Avrupalı Trabzonspor
Yabancı oyuncu sayısı bakımından yazımızın başlığına baktığımızda Trabzonspor için en son ‘yakıştırabileceğimiz’ bir başlık. Bordo-Mavili kulübün tarihine göz gezdirdiğimizde, elde edilen lig şampiyonluklarının altında Trabzonspor altyapısından yetişen isimlerin katkısı olduğu görülmekte...
Bugün ise yabancı oyuncuların çokluğu göze çarpmakta.
Son Avrupa Ligi maçında Leiga Varşova karşısına yedi yabancı oyuncusu ile çıkıyor Bordo-Mavili ekip. Maçın sonucu ise 2-0 temsilcimiz lehine tamamlanıyor. Gaye maç kazanmak ise mesele yok.
Elde edilen netice ise Bordo-Mavili ekibi J Grubu’nda yenilgisiz lider durumuna getiriyor. İşte ondan sonra da başarı noktasında Trabzonspor oluyor Avrupalı.
¥
Galibiyet tabii ki güzel. Maçına göre futbol iyi olunca galibiyet, kazanılan her maç ise lider olmayı kaçınılmaz kılıyor. Bu, Trabzonspor için moral kaynağı demek. İstenilen sadece skor ise Karadeniz ekibi fazlasıyla yapıyor.
Leiga Varşova maçından sonra Teknik Direktör Mustafa Akçay’ın dediği gibi ‘Ülkemizde 5 maç üst üste deplasmanda kazanan takım unvanı almak kolay değil.’ Bu sadece Trabzonspor’un hanesine değil, Türk futbolunun Avrupa’daki başarı sıralamasında da artı puan kazanması anlamına geliyor…
¥
Skor olarak anlamlı bir galibiyete imza attı Trabzonspor. Bundan dolayı Bordo-Mavili ekibi kutlamak gerek. Peki, ya ortaya konan futbol nasıl değerlendirilmeli? Şu gerçeğin altını çizmekte fayda var. Bordo-Mavili ekibin Avrupa’da maç kazanması övgüyü gerektirir. Bu övgüyü fazlasıyla hak ediyorlar. Fakat ortaya konan futbol için aynı tabloyu çizmek mümkün değil.
UEFA Avrupa Ligi J Grubu’nda yer alan Apollon Limassol ve Legia Varşova takımları Trabzonspor’un ayarında olamayan zayıf ekipler. Bir tek geriye Lazio takımı kalıyor ki. Bu takımla oynanan ve 3-3 tamamlanan maçı hatırlayın. Sanırım ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
Maça gelince... Ev sahibi ekibin 21 ve 23. dakikalarda kaçırdığı golleri gördükten sonra, karşılaşmanın ilk 45 dakikasının başladığı gibi 0-0 sonuçlanması sanırım en çok Teknik Direktör Mustafa Akçay’ı sevindirmiştir. Kalabalık orta sahanın savunmaya yakın oynamasını gördükten sonra, insan, “Bu takım nasıl maç kazanacak?” düşüncesine kapılmadan edemiyor.
Karşılaşmanın ikinci yarısında roller değişti. ‘Savunmayı kalabalık tutmak, galibiyeti ikinci plana atmak’ manasına geleceğini anlayan Akçay’ın talebeleri, daha çok hücumu düşünmeye başladı. Çünkü, rakibin gücü belliydi. Maçın son yirmi dakikasında gelen goller, skoru belirledi.
¥
Varşova maçında dikkat çeken hususlardan biri de maçın ikinci yarısında adalesinden sakatlanan kaleci Onur’un yerini Zeki’ye bırakması. Bugüne kadar bir kalecinin takımına yapabileceğinin daha fazlasını veren Onur’un maçı tamamlayamaması o nedenle önemliydi.
Tolga’nın Beşiktaş’a transferinden sonra kaleyi devralan başaralı file bekçisi, kritik kurtarışlarla sürekli ön plandaydı. Onun bu başarısı Trabzonspor’un başta Avrupa olmak üzere, kendinden emin şekilde yol almasını sağladı.
Kaleci Onur’un arkasında yedek bekleyen Zeki Ayvaz’ın ne yapacağı merak konusuydu. Çünkü 24 yaşındaki genç file bekçisi, Bordo-Mavili forma altında ilk resmi maçına çıkıyordu. Bu maçın da Avrupa karşılaşmasına denk gelmesi, sonuç hakkında insanın merakını artırdı.
Zeki’nin 58. dakikada rakibin tehlikeli atağını kesmesi, kendisine güvenenleri mahcup etmeyeceğinin önemli işaretiydi. Bu kurtarışıyla hocasına önemli bir mesajın altını çizer gibiydi; ‘Bizlere daha fazla şans tanımalısınız’...
Bugün ise yabancı oyuncuların çokluğu göze çarpmakta.
Son Avrupa Ligi maçında Leiga Varşova karşısına yedi yabancı oyuncusu ile çıkıyor Bordo-Mavili ekip. Maçın sonucu ise 2-0 temsilcimiz lehine tamamlanıyor. Gaye maç kazanmak ise mesele yok.
Elde edilen netice ise Bordo-Mavili ekibi J Grubu’nda yenilgisiz lider durumuna getiriyor. İşte ondan sonra da başarı noktasında Trabzonspor oluyor Avrupalı.
¥
Galibiyet tabii ki güzel. Maçına göre futbol iyi olunca galibiyet, kazanılan her maç ise lider olmayı kaçınılmaz kılıyor. Bu, Trabzonspor için moral kaynağı demek. İstenilen sadece skor ise Karadeniz ekibi fazlasıyla yapıyor.
Leiga Varşova maçından sonra Teknik Direktör Mustafa Akçay’ın dediği gibi ‘Ülkemizde 5 maç üst üste deplasmanda kazanan takım unvanı almak kolay değil.’ Bu sadece Trabzonspor’un hanesine değil, Türk futbolunun Avrupa’daki başarı sıralamasında da artı puan kazanması anlamına geliyor…
¥
Skor olarak anlamlı bir galibiyete imza attı Trabzonspor. Bundan dolayı Bordo-Mavili ekibi kutlamak gerek. Peki, ya ortaya konan futbol nasıl değerlendirilmeli? Şu gerçeğin altını çizmekte fayda var. Bordo-Mavili ekibin Avrupa’da maç kazanması övgüyü gerektirir. Bu övgüyü fazlasıyla hak ediyorlar. Fakat ortaya konan futbol için aynı tabloyu çizmek mümkün değil.
UEFA Avrupa Ligi J Grubu’nda yer alan Apollon Limassol ve Legia Varşova takımları Trabzonspor’un ayarında olamayan zayıf ekipler. Bir tek geriye Lazio takımı kalıyor ki. Bu takımla oynanan ve 3-3 tamamlanan maçı hatırlayın. Sanırım ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
Maça gelince... Ev sahibi ekibin 21 ve 23. dakikalarda kaçırdığı golleri gördükten sonra, karşılaşmanın ilk 45 dakikasının başladığı gibi 0-0 sonuçlanması sanırım en çok Teknik Direktör Mustafa Akçay’ı sevindirmiştir. Kalabalık orta sahanın savunmaya yakın oynamasını gördükten sonra, insan, “Bu takım nasıl maç kazanacak?” düşüncesine kapılmadan edemiyor.
Karşılaşmanın ikinci yarısında roller değişti. ‘Savunmayı kalabalık tutmak, galibiyeti ikinci plana atmak’ manasına geleceğini anlayan Akçay’ın talebeleri, daha çok hücumu düşünmeye başladı. Çünkü, rakibin gücü belliydi. Maçın son yirmi dakikasında gelen goller, skoru belirledi.
¥
Varşova maçında dikkat çeken hususlardan biri de maçın ikinci yarısında adalesinden sakatlanan kaleci Onur’un yerini Zeki’ye bırakması. Bugüne kadar bir kalecinin takımına yapabileceğinin daha fazlasını veren Onur’un maçı tamamlayamaması o nedenle önemliydi.
Tolga’nın Beşiktaş’a transferinden sonra kaleyi devralan başaralı file bekçisi, kritik kurtarışlarla sürekli ön plandaydı. Onun bu başarısı Trabzonspor’un başta Avrupa olmak üzere, kendinden emin şekilde yol almasını sağladı.
Kaleci Onur’un arkasında yedek bekleyen Zeki Ayvaz’ın ne yapacağı merak konusuydu. Çünkü 24 yaşındaki genç file bekçisi, Bordo-Mavili forma altında ilk resmi maçına çıkıyordu. Bu maçın da Avrupa karşılaşmasına denk gelmesi, sonuç hakkında insanın merakını artırdı.
Zeki’nin 58. dakikada rakibin tehlikeli atağını kesmesi, kendisine güvenenleri mahcup etmeyeceğinin önemli işaretiydi. Bu kurtarışıyla hocasına önemli bir mesajın altını çizer gibiydi; ‘Bizlere daha fazla şans tanımalısınız’...







