--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eee n’olacak şimdi!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
68

PCR kalktı. PCR kalkınca salgın biter. Şimdi sıra HES kodu ve maskede. Bakın bu maske bulaşı artırır, daha çabuk hasta olursunuz, daha ağır geçirirsiniz. Ölümcül sonuçları olabilir. Bir maske 2 saatten fazla kullanılmamalı ve kullandı iseniz, bu maskeyi takan eldiven de takmalı, bone de. Ve her üçünü de işi bitince tıbbi atık statüsünde imha etmeli.

Dünyada daha az oksijen alarak daha sağlıklı yaşayan canlı yok. Maskenin korku pandemisine sebeb olması bir yana, gözünüze sürekli mikroplu, sıcak karbondioksit üflemek hangi salim aklın eseri olabilir. Yakında görürsünüz gözünüze ne olduğunu! O maskelerin nasıl bir çevre felaketine yol açtığını görmüyor musunuz. O sentetik paçavrayı sürekli soluyarak üst solunum yolları ve akciğerinize iyilik ettiğinizi mi sanıyorsunuz!

Zaten SinoVac artık bitti. Onun yerini yerli malı, yurdun malı TurkoVac aldı. BionTech’in Pfizer üzerinden pazarladığı mRNA da patladı. Geriye ne kaldı. Bu aynı aşının tekrar tekrar vurulmasında da bir hikmet yokmuş. O zaman biz bu kadar haltı niye yedik! Bu kadar para, bu kadar zaman, bu kadar tartışma, bu kadar ölüm niçindi!

Bu bilim kurulu ne iş yapıyordu, bu siyaset, bu bürokrasi hangi akılla bu yalanın peşine takıldı. Bu media nasıl 3 maymunları oynadı böyle. Bu STK’lar, cemaat yapıları nasıl sessiz kaldılar bu haksızlıklar karşısında. Yargı nasıl sessiz kaldı.

Peki n’olacak şimdi! Sonunda Danıştay Genel Kurulu da, İçişleri Bakanlığından gelen bir yazıya dayanarak, bu konularda zorunluluk olmadığı için davayı reddetti. O zaman yazılan cezalar ne oldu! 

Uçağa, trene almayanlar mobing uygulamış olmuyorlar mı! 

Hay Allah! Şimdi derdimizi kime anlatacağız!

Bu işin global patronları yargılanacakları günü bekliyorlar. 

Bu dünyada bir gün bunların hesabı sorulur. Dilerim uzun sürmez bu hesap. Sürse de bir din günü var. O gün görüşürüz onlarla.

5G’ye nasıl izin verdiniz. Alçak İrtifa Uydularına nasıl onay verdiniz. O iklim anlaşmasını nasıl imzaladınız. Bu süreçte batıdan gelen tavsiyeleri emir telakki eden siyasi partiler, STK’lar, işadamları, bu dünyada yatacak yeriniz yok. Sahi İstanbul Havaalanında ilk 5G uygulamasını başlatmak hangi aklın eseriydi! Allah her şeyi duydu, gördü, biliyor.

Bakın İstanbul Sözleşmesi, Lanzarotte, Hayvan Hakları, Paris Şartı, filan diye geldiler. 

Aslında birbiri ile ilgisiz gibi görünse de, hepsi de aynı hedefe yönelik lanetli bir komplonun ayrılmaz parçaları. Ülkemiz bir yandan biyolojik silahlarla, öte yandan siber saldırılarla açık bir işgal ve saldırı tehdidi altında. 

Otonom akıllı araçlar, akıllı binalar, akıllı şehirler, radar komponentleri taşıyan akıllı ev aletleri, hastahane donanımları, robotlara özel gömülü sistemler ve yazılımlarla her an uzaktan hacklenip patlatılabilir.  

İstihbarat toplanabilir, canlılar biorezonans yöntemleri ile hedef alınabilir. Siber dünyanın mafiası da siber güçlerle dolu. İlaç ve gıda onların elinde bir silaha dönüşüyor. Bugün dünyanın en büyük ve tehlikeli mafiası, ilaç ve gıda, aşı sektörünün içine gizlenmiş, Melek maskeli Şeytanların mafiasıdır.

Bir de Chip takmaya kalkıyorsunuz. İnsanları Bio Hackerlerin insafına mı bırakacaksınız. Bizimkiler Sivas’taki kangal kurt köpeklerine ve Bursa haradaki atlara benzer chipleri taktılar bile. 

Hadi sokak köpeklerine de takın. Zaten kulaklarına küpe diye bir şeyler taktınız, sıra geldi beyinlerine takmaya. 

O zaman insan, hayvan ve bilgisayar nesneler arası iletişimin nesneleri olacaklar. Bizler de Siborga dönüştürüleceğiz bu şekilde, din, ahlak ve gelenekten hatta biyolojik cinsiyetten bağımsız BİREY’lere dönüştürülüyoruz. 

Nüfus cüzdanı ve pasaportlarınızda cinsiyet hanesi yerine artık GENDER yazıyor. Yani erkek ya da kadın değilsiniz, o LGBTIQ+ kataloğundan, yönelim, deneyim ve tercihinize göre seçtiğiniz akışkan bir cinsiyeti ifade ediyor. Birileri uluslararası sistemle uyum adına alnımıza bu utanç damgasını da bastılar.

Daha sonra Favipiravir kullanıldı, o da patladı. Daha önce mRNA’yı kullanmayacağız dediler, daha sonra kullandılar. SinoVac’ın gönüllü (aslında zorunlu) kobayı (‘deneği’ mi demem gerekiyordu yoksa) olduk! 

Favipiravir’den önce de Hidroksiklorokin diye bir ilaç kullanılmıştı. 

Ne iş çıkardılar ama, aşı, PCR, ilaç filan derken iyi götürdüler! 

The Lancet” bu işin böyle gitmeyeceğini yazdı daha önce, CDC’de, DSÖ içinde birtakım tartışmalar oldu. BionTech ve Pfizerin sahtekarlıkları ortaya çıktı. Özlem Türeci ve Uğur Şahin’i iyi pazarladılar. Bu iki isim tam bir projeydi! 

PCR’i bulan, yapan adam bu ürünün bu konuda kullanılamayacağını açıkladı, ama duymazdan gelindi. Ve sonunda arkası arkasına bilim kurullarından mahkemelerden hükümetlerden açıklamalar gelmeye başladı. Sonunda nihayet utangaç bir şekilde PCR’i kaldırdılar, ama birileri hâlâ durumu anlamış değil. 

Bu global tehdidin, komplonun ağa babaları ise Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanacakları günü bekliyorlar artık.

Siyasiler, bürokratlar, partilerin genel başkanları artık bu konuda konuşma gereği duyacaklar mı, yoksa onlar kıraldan fazla kıralcı tutumlarını sürdürmeye devam edecekler mi!

Bakalım maske üstüne maske takanlar, bir de seperatör takıp, aşı üstüne aşı yaptırıp, arkası arkasına PCR testi yaptıranlar artık uyanacaklar mı? 

Media ne yazacak bu saatten sonra. İşin farkında olup susan bilim adamları STK’lar artık konuşmaya başlayacaklar mı? 

AVM’ler, zincir marketler, resmi daireler, yerel yöneticiler ne yapacaklar?

N’olacak bundan sonra, hep birlikte göreceğiz. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(68)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sokak Adamı Dünyalı Sokak Adamı

3 Şubat 2022 20:33

Dünya Genel Kaba Ölüm Oranı ve Bulaşıcı Hastalıklardan Ölüm 2022 de de Düştü Worldometer Dünya İstatistiğinde Saklıyamıyorlar Ben defalarca yazdım size de 5 G News Platformunada 2021 Nisanından beri Yok virus kaçmış yok çok tehlikeli imiş yok milyonlarca insan ölecekmiş Amaçları korku imparatorluğu kurmak Bir Tiyatro ile, Başaramadılar Yaşam sevincimizi elimizden alamayacaklar  

Sokak Adamı Dünyalı Sokak Adamı

3 Şubat 2022 20:25

Yorum yazımda rakamları yer değiştirerek yazmışım Aslı şöyle olacak Yılbaşından 28 Ocak Saat 20.25 e kadar Dünya Doğum Sayısı 10689000 Genel Kaba Ölüm Sayısı ise 4487589 Yani Yıla teşmil ettiğimizde Genel Kaba Ölüm Oranı Binde 7,35 Bu 2021 den düşük 2021 Binde 7,43 2021 de 2017 den düşük Binde 7,46 Bulaşıcı hastalıklardan Ölüm de Genel Kaba Ölüm e göre 2022 2021 2017 de 1/5 ve 1990 lara göre Düştü 1990 larda çok yüksek 1/5 bu oran Size bir müjde Türkiye Pleseboyu seçti. Sağlıcakla kalın Esen kalın

dvt

31 Ocak 2022 09:25

Hocam bende bilmiyorum ne olacak şimdi, Evet hep birlikte göreceğiz, Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Bunların hepsinin bir kurgu olduğu, labaratuvarlarda ürettiler. birçok ülkenin ekonomisine darbe vurdular, ceplerini de doldurdular. daha öncede domuz gribini yaydılar, sayısız tavuk çiftlikleri telef edildi. ekonomiye büyük zararlar verildi. Bill Gates di sanırım. Büyük baş hayvanlar sera gazı oluşturuyor, bundan sonra yapay et yemeliyiz. Büyük baş hayvanların üretimini azaltmalıyız diyen bilişim azmanı. Hocam, sadece bu musibetin manevi boyutunu hiç düşünen ve anlatan yok, D.İ Başkanlığımzda zayıf kalıyor. Allah selamet versin.

Sokak Adamı Dünyalı Sokak Adamı

30 Ocak 2022 12:44

Dünya Genel Kaba Ölüm Oranı ve Bulaşıcı Hastalıklardan Ölüm 2022 de de Düştü Worldometer Dünya İstatistiğinde Saklıyamıyorlar Ben defalarca yazdım size de 5 G News Platformunada 2021 Nisanından beri Yok virus kaçmış yok çok tehlikeli imiş yok milyonlarca insan ölecekmiş Amaçları korku imparatorluğu kurmak Bir Tiyatro ile, Başaramadılar Yaşam sevincimizi elimizden alamayacaklar Aslında varolan olan bir hastalığı abartarak gözümüze gözümüze soktular Evet 2022 Ocak 28 Saat 20.25 itibari ile Worldometer da Dünya Nüfusu 7923385000 Doğum 4487589 Genel Kaba Ölüm Sayısı 10689000 (Bunun 990475 i Bulaşıcı hastalıklardan Ölüm ve Genel Kaba Ölüm Sayısı na Oranı 1/5 ) Bu rakamları Yıla teşmil ettiğimizde Genel Kaba Ölümün Nüfusa Oranı Binde 7,35 . 2021 de ne peki bu oran Binde 7,43 Peki bulabildiğim 2017 de ne bu oran Binde 7,46 . Kedi orada ise Ciğer nerede Hanım demezmiydi Nasrettin Hoca. Peki Bulaşıcı hastalıklardan Ölümün Genel Kaba Ölüm Sayısı na Oranı 2022 1/5 2021 1/5 sıkı durun 2017 de de 1/5 Peki 1990 larda ne Çok yüksek Bu Oran 1/3 Demek ki ne imiş Bulaşıcı hastalıklardan Ölüm de düşmüş Rakamları daha önce defalarca yazdığım için bir daha yazmayacağım Biz sokak adamları na hiç sordunuz mu Biz sokak adamları mikropların içinde aşı olmadan dimdik ayaktayız Biz Homosapienslerin Avrupa ya göçüyle virüslere dayanamayan Neandertellerin yokolması gibi aşılarla virüslerle yok edilmek istenen insanlığın güvencesiyiz geleceğiyiz Biz bir milyar homohomeless dimdik ayaktayız. Enteresan birşey daha Vikipedia da Türkiye için 2019 yılında 2020 için tutulan prejeksiyon da 2020 için hem de korona yokken ortada tahmin edilen Genel Kaba Ölüm Oranı Binde 5,86 yani 482000 kişi ölecek denirken Gerçekleşen ise Binde 5,5 yani 455000 ölüm oldu ve bu önceki yıllarla uyumlu bir rakam Yani 27000 kişi daha az ölüm demek bu Enteresan birşey daha söyleyeyim yine Türkiye de 65 yaşüstü 9 canlı çıktı mübarek Her sene bir önceki seneye göre 200000 lerde artış olan 65 yaşüstü Nüfusunda 2020 de tam 392000 kişi arttı. 2019 da 65 yaşüstünün Nüfusa Oranı Yüzde 8,1 2020 de beklenen 8,3 iken bir de baktık ki Yüzde 8,5 oluvermiş Ben bunları Tuik den iğne ile kuyu kazar gibi buldum Hiçbir şekilde bu aşının yararlı organizmalara yararlı bakterilere yararlı virüslere etkisi ile ilgili bir araştırma bulamadım Diyeceğim o ki Antibiyotikler zamanında kurtarıcı olarak sunuluyordu Şimdi ne oldu cinayet aleti sayılıyor nerdeyse Antibiyotikler insanı kuruttu değil mi Uyuşturucu daki gibi önce yüksek enerji donra over doz altın vuruş serüvenini de izleyeceğiz Sağlıcakla kalın Esen kalın

Adem

30 Ocak 2022 10:11

Zaten 21 yıldır küreselcilerin uyguladıkları oyunlarla müslüman ülkeleri yakıp yıkıp yok etme planlarını bütün müslüman ülkelere uyguluyorlar, bugün geldiğimizde de bu ülkeleri yönetenler vasıtasıyla ülkelerin üzerine çöküyorlar

Mavi Dalga

30 Ocak 2022 06:58

Turkiyede bir halt olmaz da, batıda davalar açılır da belki yargılanırken anlarız.mehmet ceyhan söyler ne enterasan hep bile iklim anlaşmasını onayladilar .türkler uymaz bizden kimseye hayır gelmez bu halle

Doğruya Doğru

30 Ocak 2022 00:30

Güzel okunası bir yazı olmuş sade yalın daha az teknik terim ağdalı olmayan kısa cümleler akademik havada olmayan bir yazı

ismail888

30 Ocak 2022 00:23

Gazeteci ama doktor olmayan Dilipak?, aşıdan kaç kişi öldü, virüsten kaç kişi. Salgın, güneş gibi apaçık varken yazılarınla ölümlere vesile oldun. sen Doktor musun diye sorarsa nasıl hesap vereceksin. Köşende yazda okuyalım.

H.E

30 Ocak 2022 00:01

Peki bugüne kadar ölen doktor hemşire diğer insanlar neden öldü.

Abdullah888

29 Ocak 2022 23:51

Tıp doktorları varken sahtelerini dinlemem. Gazeteci Dilipakı dinleyip, Aşı olmayıp ölenlerin vebali Dilipaka ahirette fazlasıyla yeter. Gazeteci ama tıptan ahkam kesiyor.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle