Bayan güreşi nasıl türedi?
Modern sporların başlangıcı olarak görülen 1900’lü yılların başında güreşte üzerine düşen payı fazlasıyla almış durumda. Tarih sayfamızda aba, yağlı, şalvar, kuşak gibi ‘geleneksel’ olarak adlandırılan güreşlerin yer aldığını görmekteyiz. Bunun yanında ‘minder’ güreşinin ismi okunmuyor. Esamisi dahi okunmayan böyle spor branşı nasıl oluyor da, tarih sayfalarına yer almayan ama ‘birilerinin’ söylemlerine konu olan ‘peygamber’ veya ‘ata sporu’ oluyor?...
TEK DİŞİ KALMIŞ
MEDENİYET’İN PARÇASI
Minder güreşi, giyimi, kuşamı ve oyun kurallarıyla batı medeniyeti denilen ‘tek dişi kalmış canavar’ yaklaşımının spora iz düşümünden başka bir manaya gelmiyor. Bugün üzerinde konuştuğumuz bayan /kadın güreşi de, Cumhuriyet dönemlerinde başlayan ve adına bu ‘modern’ denilen sürecin, günümüzdeki, ‘2000’li yılların modası. İzleyen ve ‘gönül’ desteğini verenlere bakarsak (dikkat edin söylem demiyorum), olayın/uygulamanın mindere yansımasının hangi batıl/haçlı zihniyetin ürünü/projesi olduğunu anlamakta zorluk çekmeyiz...
BUGÜN MİNDER, YARIN PLAJ VE...
Bayan güreşine göz yumulan süreç o kadar skandallara gebe ki sıraya bayanın / kadının plajda güreştirmesi girmiş durumda. Sonuç mu? ‘Dur’ demek yetkilerin ‘asli’ görevleri arasında olması gerekiyor. Öyle ya, bayan güreşine dur demek için tepkinizi ortaya koyup, erkek güreşini birkaç yıllığına Uluslararası müsabakalardan ‘feda’ etseniz ne olur? Hiçbir şey. Bunu Türkiye Wushu Federasyonunun ‘başörtülü’ sporcularına getirilen yasağında yaşadı...
WUSHU FEDERASYONU
KADAR OLAMIYORLAR
Wushu Federasyonunun uluslararası yönetiminin ‘yasak’ kararına yasak getirerek, müsabakalara katılmama kararı aldı. Sonuç mu? Bugün Türkiye Wushu Federasyonu uluslararası müsabakalara ‘başörtülü’ olarak katılabilmektedir. Demek ‘dik’ durulduğunda oluyormuş. Bu söylediklerimizden ‘Bayanlar kıyafet değiştirip güreşebilir!’ sonucu çıkarılmasın. Sakın ha!.!. Bizlerin ilk karşı koyduğumuz, toplumumuzun önemli değerleri olan bayanlarımız/kadınlarımız/kızlarımızın ‘mindere’ çıkarılıp, podyuma çıkarılır gibi yarıştırılması. Bu güreşçileri olduğu gibi, bazı diğer branşları da kapsamına alıyor. Sporcusunun kıyafetiyle birlikte, güreş gibi üst düzey kuvvet, dayanıklılık ve çeviklik isteyen kısacası bayanların anatomik yapısına tamamen aykırı olan (1), diğer yandan inanç ve geleneğimizle bağdaşmayan (2) ‘Bayanı /Kadını’ güreştirmek gibi çağdışı adlandırılacak sürece seyirci kalmamanın önemini ‘sıradan’ görmemek gerek.
TEDAVİSİ GÜÇ YARALAR AÇILIYOR!
Günümüz batı medeniyetinden kaynaklanarak 1900’lu yılların sonunda gündeme gelmeye başlayan ve işleyen süreçle birlikte, yaş grubu olarak bugün alt yapılara kadar inen bayan güreşi, çoğunluk tarafından ‘sessiz sedasız izlenmeye devam ediliyor. Güreş tarihine ismini ‘altın’ harflerle yazdıranlar gelişmelerden kaygı duysalar da, her ne hikmetse ‘tepki’, sesli düşünmek yerine sessiz kalmaya devam ediyorlar. Bunun tek bir nedeni ise üst muhatap federasyon yetkilileriyle ‘ters’ düşmemek. Bahse konu olan kişiler ya eski veya aktif güreşçi, antrenör, yönetici, başkan veya hakemler. Peki ‘kimseyle’ ters düşmeyeyim derken, toplumun özüyle bağdaşmayan bu ‘bayanın güreştirilmesi’ uygulama rezaleti işlediği sürece, vicdanlarına rahatsızlıkları, ‘bayanın güreştirilmesi’ sonrasında, toplumda oluşan ve tamiri güç kişisel ve toplumsal psikolojik ve sosyolojik hasarları tamir etmeleri mümkün olmayacağına göre!.. Şimdi bu kadar normal olamayan gelişmelerden sonra ‘Bayanı Güreştirme’ konusuna sesiz kalmak, inanın aklım, ne gönlüm, nede vicdanım rıza göstermiyor. Bir an önce bu ‘bayanı güreştirme’ kepazeliğine son verilmeli. Halen aksini düşünmeye başlıyorsak, inandığımız değil, yaşadığımız inanmaya ilk adımı atmışız demektir ki, Allah (c.c) muhafaza. Bu vesileyle Hicri Yılbaşımız ve Cumamız mübarek olsun inşallah...







