Başakşehir ve Trabzonspor’un Şampiyonluğu!..
Süper Ligin 25. Haftasına lider giren Medipol Başakşehir, güçlü rakibi Fenerbahçe’yi (her iki takım arasında oynanan maçların sonucuna bakılarak ‘güçlü’ yakıştırmasına maruz kalıyoruz) 2-1 mağlup ederek, Şampiyonluk yolunda ki önemli bir ‘engeli’ daha ‘kazasız’ geçti. Bu sonuç ‘İstanbul ekibini ligin altıncı Şampiyon takımı yapar mı?’ sorusu, net bir şekilde karşımıza çıkıyor! Abdullah Avcı yönetiminde Demba Ba, Robinho, Kudryashov, Visca, Arda ve Emre’si ile iyi işlere imza atan takımın, kısa sürede (Süper Lig’deki mazisine istinaden) Şampiyonluğun emin hale gelmesi, ‘sistem’ ve ‘programlı’ çalışmanın neticesi. İsminin Şampiyonluğunun adayı olarak anılması, gelecek yıllara nasıl yansır (Kulübün satılması söylentileri dikkate alındığında) devam edip etmeyeceği tartışılsa da, geldiği başarı noktası an itibariyle ‘takdir’ edici, altyapı, oyuncu yaş ortalaması açısından (gelecek konusunda) ise tartışılması gereken bir durum! Bugün yazımıza konu olacak kadar başarı sağlayan Medipol Başakşehir’in altyapısı ve 2018-19 Futbol Sezonunda Şampiyonluğun en kuvvetli ekibinin yaş ortalaması, üzerinde durmak/düşülmesi gereken konu olmasını çok net görmekteyiz, Başakşehir takımının tesisleşme konusuna baktığımızda, tıpkı devlet desteğini alan diğer Kulüpler gibi önemli bir yapıya sahip. Sponsor desteği, naklen yayın, Şampiyonlar Ligi’ne ‘ayak bastı’ parası ve diğer gelirlerle, bir Kulübün ayakları üzerinden nasıl durabileceğinin önemli ayrıntıları oluyor. Her takımın Şampiyon olma şansına sahip olmayacağına göre, finansal kaynak yönünden, her takım Başakşehir gibi şanslı olmuyor. Oyuncu /mali/yönetim istikrarı v.b. unsurlar, Türk futbolunun sonunu hazırlayan ayrıntılar olarak karşımıza çıkıyor. Vermek istediğimiz mesaj, haziran ayında yapılacak olan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanlık seçimine aday olacak ismin/isimlerin, bu tür ayrıntılara kafa yorması önem taşıyor…
TRABZONSPOR
ŞEHRİNİN ŞAMPİYONU
Trabzonspor, ligdeki ‘şansını’ zorlamayı sürdürüyor. Karadeniz’in bordo-mavili ekibi saha ve seyircisi önünde ki son karşılaşmasında, Akhisarspor’u 2-1 galip mağlup etti. Başarılı veya başarısız sonuçlardan daha ziyade, geleceği yatırım olarak görülen kadrodaki genç oyuncuların performansı. Maçın her iki yarısında, karşılıklı ataklar vardı. Kaleci Uğurcan’ın başarısı, Karadeniz ekibin üç puana ulaşmasında önemli etken oldu. Bir maçta kaleci ön plana çıkıyor ise, o takım hakkında, teknik olarak ‘değer’ ölçüsünün ortaya çıkmasına yetiyor. Bu gerçekler ışığında, kısa vadede Trabzonspor’dan başarı beklemek gibi yanılgının içerisine düşülmemeli. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun Trabzonspor dergisi aracığıyla vermiş olduğu mesaj, önem açısından dikkatimi çekiyor. Başkan’ın ‘Trabzonspor Kulübü, 52 yıllık geçmişi, tarihi başarıları ve kamuoyu nezdinde kazandığı saygın konum ile…’ başlayan açıklamaları, ‘Trabzon şehrinin kulübüdür…’ şeklinde devam ediyor. Bordo-mavili ekibe görev üstelenen ve desteğini esirgemeyen herkes, bu hassasiyetin farkında olması gerekiyor. Bu tespitlerle, Kulüp yönetim şekliyle Başakşehir ile Trabzonspor’u ‘terazinin’ her iki kefesine yerleştirin. Aradaki farkı bulup, başarı yolundaki ‘gereklilik’ yerine getirildiğinde, işte o vakit ‘başarısızlık’ başarıya dönüşür. An itibariyle aklıma gelen fark başkan ve teknik ekibin görev süreci/istikrarı. Diğer fark ise, Trabzonspor’da olup Medipol Başakşehir’de olmayan ‘şehir’ takımı olma özelliği. Karadenizli ‘Bize her yer Trabzon’ derken, boşuna demiyor. Öyle ise bu anlamlı mesajın içini doldurup, sonuca ‘Şampiyon’ olarak yansıtılmalı…







