Beşiktaş’ın Şampiyonluğu ve alkol kontrolü!
Süper Ligin 29. Haftasıyla birlikte ilginçliklere bir ‘halka’ daha eklendi. Lider Beşiktaş’ın Medipol Başakşehir karşısında elde ettiği yenilgi sürpriz olmasa gerek. Rakamsal değerler bu yaklaşımımızı gözler önüne sermekte. Ev sahibi ekip konuk ettiği 4 İstanbul ekibini mağlup ettiği istatistiklere yansıyor. Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın ‘5 takım arasında fikstür olsaydı liderdik’ sözü gerçeği gözler önüne sermekte. Beşiktaş’ın durumuna gelince. Bir önceki hafta oyunun son bölümde atılan golle kazanılan Adanaspor maçı Kartal için tehlike sinyali, Başakşehir maçı ise yenilginin adeta taçlanması oldu. Beşiktaş teknik direktörü sonucu nasıl değerlendiriyor; ‘18 dakikada öyle goller yedik ki, genç takım yemez bu golleri’. Hemen akla şu soru geliyor; ‘Diyelim gol yediniz, peki atma konusunda herhangi bir gayret ve çaba var mı, dahası yeterli miydi?’ O da yok. Öyle ise geriye, Lig’in Şampiyon adayımız Beşiktaş’ın yarışa ‘heyecandan’ başka bir macera katmıyor, sonucu çıkıyor. Hafta sonu Fenerbahçe maçı ‘papatya’ falına döndü dersek yeridir. Rakibin durumu da göz önüne alındığında, ev sahibi olmasının artısıyla birlikte, kazananı gösteren ibrenin %51 oranında Beşiktaş lehinde gösterdiğini söylemek, sanırım fazla iddialı yaklaşım olmaz...
STAT GİRİŞLERİNDE ALKOL KONTROLÜ
Zirvenin yakın takipçisi Medipol Başakşehir için birkaç kelime etmekte fayda var. Volkan kalede, orta sahada Emre! Bu isimler Çaykur Rize maçı sonrası çıkan tatsız olayların içerisinde yer alan isimler değiller miydi? (1) Asıl merak ettiğim ise futbolculara ‘hakaret-küfür’ eden fanatiğin akıbeti ne oldu? Onun durumunu açıklayın. Kamuoyuna ibretlik olsun. (2) Medipol Başakşehir adına Beşiktaş maçıyla birlikte ortaya çıkan en iyimser tablo, son haftalardaki performansıyla göz dolduran milli futbolcu Cengiz Ünder. 19 yaşındaki milli futbolcu Fenerbahçe’den sonra Beşiktaş ağlarını da 2 golle havalandırıp, ‘Türk futbolunun son gözdesi Cengiz Ünder’ olarak manşetleri süsledi. Genç ve yetenekli futbolcu takımının 29 lig maçında 28 defa görev almış. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in de güvenini alarak Kosova ile oynanan Dünya Kupası eleme maçında ay-yıldızlı formayı giyme başarısı gösterdi. Bu hususta teknik direktör Abdullah Avcı ve Terim’i kutlarız. Altı çizilmesi, dikkat çeken husus ise alkol alarak fanatik kimliğine bürünen deplasman taraftarları. Başakşehir ilçesinin güzide Sular Vadisi bölgesinde düne kadar içkili insanlara rastlanmazken, bugün bu tablo değişti. İlçe sakinleri o gün futbol maçı olduğunu, vadide bira şişeleri ile dolaşan şahıslardan anlamakta. Bu durum aileleri ve bizleri çok rahatsız edecek boyutta. Sonra diyoruz ki, tribünlerde taşkınlık-küfrü nasıl ortadan kaldırırız? Sahi, statları kamusal alan sayıp, maç girişinde alkol muayenesi yapılması, bu kötü tabloyu nasıl etkiler? Tartışmaya bile gerek yok. Yasaklayın herkes haddini bilsin!..
FENERBAHÇE VE GALATASARAY NEREYE?
Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için Fenerbahçe’nin önünde tek bir seçenek kalıyor hafta sonu Beşiktaş’ı mağlup etmek. Bunu da başaracak gücü kendinde bulur mu? Hayır. Nedeni ise ‘tribünde takımını yalnız bırakan taraftardan daha iyi anlamaktayız. Maçın kaç-kaç biteceği konusunda yorum yapıp bahis oynayanların değirmenlerine su taşımanın hiçbir mana ve anlamı yok sanırım. Böyle bir suçun-günahın altından kalkacak ne gücümüz ne de takatimiz var. Birkaç söz ise Galatasaray’a. Sarı-kırmızılı takımın Bursaspor’u 5 golle yenmesi sadece rakibin güçsüzlüğü-motivasyonsuzluğu ile bağlantılı. Galatasaray’ın asıl problemi Başkanının da ifade ettiği ‘Hayatımda ilk defa tansiyonumun 19’a yükseldi’ hadisesi, FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) nedeniyle Hakan Şükür ve Arif Erdem’in kulüp üyeliği ihraç sürecinin Genel Kurul tarafından uzatılması. Bunun da temeline inildiğinde okullu-okulsuz ayrımı ortada kalkmadığı sürece, gerçek Galatasaraylıların oylarının Genel Kurul’da geçerli olmadığı sürece Aslan’a rahat yok...







