Beşiktaş’ın Şampiyonluğuna, Fener’in katkısı!
Galatasaray-Fenerbahçe maçının sonucu başladığı gibi golsüz sonuçlandı. Bence adı-şanı, kısacası ligin ‘şanlı’ iki ekibin rekabetine hiç mi hiç yakışmadı! Doksan dakika tam bir hayal kırıklığı. Bu tablonun ortaya çıkmasında emeği geçenleri ‘tebrik’ etmek gerek! Neden?..
Süper Ligin ‘erteleme’ maçında, Türk futbolunun iki güzide takımı, şampiyonluk yarışının neticesini ‘etkiliyeceği’ maçta, karşı karşıya geliyor. Futbol ve sonuç adına maç, tam anlamı ile ‘fiyasko’. Doksan dakika sonunda, şimdi konuşulan, sahada sergilenen futbolun beklentilerin gerisinde kalması. Maçın yansıması ise skoru gibi ‘Sıfıra sıfır, elde var sıfır’ gibi bir hesap! Hal böyle olunca da, gel de bu maçla ilgili yazı-yorum yaz…
Futbol camiası şimdilerde şu sorunun peşinde; ‘Şampiyon kim olur?’ Diğer merak konusu ise, şampiyon takımı belirleyecek şartlar! Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi maçının genel görüntüsü, mutlu sona ulaşacak ekip için önemli ipuçları taşıyacak. Nasıl yani? İnceleyelim…
Futbol takımlarımız için deplasman maçları oldum olası zafiyet oluşturmakta. Fenerbahçe de bu takımların başında geliyor. Maç fikstürüne ve deplasman maçlarının neticelerine baktığımızda, müsabaka sonuçları ‘istikrarsızlığı’ gözler önüne seriyor. İstatistiklere yansıdığına göre Şampiyon adayı dört deplasmanda 10 puan kaybettiği görülmekte…
Galatasaray ev sahibi ekip olma avantajını, ligde geldiği noktaya baktığımızda ‘dezavantaja’ dönüşmüş durumda. Bir dönemde teknik direktör değişimi ‘rekoruna’ koşan bir ekipten istikrar yakalamak hayal olur. Bulunduğu yarışta ‘heyecan’ kaybeden bir ekipten siz nasıl bir atak bekleyebilirsiniz.
Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink’ın maç sonucunda yaptığı açıklamada, “33 yıldır profesyonelim, buraya sezon sonuna kadar yardım için geldim. Sezon bittikten sonra akademiye geri döneceğim” şeklindeki açıklama ile sarı-kırmızılı ekibin ‘olmayan’ hedefini ortaya koyuyordu…
Galatasaray’da bunlar yaşanırken, Fenerbahçe cephesinde ‘kaçan’ gollerin açıklaması teknik direktör Vitor Pereira’dan geldi. Galatasaray’da hayatta kalma olarak yorumlarken, rakip kalede kaçan golleri ‘Gol yağdırma fırsatını kaçırmak…’ şeklinde açıkladı. Bu açıklamayı yapan bir takımın teknik direktörü. Açık sözlülük -itirafın bir nevi karşılığı başarısızlıktır…
Ne demek ‘Gol yağdırma fırsatı…’ Bir takımın teknik direktörü bunları söylerse, tarihi rakip karşısında kaybedilen ‘puanların’ faturası şampiyonluk yarışında geride kalmak anlamı geliyor. Bu demek oluyor ki, sezon sonuna yaklaşılırken Kanarya’nın ‘Şampiyonluk…’ heyecanının, var olan boyutunun da kaybolma noktasına geldiği. Bir yandan ‘gol’ kaçırma yarışına tutuluyor, diğer yandan Robin van Persie ile Fernandao’yu aynı anda oynatma cesareti gösteremiyorsunuz!..
Fenerbahçe takımındaki Caner Erkin krizine gelince. Tıpkı ‘Şampiyonluk’ yarışında ‘kulvar’ değiştirmesi ile benzerlik gösteriyor. Sarı-lacivertli ekibin başarılı oyuncusu, hafta sonu oynanacak olan Mersin maçının dün yapılan ilk çalışmasına katılmadı.
Teknik Direktör Vitor Pereira ile ilk on sekize giremediği için yaşadığı tartışma sonucu kadro dışı kalan Erkin’in neden ‘kadro’ dışı kaldığını remi internet sitesinden açıklandı; ‘Spor ahlakına aykırı ve seviyesiz davranışta bulunduğu için…’. Şimdi soruyorum; ‘Kadro zenginliği olmasa, Caner bu durumla karşılaşır mıydı?’ Bence; Hayır! Ne dersiniz, Robin van Persie’yi yedek bırakacağı ‘cesareti’ gösteren sayın Vitor Pereira!..







