Asya’dan Avrupa’ya koşuyoruz...
Eski adıyla Avrasya, yeni adıyla İstanbul Maratonu. Bu yıl 35’incisi koşulacak Sportif etkinlik yarın, 10 binlerce yerli/yabancı sporseverin katılımı ile gerçekleşecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a göre Dünyanın sayılı maratonları arasına girmeyi hedeflenen organizasyonun bir tek hedefi var; İstanbul şehrinin gerçek potansiyeini tüm dünyaya göstermek.
Dile kolay tam 35 yıldır sürdürülen ve geleneksel hale gelen etkinlik, bu yıl ismini yenileyerek sevenlerine kucak açmayı sürdürecek. Spor A.Ş. Genel Müdürü ve aynı zamanda maratonun yarış direktörü Alpaslan Baki Ertekin’e göre, isim değişikliğinin nedeni ‘İstanbul’un marka değerini artırmak’. O nedenle de bu güne kadar ‘Avrasya’ ismini alan maraton, bundan sonra ‘İstanbul Maratonu’ olarak koşulacak.
Organizasyona her geçen gün ilginin artması ve marka değerinin uluslararası platforma taşınması, reklamın gücüne inanan THY, Vodafone gibi firmaların harekete geçmesine sebep oldu. Onun için Avrasya Maratonu, İstanbul’dan ismini ve Vodafone’dan da sponsorluk desteğini alarak, bu yıl Vodafone İstanbul Maratonu adı altında koşulacak...
•
Önceleri ‘Avrasya’ dendiği zaman hazırlıklar aylar öncesinden başlardı; Reklam, tanıtım, malzeme vs. Şimdilerde ise emek ve çabanın sonucunda kurulan çark/sistem, kendiliğinden tıkır tıkır işliyor.
Organizasyonun patronu konumunda olan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü, uygulamadaki temsilcisi Spor A.Ş. yetkilileri, bu etkinlikte kendini aştı. İstanbullu, Anadolulu, bitmedi yurt dışındaki katılımcısıyla, organizasyon adeta sınırları aşıp tanınır/yaşanır New York, Boston, Londra gibi dünya markası maratonları arasına girme yolunda hızla yol kat ediyor.
Hal böyle olunca da çıtanın ne kadar yükseltildiği ve bu etkinliğe ne kadar kişinin katılım sağladığı rakamlara da yansıdı. Maratona 20 bin, Halk Koşusuna yerli/yabancı 100 binden fazla atlet/ sporseverin katılacağı gerçeğini görmek haksızlık olur sanırım.
•
Bu yıl tam 35’incisi yapılacak olan sportif organizasyonun ‘şemsiyesi’ altında neler yok ki… Maratonun kendisi, 15 km, 8 km ve Halk Koşusu..
Deyim yerindeyse seç/beğen al! İlk bakışta kısmetine ne çıkarsa türünden, devamında ise aklınıza takılan hedefin gerçekleşmesi için bulunmaz fırsat…
Ekinliğe ister sportif amaçlı bak, ister podyum misali hünerini sergile. Eğer tutku edindiysen ve sesini duyurmak istiyorsan haykır haykıra bildiğin kadar sevgini, koşarak/yürüyerek geçeceğin Boğaziçi Köprüsü’nün üzerinde, bir fotoğraf karesiyle İstanbul’a olan aşkını kalıcı hale getir.
Konuştur becerini, köprüyü geçerken veya köprünün üzerinde. Dikkat edilmesi gerekenler de yok değil! Sakın ha sakın, insan trafiğini kilitleme pahasına köprü üzerinde tavla oynayayım, piknik tüpü yakayım deme…
•
Hep demiyor muyuz; spor kültürümüz nasıl gelişir diye. Bugüne kadar katıldığımız organizasyonlarda çocuk arabasıyla iştirak eden anneden, 83 yaşındaki amcaya kadar böyle bir etkinliğe seyirci olarak değil de, uygulayıcı kişi olarak katılmak, spor kültürünün bir yansıması değil de ne olabilir?
Bir anonim sözde, ‘Kendi kapasiten dahilinde, elinden gelenin en iyisini yaptığın zaman, kendi yarışını çoktan kazanmış olursun’ deniliyor...
Bizler, dünyada iki kıtayı birbirine bağlayan tek ‘seçkin’ spor etkinliği olan Vodafone İstanbul Maratonu’na katılmak için yarın Üsküdar/Altunizade Köprüsü’nde olacağız. Sporun özünü yansıtan bu anlamlı organizasyonda sizleri de aramızda görmek isteriz...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a göre Dünyanın sayılı maratonları arasına girmeyi hedeflenen organizasyonun bir tek hedefi var; İstanbul şehrinin gerçek potansiyeini tüm dünyaya göstermek.
Dile kolay tam 35 yıldır sürdürülen ve geleneksel hale gelen etkinlik, bu yıl ismini yenileyerek sevenlerine kucak açmayı sürdürecek. Spor A.Ş. Genel Müdürü ve aynı zamanda maratonun yarış direktörü Alpaslan Baki Ertekin’e göre, isim değişikliğinin nedeni ‘İstanbul’un marka değerini artırmak’. O nedenle de bu güne kadar ‘Avrasya’ ismini alan maraton, bundan sonra ‘İstanbul Maratonu’ olarak koşulacak.
Organizasyona her geçen gün ilginin artması ve marka değerinin uluslararası platforma taşınması, reklamın gücüne inanan THY, Vodafone gibi firmaların harekete geçmesine sebep oldu. Onun için Avrasya Maratonu, İstanbul’dan ismini ve Vodafone’dan da sponsorluk desteğini alarak, bu yıl Vodafone İstanbul Maratonu adı altında koşulacak...
•
Önceleri ‘Avrasya’ dendiği zaman hazırlıklar aylar öncesinden başlardı; Reklam, tanıtım, malzeme vs. Şimdilerde ise emek ve çabanın sonucunda kurulan çark/sistem, kendiliğinden tıkır tıkır işliyor.
Organizasyonun patronu konumunda olan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü, uygulamadaki temsilcisi Spor A.Ş. yetkilileri, bu etkinlikte kendini aştı. İstanbullu, Anadolulu, bitmedi yurt dışındaki katılımcısıyla, organizasyon adeta sınırları aşıp tanınır/yaşanır New York, Boston, Londra gibi dünya markası maratonları arasına girme yolunda hızla yol kat ediyor.
Hal böyle olunca da çıtanın ne kadar yükseltildiği ve bu etkinliğe ne kadar kişinin katılım sağladığı rakamlara da yansıdı. Maratona 20 bin, Halk Koşusuna yerli/yabancı 100 binden fazla atlet/ sporseverin katılacağı gerçeğini görmek haksızlık olur sanırım.
•
Bu yıl tam 35’incisi yapılacak olan sportif organizasyonun ‘şemsiyesi’ altında neler yok ki… Maratonun kendisi, 15 km, 8 km ve Halk Koşusu..
Deyim yerindeyse seç/beğen al! İlk bakışta kısmetine ne çıkarsa türünden, devamında ise aklınıza takılan hedefin gerçekleşmesi için bulunmaz fırsat…
Ekinliğe ister sportif amaçlı bak, ister podyum misali hünerini sergile. Eğer tutku edindiysen ve sesini duyurmak istiyorsan haykır haykıra bildiğin kadar sevgini, koşarak/yürüyerek geçeceğin Boğaziçi Köprüsü’nün üzerinde, bir fotoğraf karesiyle İstanbul’a olan aşkını kalıcı hale getir.
Konuştur becerini, köprüyü geçerken veya köprünün üzerinde. Dikkat edilmesi gerekenler de yok değil! Sakın ha sakın, insan trafiğini kilitleme pahasına köprü üzerinde tavla oynayayım, piknik tüpü yakayım deme…
•
Hep demiyor muyuz; spor kültürümüz nasıl gelişir diye. Bugüne kadar katıldığımız organizasyonlarda çocuk arabasıyla iştirak eden anneden, 83 yaşındaki amcaya kadar böyle bir etkinliğe seyirci olarak değil de, uygulayıcı kişi olarak katılmak, spor kültürünün bir yansıması değil de ne olabilir?
Bir anonim sözde, ‘Kendi kapasiten dahilinde, elinden gelenin en iyisini yaptığın zaman, kendi yarışını çoktan kazanmış olursun’ deniliyor...
Bizler, dünyada iki kıtayı birbirine bağlayan tek ‘seçkin’ spor etkinliği olan Vodafone İstanbul Maratonu’na katılmak için yarın Üsküdar/Altunizade Köprüsü’nde olacağız. Sporun özünü yansıtan bu anlamlı organizasyonda sizleri de aramızda görmek isteriz...







