--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

‘Bayanı güreştir, bayrağı yak...’ adı olsun spor!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Mübarek cuma günü, bereketli ramazan ayı ile denk geldiği bugün, spor adına güzellikleri yazmak istiyoruz ama; ‘Olmuyor, olmuyor, olmuyor.’ Yaşanan ve şahit olduklarımızı görünce, sporun ‘doğru’ bir yanının kalmadığından dem vurma durumunda kalıyoruz. Sporda devrim yapılacakmış! Peki bu nasıl olacak. Yanlışa ‘göz’ yumularak mı? Sözle ‘fetih’ olunsaydı, sosyal medya denen illetin kıskacına düşen bizlerin her biri, yaptığı işin mahiyetine göre sayısız ‘apolet/rütbe’ takma durumunda kalırdık. Öyle bir durum da olmayacağına göre, sporun toplum üzerinde ‘yozlaştırıcı/soysuzlaştırıcı’ unsurlarından uzak durmalıyız. Ne zaman ki doğrular yanlışları bastırır, işte o vakit kurtuluşa erenlerden oluruz, inşallah...

BAYRAK YAKAN TARAFTAR OLAMAZ...

Her ne kadar adı spor olsa da, değişim ve gelişimler,  toplumun değerleri üzerinde etkili olmakta. O nedenledir ki, bazı kesimler ‘tepkimizden’ rahatsızlık duysa da,  doğru bildiğimiz konularda düşüncelerimizi paylaşmak gibi sorumluluğumuz var. Dini,  Milli ve Ahlaki değerlerimiz ortak ise, konusunun hassasiyetini dillendirmemiz yetmez, takibini yapıp neticelendirmek kaçınılmaz oluyor. Nasıl yani? Açalım. Fenerbahçe Basketbol takımının Avrupa Şampiyonluğundan sonra, takım bayrağına tahammülü olmayan fanatikler, 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne asılan bayrağı yakıyor. Sonrasında yakalanıp cezalandırılıyorlar. İşte, Atiker Konya-Medipol Başakşehir maçında yaşanan tribün olayları. Saha içinde  karşılaşmanın hakemi Fırat Aydınus’un kendisiyle sürekli söz düellosuna giren Emre Belözoğlu’na ‘kart’ gösterememesinin nasıl bir açıklaması olabilir ki? El cevap; ‘Bizim doğru bildiğimizi yazmamız ile Aydınus’un Emre’yi oyundan atamaması aynı manaya gelir sanırım! 

İSLAMİ OYUNLARDA 

BAYANLARI GÜREŞTİRMEK Mİ!..

İslami Dayanışma Oyunlarında yer alan Atletizm, Halter, Voleybol, Jimnastik gibi  branşlarında ülkemizi temsil eden, rakipleri karşısında ay-yıldız forma ile yarışan bayan sporcuların giyindikleri mayo-formaların, milli ve manevi değerlerimizden ne kadar uzak olduğuna şahit olduk. Bu oyunlarda bayanların güreştirilmesine ne demeli?  Organizasyonun adının ‘İslam’ kelimesiyle başlaması, oyunların hangi anlayışın ürünü olması ve ‘oyun’ içinde ‘oyun’ olduğu bu kadar açık ve netken, halen neden seyirci/sessiz kalınır? İnanın anlamakta güçlük çekiyorum. İçinde yer aldığımız şu mübarek ramazanın hikmet ve bereketiyle Allah (cc) bizleri affetsin... 

TFF’NİN YANLIŞTAN 

DÖNME MAHARETİ!..

Tüm bunların yanı sıra, sporcunun ‘orucunu’ tartışır hale geldik. Bu kararların altında kimlerin imzası var dersiniz; ‘Ya oruç tutmayan ya da tuttuğu orucun hikmet ve bereketini tam olarak algılamayan kesim.’ Liglerin maç programını hazırlayan Türkiye Futbol Federasyonu, ramazana denk gelen ligin 33. haftasındaki bazı maçları iftar saatinde oynattı. Tamamına yakını Müslüman olan halkımızın büyük tepkisi üzerine ise, Ligin son haftasında oynanacak olan maçların başlama saati 17.00 olarak değiştirildi. Türkiye Kupası finalinin saat 21;30’da oynanması, futbolcu ve seyircilerin mağduriyetlerini ortadan kaldırdı. Demek istenildiği vakit oluyormuş. Tıpkı, stat isimlerinin ‘arena’ olmaktan kurtarıldığı gibi...

İMDADA YETİŞEN DEMBA BA’NIN 

NAMAZ VE ORUCU...

Spor camiasındaki ‘olumlu’ gelişme/davranış yok değil tabii. Beşiktaş’ın yıldız oyuncusu Demba Ba, takımın Şampiyonluğundan sonra sözünü tutup Sultanahmet Camii’nde sabah namazı kılıp, dua etti. Her defasında, Müslüman olmanın İslam’ın şartlarını yerine getirmekle mümkün olacağının önemine, söz ve yaşantısıyla gösteren başarılı oyuncu, konuk olduğu özel bir televizyondaki programda (canlı yayında) oruçla ilgili sarf ettiği sözleri tam bir derslik; ‘İmanın öyle bir gücü var ki o güç fiziksel güçten daha güçlü...”

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle