammed Ali.
Yazı yazmak tabii ki bir iştir, sanattır. Bazen Allah (cc) nasip eder düşündüğünüzü yazıya nakşedersiniz, bazen ise anlatmak istediklerinize konu, kişiye bağlı olarak kelimeler kâfi gelmez, adeta tutunursunuz.
İşte o anı yaşıyoruz; İslam ile şereflenme güzelliği yaşayan, ringlerdeki başarılarıyla ‘efsaneleşen’ ABD’li boksör, Muhammed Ali ile ilgili düşüncelerimizi yazıya nakşederken…
On iki yaşında başladığı boksta, yeteneğinin bir yansıması olarak, sportif başarıya 18 yaşında Roma Olimpiyatlarında kazandığı altın madalya ile ulaştı. 1964 yılında henüz 22 yaşında Dünya Şampiyonu başarısına ulaştı…
Boksu 1978’de yılında Şampiyon olarak bırakan efsane boksör, 36 yaşına kadar bütün şampiyonluklarda 37’si nakavt olmak üzere, 56 maçı kazanma başarısı gösterdi. 1984 yılında Parkinson hastalığına yakalandı…
Muhammet Ali sadece ringlerin değil, insanlığın da efsanesi. Siyah-beyaz ayrımına karşı gelmesi, dedelerinin Afrika kökenli Müslümanlardan olması, Ali’nin İslam ile şereflenmenin onuruyla şeytani düşünceye sahip olanları harekete geçirdi.
Zorla Vietnam’a gönderilme çabasına ‘Vietnam bana hiçbir kötülük yapmadı ki onlarla savaşayım’ sözleri ile şiddetle-haksızlığa karşı dik duruşu, kişiliğinin karşılığıydı…
Faşist uygulama karşısındaki duruşu ile haklının yanında olması, 5 yıl hapis ve para cezasına çarptırılmasına neden oldu. İslam ile taşınıp, zulüm ve işkenceye karşı sarsılmaz mücadelesi, hayatının her aşamasına devam etti…
1960 Roma Olimpiyatları dönüşü bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, insanlık dışı uygulamaya dikkat çekmek için madalyasını Ohio Nehrine atması, Muhammed Ali’nin örnek alınması, efsanenin bugün rahmetle anılmasının önemli nedenlerinden…
Her defasında kendimize prensip edindiğimiz bir sözümüz var; ‘Nasıl hatırlanmak isterseniz, öyle iz bırakın.’ Efsane boksörün hayata veda etmesi, geride bıraktıkları ile anılmasına neden olacak.
Spor, siyasi, kısacası insanı dışı uygulamalarla mücadelecisi, geride örnek alınması gereken, eşsiz bir hayat manasına geliyor…
Solunum yollarındaki rahatsızlığı ile 74 yaşında emanetini teslim etti. Şimdi ise geride bıraktıkları ile anılıyor. Son NBA şampiyonu Warriors’ın kadrosundaki Andre Iguodala ve Harrison Barnes da Muhammed Ali hakkındaki düşüncelerini, geride nasıl bir intiba bıraktığının özeti gibiydi;
‘Geçmişte Ali ve onun gibi liderlerimizin, verdiği mücadeleyle kıyaslandığında şu an hiçbir şey için savaşmıyoruz…’ Evet, hak-doğruluk adına hiçbir şey için savaşmıyoruz… Muhammed Ali, sportif başarısının yanında, ırkçılığa ve haksızlığa karşı verdiği mücadele unutulması imkansız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muhammed Ali iyi bir insan ve iyi bir Müslüman olarak başlayan ‘Yaklaşık 50 yıl önce, Amerika’da siyahiler, sırf derilerinden dolayı ikinci sınıf insan muamelesi görüyorlardı.
Muhammed Ali, işte böyle bir ülkede, bileğiyle ve yüreğiyle ayrımcılık zincirlerinin kırılmasına öncülük edenler arasında yer almıştır.’ sözleri, Erdoğan’ın ümmet menfaatleri için, mücadele ile ne kadar benzerlik taşıdığının da özeti gibiydi…
Muhammed Ali geride bıraktığı bileğinin ve yüreğinin zaferi, ölümün korku değil Allah’a kavuşmanın güzelliği ile ebediyete intikal etti.
Ne diyor Üstad Necip Fazıl; ‘Ölüm güzel şey budur perde ardından haber, hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?’ Mücadele ve samimiyetine şahit olduk, mekânın cennet olsun Muhammed Ali… AMİN.







