AK Parti ve Fenerbahçe’nin spor politikaları!..
Bugün günlerden cuma. Bu mübarek günümüz, hayırlara vesile olur inşallah. Günün anlamına bağlı kalarak, güzel düşünüp, güzel yazmak istiyoruz. Gelişmelerin ise art arda olması, adeta birbirlerini tamamlar nitelikte oluyor. Burada amaç kalemin ucunu sivrilterek karşı tarafa zarar vermek değil, bereket niyetine gönül bahçesine su serpmek...
Bu anlayışın en ince/hassas ayarı ‘Sahip olduğumuz bilginin efendisi, bilmediğimiz ise hizmetçisi olmak’ gibi bir görev üstlenmek. Bugün isimler farklı olsa da, spordaki başarı/başarısızlığı içeren iki konuya değineceğiz. Yorumları ise siz değerli okuyuculara bırakacağız...
AK PARTİ BELEDİYELERİ
SPORUN NERESİNDE!
Ülkemizde vatandaşa en yakın kamu birimleri, dahası, vatandaşa en kısa yoldan hizmet götüren yerel yönetim, diğer bir ifadeyle belediyeler. Sayın Başbakanımızın dediği gibi, söz konusu olan seçimden seçime değil, her daim hatırlanması gereken geniş bir kesim. Bu demek oluyor ki, ülke insanımıza hak ettiği hizmeti arada bir değil, her daim ve ayağına kadar götürüp sunmak gerekiyor. Sunulan/sunulacak bu hizmetlere spor açısından baktığımızda, beden ve ruhen sağlıklı bir neslin yetiştirilmesi amacı taşıyor...
Hizmetin kalitesi açısından dünyanın en sayılı hastane ve adalet saraylarımız olsun ama, bunun yanında spor tesislerimiz de olması, olamaz ise olmazlardan Neden? Kullanan kişi açından baktığımızda, hangisinin sayısal değer artışı ülke ekonomi ve sosyal alanda olumlu katkı sağlayacağı çok açık ve net!.
Madem cevap spor tesisleri, öyle ise halen aynı partiden olup da birisinde yeteri kadar vatandaşın spor yapacağı tesis varken, diğer belediyede spor tesisinin esamesi dahi okunmuyor. Bundan da anlaşılıyor ki, söz konusu ülke vatandaşının menfaatleriyse, böyle bir hassas konu hiç kimsenin tekeline bırakılmamalıdır.. AK Partilide, ikinci Erdoğan döneminde 2023 yılına yönelik hedeflenen projelerin içerisinde spor, gerçeği önemli yer tutar.
FENERBAHÇE’DE AZİZ
‘YILDIRIM’ POLİTİKALARI...
Basketbol kariyerinde ilk Avrupa Şampiyonluğunu 1992 yılında, henüz 31 yaşında yaşayan Başantrenör Zeljko Obradovic, tam 25 yıl sonra bu kez Fenerbahçe Basketbol takımı ile mutlu sona ulaştı. En dikkat çekici olan Sırp teknik adamın, geride bıraktığı 25 yıldaki sportif başarıları Türkiye’ye ilk Avrupa Ligi Şampiyonluğu kazandıran çalıştırıcının yarının hesabını bugünden yaptığını, sarf ettiği ‘Sezon bittikten sonra kadromuzda çok büyük bir değişiklik düşünmüyorum...’ şeklindeki sözlerinden anlıyoruz... Sabır madem acı, tatlı olan tarafıysa meyvesi, buna bağlı olarak sarı-lacivertli sporsever haklı olarak soruyor; ‘Kulüp başkanı Sayın Aziz Yıldırım, aynı tahammülü futbol takımının teknik adamlarına niçin göstermiyor?’ Her iki branştaki rakamsal değerlere (istatistiklere) bakıldığında, bu sorunun anlaşılması ve önemi daha iyi anlaşılacaktır sanırım...
Fenerbahçe, basketbolda Avrupa devlerinin yer aldığı platformda, yarışı ilk sırada tamamladı ve mutlu sona ulaştı. Eyvallah. Fenerbahçe futbol takımının son şampiyonluğu, hangi teknik adam döneminde gerçekleşti ve o çalıştırıcı şimdi nerede? Bugün Lig bitmeden, mevcut teknik direktör Dick Advocaat’ın misafir konumuna ne demeli?..
Sarı-lacivertli kulüpte başkan aynı olsa da, uygulamaları branşlara göre değişkenlik göstermekte. Sporda başarı ve başarısızlık adına, kim, hangi dersi alacak ise, bu mesajların tamamı Fenerbahçe’de mevcut. Böyle bir durum ise, sarı-lacivertli ekibin neden ülkemizin en çok taraftar grubuna sahip olduğu (futbolda başarı olmaz ise basketbolda olur anlayışı hakim...) şimdi daha iyi anlaşılıyordur sanırım!..







