--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Beşiktaş ‘efsane’ başkanını uğurladı

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba vefat etti... Her canlı ölümü tattığı, ebediyete göç ettikten sonra arkasında bıraktıklarının konuşulduğu gibi şimdi de Seba yaptıklarıyla anılıyor. Sanki günümüzde sadece Beşiktaş’a değil, Türk futbolunun diğer kulüplerine ‘nazire’ edercesine...

Beşiktaş için geride bıraktıklarına baktığımızda Süleyman Seba isminin neden siyah-beyazlı Kulübe ‘Onursal Başkan’, futbolumuz için ‘Efsane Başkan’ yakıştırması aldığını görmek-anlamak hiç de ‘zor’ olmamakta.  

Seksen sekiz yaşında hayata veda ederken, 16 yıllık Başkanlık döneminde ‘örnek’ birçok projeye imza attı. Görev süresince beş defa kazanılan Lig Şampiyonluğunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık olmak üzere toplam 22 kupa sevincinin mimarı oldu. Bunun yanında Akaretler, Fulya, Beşiktaş Koleji gibi birçok gayrimenkulü camiaya kazandırmak gibi ayrı birçok başarının-icraatın altına imza attı.

•

Beşiktaş’a kazandırdıkları kadar duruşuyla da ‘efsane’ kimliğini hak ettiğinin ispatıydı. Kongrelerde elde ettiği üst üste başarıları, kendisi için ‘Ceketini bile aday gösterse başkan olur’ yakıştırmasına neden oldu. 

Peki, ne zamana kadar? Rekabet-koltuk kavgası çıktı, işte o zaman mütevazı kimliği tribünlerden yükselen ‘Seba gitsin, Ahmet Dursun’ tezahüratları, onun dik duruşuna karşı yapılan ‘haksızlık’ manasına gelen sürece kadar. Sonrasında?... 

Süleyman Seba, takvim yapraklarının 13 Şubat 2000’i gösterdiği tarihte yapılan Olağan Mali ve İdari Genel Kurulda çok sevdiği başkanlığa aday olmayacağını açıklamış, 26 Mart 2000’de gerçekleşen kongrede, Serdar Bilgili’ye başkanlığı devretmişti. 

Mütevazı hayatı ile her defasında Beşiktaş ile özdeşleşen bir isim, acaba kulüp başkanlığı yapmaktan yorulmuş olabilir miydi? Yoksa...Diğer bir ifade ile ‘tribünden’ yükselen istifa ve Seba’nın son dönemlerinde başkanlık seçimlerinde rekabetin ‘hızına-heyecanına’ dayanamayıp, havada uçuşan sandalyelere nasıl tahammül gösterebilirdi, tarihe mal olan kulübün ‘efsane’ yakıştırması alan başkanı!.. 

•

Başkanlığa veda edip, kulübe onursal başkan olduktan sonra siyah-beyazlı camiada meydana gelen her ‘kargaşada’, Beşiktaş Kulübünün menfaatleri, dargınlıkların-küskünlüklerin ortadan kalkması için Süleyman Seba imzalı mesajlar gündeme gelirdi...

2007 Beşiktaş Kongresi öncesinde Başkan Yıldırım Demirören’e yaptığı konuşmasında yine ön planda olan, kulübün menfaatleriydi; “Herkes konuşur, eleştirir. Önemli olan kulüp için elini taşın altına sokacak ve hizmet edecek yöneticiler topluluğunu bir araya getirmek.” Demirören’in cevabı ise, “Başkanım bıraktığınız bayrağı daha yükseğe çıkarmaya çalışıyoruz. BJK İnönü Stadı Şeref Tribünü’ndeki yeriniz hazır, sizi bekliyoruz” şeklindeydi... 

Şimdi ise inşaatı süren stat isminin ‘Süleyman Seba Vodafone’ olması gündemde. Tabii bunun için Seba’nın en büyük arzusu-vasiyeti, camianın özlem duyduğu ‘iç huzur’, diğer bir ifade ile Yıldırım-Orman ittifakı! Bu gerçekleşirse işte o zaman her iki isim de Beşiktaş için üçüncü ‘Efsane Başkan’ olma yolunda adım atmış, Seba’nın da gözü arkada kalmamış olur.  

•

Efsane başkanın sürekli cebinde taşıdığı ve zaman zaman dost sohbetlerinde cebinden çıkarıp okuduğu Üstat Necip Fazıl’a ait “Cenazemde olmasın çelengim, top arabam. Tabutumu taşısın, dört tam inanmış adam” mısraları, dünkü cenazesinde on binlerce seveni tarafından yerine getirildi. 

Her canlı için ölüm nasıl kaçınılmaz, geriye dönüşü olmayan ve hesap günü karşısına çıkacak olan ‘yaptıkları’ ise... Dileriz her ölümden ‘ders’ çıkaracak kadar idrake sahip oluruz. Yaptıkları ile spor camiasında ‘efsane’ rütbesine yükselen değerli başkana bir kez daha Allah’tan rahmet, sevenlerine başsağlığı dileriz...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle