Beşiktaş mı, Fenerbahçe mi?
2015-2016 Futbol sezonu için ‘Şampiyon kim olur?’ sorusunu yönelttiğimizde, eminim ki karşılığı ‘sezon sonunu beklemek!’ olacaktır. Beşiktaş ve Fenerbahçe açısından Ligin 31. Hafta maçlarının kalite ve skor olarak yansıması, bunu gösteriyor! Peki neden? Öyle ya birileri ‘Aba altından sopa mı gösteriyor ki, deyim yerinde ise bu takımlar ‘gaza’ geldi?..
Soruların karşılığı gayet açık ve net! Bunu bilmek için illaki ‘uzman’ olmak gerekmiyor. Önceki yılların istatistikleri bu görüşün en önemli destekleyicileri. 2010-2011 sezonu öncesi ‘hadi’ diyelim, halen cevabı aranan teşvik, hatır v.s ‘şike’ tartışmaları vardı!..
Son yıllarda böyle bir ‘durumun’ olma ihtimali yok denecek kadar az olduğuna göre, geriye, ya rakiplerin ‘kalite’ düzeyi, ya da takımların kadrolarındaki ‘yıldız’ oyuncuların kişisel becerileri kalıyor.
Peki, hafta sonu oynanan maçlarda neler yaşandı? Fenerbahçe ‘cephesine’ baktığımızda, güç dengesi olarak Gaziantepspor’un zayıf bir ekip olması, Kanarya’nın maçı kazanmasını kolaylaştırdı. Ev sahibi olmanın avantajını da iyi kullanınca ortaya farklı-net bir sonuç çıktı.
Takımların üst üste Şampiyon olduğu dönemlerdeki kadrolarını, az da olsa sanırım hatırlamayanız yoktur. Bu konuda en istikrarlısı Fenerbahçe. Şimdi size, bu ekibin savunmasından-forvetinde yer alan isimleri sayın dersek, sanırım bilmeyeniniz yoktur. Sözde spor yazarlarına sorsanız, Peraire bu işi (sahaya sürecek istikrarlı kadro) yeni yeni yapmaya başladı. Şuna emin olun, bu tür uygulamaya ya tribün baskısı, ya da yönetim bazındaki baskıdan kaynaklanıyordu. Peki neydi bu ayrıntı?..
Bir takımın kalecisi maç boyunca ‘ender’ topla buluşuyor ise, bu tablonun ortaya çıkış kaynağı, biraz da rakip Gaziantepspor’un ‘dişli’ olmamasından kaynaklanıyor. Ligin bir an önce biterek, ne olacaksa olsun anlayışı hakim!..
Fenerbahçe öyle mi? Yer Kadıköy olunca, stadyumun havası değişiyor. Oyuncular Robin van Persie kariyerinde 500, Nani ise takımı Fenerbahçe’de 100. Maçına çıktı. Futbolcunun kalitesi, takımı için kazanıma dönüşüyor…
Sarı-lacivertli ekip ile ‘kıyasıya’ yarışa giren Beşiktaş’a gelince. Siyah-beyazlılar, rakibi Kayserispor karşısında, belki de sezonun en rahat-farklı galibiyetini aldı. Yine, tıpkı Fenerbahçe gibi yıldız oyuncularının oyuna katılımı, futbol adına sonucu etkileyen kaliteyi ortaya çıkardı…
Özellikle hücum futbolunda yıldız isimlere sahipler. Maçın hemen hemen tamamında rakibine üstünlük sağlayıp, sonuca rahat giden Oğuzhan, Gomez, Olcay, Cenk gibi isimlere sahip. Kartal’ı izleyenlere, seyir zevki veriyor. Hal böyle olunca da sahadaki bitirici futbol, ister istemez sonuca da yansıyor…
Evet, futbolu anlamlı kılan, sergilenen futbolun kalitesi kadar atılan gollerdi. Şampiyonluk yarışındaki iki ekip Beşiktaş ve Fenerbahçe, son haftalardaki maçları farklı skorlarla kazanmasını bildiler. Aradaki üç puan farkı kapanmayacak bir fark değil. Sadece hataya bakar. Peki, takımlar bu hataya düşer mi? Bu saatten sonra çok zor. Merak edilen Şampiyonluk için, Galatasaray ve Başakşehirspor ile oynanacak maçlar, Şampiyonluğa giden yolun önemli virajı olarak gözüküyor! Sağlamasını hafta sonu hep birlikte göreceğiz. Biz bu yazımızı hazırlarken son dakikada ajanslara düşen bir başka haber de şampiyonluk adayı Beşiktaş’ın yıldız oyuncusu Mario Gomez’in, takımda kalıp-kalmayacağı hususu halen hâlâ netlik kazanmamasıydı. Kim bilir Beşiktaş şampiyon olursa hem kupayı hem Gomez’in tapusunu alacak, aksi takdirde her ikisinden de olacak gibi…







