Bayan ve kadını güreştirme rekoru CHP’de!..
Mübarek Cuma gününde iyiyi, güzeli bu satırlara taşıma gayretinde olmaya çabalasak da, günlük koşuşturmanın içindeki gelişmeler bu imkânı tanımıyor. Bu satırlarda defalarca yazmamıza rağmen güreş ‘rezaleti’ devam ediyor. Şimdi genç kızlarımız (onların ifadeleriyle kadınlarımız ) Avrupa Gençler Güreş Şampiyonasında podyuma çıkabilmek için Almanya’da. Her birinin hedefi var. Önce milli olmak, sonra madalya (para) kazanmak, sonra kontenjandan üniversiteli olmak. Daha sonra mı, evlenip güreşi bırakmak...
EVLİ GÜREŞÇİ BULAMAMAK
ÜZÜYOR (MUŞ!)
Eski milli takım antrenörü ‘Evli bayan – kadın güreşçi bulamıyoruz. Evlenen bırakıyor’ serzenişinin bir karşılığı olmalı elbette. Öyle ya üst üste madalya, ev, araba kısacası dünyalığı kazanmak varken. Olsa olsa bunun tek bir nedeni olabilir geçmişle, güreş adı altında sergilenen ‘rezaletle’ daha fazla yüzleşmemekten başka ne manaya gelebilir ki! İşte benim saf, temiz duygulara sahip Anadolu insanımın. Maalesef ama maalesef bu skandal, insanların duygularını bozabilecek, bayan – kadın güreşi adı altında ‘rezalete’ prim tanınan süreç devam ediyor. Bunun tek sorumluları, bugün bayan – kadın güreşine seyirci ve sessiz kalanlardır. Bizim görevimiz doğru bildiğimizi bu satırlarda kamuoyuyla paylaşmak, bilmediğimiz, eksik kalan bir durum var ise bizle paylaşın. Sahi, görüşlerini paylaşmayanlar da yok değil. Onlar da gezi olaylarından hatırladığımız kesim. Odatv, birgün, t24, haber.sol gibi gazete-siteler hedef gösterir, ‘gezi’ zekalılar sahip oldukları akıllarıyla, burada paylaşmaya ‘haya’ duyacağım ifadeleri kendilerine marifet bilerek, tarafımıza saldırırlar. Evet, o yazılı saldırıda bulunanları Taksim Meydanında açtıkları pankartlardan biliyoruz. Ya bayan – kadın güreşine uygun değil, hayasızca deyip, itiraz-öfke-nefretini içine atarak, her geçen gün vicdanlarını karartanlara ne demeli? Onlara ‘Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır’ hadisini bir kez daha hatırlatmak gereği duyuyoruz. Bırakın burada haksızlığı. İnsanların duygularıyla oynanma haksızlığın ötesinde, hayasızlıklara da ortak olduklarını nasıl sorgulamazlar! Doğru ya, işin içinde makam ve para, menfaat varken...
BAYAN-KADIN GÜREŞİNDE BAYRAK CHP’DE
Önceki gün gazetemizin internet sitesinde ‘CHP’li Belediyeden Eşcinsel Sapkınlara ve ‘CAN’cıka skandal kutlama’ başlıklı haber dikkatimizi çekti. Haberin içeriğinde ‘Bursa’nın Nilüfer Belediyesi vatana ihanetten yargılanan ve yargı sürecinde Türkiye’den kaçıp Almanya’ya sığınan ve Alman vatandaşlığına geçen Can Dündar’ın doğum gününü Kütüphane resmi twitter hesabından kutlayarak, büyük bir skandala imza attı. Nilüfer Belediyesi’nin vatandaşın büyük tepki gösterdiği eşcinsel sapkınlara destek verdiği de ortaya çıktı’ ifadeleri yer alıyor. Şimdi düşünülebilir ki ‘Bu haber ile bayan – kadın güreşi ne alaka?’ Fazla söze gerek yok. Güreştirilen bayan – kadınların, ülkemizdeki ‘coğrafik’ dağılımları-bölge ve kulüpleri araştırıldığında, CHP’nin payının ne olduğu net bir şekilde görülecektir...
DAMLASPOR, TÜGVA,
SPOR OKULU VE KAMPLARI
Spor okulları deyip geçmeyin. Eğer siz çocuğunuzun ‘serbest zamanını’ en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsanız, yaz okulları ve kampları adı altında yapılacak olan aktiviteleri de iyi takip etmek gerekecek. Çocuk ve gençlerimizin, günün tamamına yakınını geçirecekleri zaman diliminde, onları kimlere teslim ettiğimize dikkat etmemiz gerekiyor. Bir CHP anlayışına kapılırsanız erkek ise güreşten anlamaz, kız – kadın ise kapılar sonuna kadar açıktır. Söz konusu doğa kampı ise, en rahat edecekleri, ‘sol’ anlayışın bir yansıması kızlı-erkekli karışık, kamp ateşinde ‘mezdeke’ finali ile tamamlanır. Bu olumsuz-rezil tablonun yanı sıra, gönül rahatlığıyla evladınızı teslim edecek kurumlar da yok değil tabii. Dün İstanbul Gençlik ve Spor Hizmetleri Yaz Okulları açılış törenindeydik. TÜGVA tamamı erkeklerden oluşan 10 bin erkek genci Doğa Kampına götürüyor ve İBB İzci Kampları. Spor, milli ve manevi değerler dendiği vakit bizim gönlümüzde Damlaspor’un ayrı bir yeri var. Değerli Kulüp Başkanı, büyüğümüz Ali Hışıroğlu şöyle özetliyor etkinliklerini; ‘Damlaspor olarak, çocuk ve gençlerimizin eğitimiyle ilgili çalışıyor ve yeni projelere imza atıyoruz. Müzikten-resime, cimnastikten-din dersine, 12 ayrı branş. Damlaspor’un yarım asra yakın süredir değişmeyen düsturu; Amatör ruh, profesyonel zihniyet ve tabii ki ahlaktır.’ Anlaşılan o ki Damlaspor (0.212/665 06 99) bu iklimin yani bizim toprağımızın kulübü (eğitim kurumu) olmaya devam ediyor. Görüntü açık ve net. Doğru-yanlış, siyah-beyaz, hayır veya şer. Sana ve bana göre değil, Kur’an ve Sünnet’e göre. Güreş, spor okulları derken, şu sözü hatırladım; “Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.” Yaşadığımız aleme ‘imtihan’ dünyası denmesini nedeni bu olsa gerek. Bu vesileyle, hayırlı cumalar inşallah...







