--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bayan voleybol milli takımı İtalyanlara emanet!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
6

 

Ülkemizin futbolu Alman, bayan voleybolu ise İtalyanlara emanet. Ülkemizde sporu yöneten ve yönlendirebilecek teknik adam mı kalmadı ki, en fazla lisanlı sporcu sayısına sahip spor branşını yabancı çalıştırıcılara emanet ediyorsunuz! 

Durup düşünmek, eylem/uygulama planını sağlıklı bir temele oturtmak gerekiyor. Bugün yazımızın içeriğini İtalyan çalıştırıcılar oluşturacak. Bayan milli takımının (milli ifadesini onaylamıyorum) başına siz tutup erkek antrenör getiriyorsanız! Bu durum ciddi ciddi sorgulanmalı. Her defasında kendi insanımıza güvenmek, olmayanı ise yetiştirmek zorundayız. Ülkenizi temsil eden (bu nasıl temsil ise) bir bayan takımınız var ve siz bu takımı çalıştırması için İtalya’dan antrenör getirtiyorsunuz! Ne ilginç ki yeni gelen, gönderdiğiniz de vatandaşı. 

 Santrelli ile imzalanan sözleşme 4, opsiyonlu süresi ise 6 yıllık. Bu sözleşme tarihi bize, eski antrenör Giovenni Guidetti için 2021 Kasım ayında federasyon başkanı tarafından sarf edilen şu sözleri hatırlattı; “Sporda devamlılık önemli. 4 yıllık anlaşmamız vardı o süreci 5 yıla çıkardık. 5 yıl bitmeden tekrar 4 yıllık anlaşma imzalamıştık. 2024 Paris’te de takımımız başında olacak. Olimpiyatta da madalya alacağız, Avrupa’da ve dünyada da başarılar elde edeceğiz…” O tarihten bugüne çok değil bir yıl geçiyor ve adı geçen şahıs ile yollar ayrılıyor. 

Madem memnundunuz, niçin ayrıldınız. Bu durumunun getirdiği ekonomik külfet işin bir başka boyutu! Ayrılan kişiye ‘benim hocam’ diyen vatandaşı Daniele Santarelli ile tam altı yıllık sözleşme imzalıyorsunuz. Federasyon Başkanlarının görev süreleri, iki olimpiyat arasındaki zaman dilimi, yani dört yılken, 2024 Olimpiyatlarına 2,5 yıl gibi kısa süre kalmışken, altı yıllık sözleşme imzalamak niye.  Devam edelim…

Bugün asıl üzerinde durmak istediğimiz konu, Türkiye Bayan Voleybolunun en üst basamağında olan kişinin, ülkemizdeki çalışmalarından dolayı Birlemiş Milletler tarafından (BM) “Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Savunucusu’ ilan edilmesi. İtalyan çalıştırıcının bu ödülünü boşa almadığını örneklendirir isek, İtalyan çalıştırıcı Giovenni Guidetti’nin Türkiye’nin Bayan Voleybol Takımının çalıştırmasının yanında, voleybolun daha çok kız çocuğunun oynaması için yaptığı çalışmalarının karşılığı olsa gerek. 

Kendi ifadesiyle 2018 Kasım ayında Bitlis’te başlattığı proje için diyor ki ‘Voleybol sporda cinsiyet ayrımcılığı olmadığında kadınların tam potansiyel gösterebileceklerine dair harika bir örnektir.’ Burada hedef, çocuk ve gençlerin spor yapması sağlıklı ve zinde kalmaktan daha öte, İslam’ın yansıması olan milli ve manevi değerlerinin yanında, spor vasıtasıyla gelecek nesli örf, anane, gelenek ve görenekleri, kısacası dini inanç ve kültüründen uzaklaştırmaktan başka bir manaya gelmiyor. 

Ve ülke olarak böyle bir manevi ‘yıkım’ sürecine ‘tepkimizi’ koyacak yerde oyuna seyirci kalıyoruz. 

Ondan da öte birileri bu sürecin başrol oyuncularını ödüllendiriyor. Bunun en bariz örneği, BM’nin Bayan Milli Takımında ‘sportif’ açıdan başarısız denilen İtalyan çalıştırıcı Giovanni Guidetti ile yollarını ayırdığı dönemde (Aralık 2022) bir kulüp yönetimi, 2008-2009 sezonundan bugüne Kulüplerinin antrenörlüğünü yapan İtalyan çalıştırıcısı ile 3 yıllık daha ‘promosyon/teselli’ niteliğinde sözleşme imzalıyor. 

Bayan Voleybol Takımının Başına getirilen antrenör Daniele Santarelli, İtalyan vatandaşı Guidetti için, harika bir antrenör ve benim öğretmenim diyebilirim, güzellemesi yaparken, Türkiye Bayan Voleybol Takımı ile aynı anda İtalya’da kulüp çalıştırma görevini de birlikte yürüteceğinin altını çiziyor. 

İtalya’da hem kulüp hem Milli Takım çalıştırmanın yasak olduğuna dikkat çekerek ‘Kulübüme dönüp işimi yapacağım, kulüpteki işler bitince dönüp işimi yapacağım’ dedi. Türk sporunun federasyonlar düzeyinde nasıl yönetildiğinin, voleybol branşı üzerinden değerlendirmeye çalıştık. Bu örnekten, ülkemizde sayıları 60 küsur olan federasyonlarda (her ay bir federasyon açılma ihtimali olduğu için, kesin sayısı veremiyoruz) çarkın nasıl döndüğünü varın siz düşünün!.       

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle