15 Temmuz’u unutmayalım, unutturmayalım…
Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü. Çok değil, aradan iki yıl geçmiş olsa da, FETÖ denen kanlı batının ‘taşeron’ örgütün, ümmetin birlik ve beraberliğine yapılan ‘darbe’ kalkışmasının izleri, o gece yaşananlar, gelecekte nelerin yaşanacaklarının apaçık göstergesidir. Bu gerçeklerden hareketle, 15 Temmuz süreciyle bağlantılı önceki yazılarımızdaki ‘anekdotları’ paylaşmadan önce, daimi duamızı tekrarlayalım; ‘Allah (cc) o geceyi bir daha yaşatmasın... Rabbim o gecedeki birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, inşallah…’ Amin
•
“Takvim yaprakları 15 Temmuz Cuma, saatler 22.30’u gösterdiğinde, ülkenin birlik ve beraberliğine silah sıkılıp, tanklar yürütüldü. Kirli oyun deşifre olmaya başlayınca, minarelerde selalar yükseliyordu. Biz inananlar için, selanın, cuma ve ölüm dışında okunması, birlik-berberlik çağrısı, halkın manen daha güçlü olması manası taşıyordu. O çağrıya milyonlar duyarsız kalamazdı, kalmadı da çok şükür. Köprüleri kesip, tankları yürütse, jetleri havalandırsalar da, Allah’ın (cc) yardımı, sağduyulu emniyet güçleri ve halkın dirayeti ile hainler başarılı olmadılar. Ülkenin bütünlüğüne yapılan hain ve kalleşçe saldırının darbe girişimi, bastırıldı. Ankara’nın göbeğinde tank yürütülenler, o derece gözleri kararmışlardı ki, askeri araçlarla insanları ezip geçmesine rağmen, yapılan hainliği bağımsızlığının tehlikede olduğunu idrak eden halk, hassas ve dirayetiyle meydanlardaydı. Allah’ın (cc) yardımıyla yaptıkları son hamle-darbe girişiminde kendileri boğuldular. Eğer bu şerefsiz ve hainlerin başını ezmez, acilen yasa çıkarıp idam cezasını geri getirip, ortadan kaldırmaz iseniz, ülkesine bu zor günde sahip çıkıp darbeyi bastıran milyonların önüne atın, onlar icabına bakar…”(Akit-17 Temmuz 2016)
•
‘Para, makam, kadın’ unsurunun, toplumu oluşturan bireylerin en büyük imtihanı olduğundan, o sınavdan çıkılması kolay olamamakta. Bunun temelinde, kişisel veya karşılıklı menfaat oluşturmakta. Günümüz gündemini en çok meşgul eden Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ). Geçmişi 40 yıla dayanan FETÖ’nün 17-24 Aralık sonrası tescil edilmesi, 15 Temmuz’da da kirli-hain yüzünü gösterdikten sonra, şimdi sıra ‘hainleri’ ayırt etmeye geldi. Aynı ihanetin bir daha yaşanmaması adına ‘süreç’ işlemeye devam ediyor; her güne yeni bir sorgu, itiraf ve tutuklamalar… (Akit – 26 Ağustos 2016)
•
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son açıklamalarından net bir şekilde anlıyoruz ki; ‘Artık şüphe dönemi bitti, mücadele dönemi başladı...’ Peki bu mücadele kimlere karşı nasıl gerçekleştirilecek? O terör gecesi yaşananlar sadece kişiye, sadece belli kesime, sadece ülkemize değil, ümmete karşı yapılan tam bir haçlı zihniyetin bir koludur. Uzak veya yakın tarihte bunun örneklerini görmek zor değil. Aynı anlayışın son saldırısı, diğer hainliklerin katlanmış hali. Kendi silahı ile kendi vatandaşına ölümüne ateş açacak kadar alçakça bir yapı. Başkomutanın dikkat çektiği gibi; ‘239 masum insanımızı katleden gözü dönmüş caniler, 2 bin 197 masumu yaralarken, bu katillere hâlâ masumiyet atfetmek gayretullaha dokunur.. Zalime merhamet, mazluma zulümdür...’ (Akit-5 Ağustos 2016)
•
Dikkatinizi çektiyse bugünkü yazımız konu olan alıntılar, geçmişe dönük darbe teşebbüsünün haftasına dayanıyor. Sonrasında da darbe teşebbüsü konusunu kaleme almıştık. Sözün özü, dirliğimizi artırabilmek için, içimizdeki hainleri ayırt edip, hainlere karşı tek vücut olma zorunluluk. Dua ile başladığımız yazımızı, dua ile tamamlayalım inşallah; ‘Allah (cc) niyetimizi halis, dirayetimizi daim eylesin, inşallah. Amin.







