--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Derin devlet” mi dediniz!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
67

Kurtlar vadisi” ve benzer dizileri izleye izleye, insanlar adeta “Derin bir devlet”in var olduğuna, var olması gerektiğine, bunun meşruiyetine inandı(rıldı)lar. Mesela adına “Ak sakallılar” dediler. Dinden ve tarihten bu işlere bir meşruiyet aradılar.

Derin devlet” denilen şey aslında yanılmaz kutsal, her şeye gücü yeten her şeyi bilen bir güç. Tanrısal bir güce sahipler. Adeta Tanrının kılıcı (Seyfullah)dırlar. Sanki “göklerin hazinesinin anahtarı” onların elindedir. Onlar mükâfatlandırır ve cezalandırırlar. Bu yetkileri sorgulanamaz. Devlet için en doğru kararı onlar verir. Bazen “Hızır” rolü üstlenirler.

Allah’ın yetmeyen gücüne güç, yetmeyen aklına akıl yetirme iddiasındadırlar! (Haşa). Hemen söyleyeyim, böyle bir şey şeytani bir yapıdan başka bir şey değildir, olamaz.

Hangi peygamberin hayatında buna örnek göstereceğiniz bir şey söz konusu. Hangi ayet, hangi hadis sizi kontrol dışı bir gizeme yönlendirir! Aksine hep uyarılır insan, bizi gören duyan bilen hüküm sahibi bir Allah var! Hesaba çekileceğimiz gün gelmeden kendi nefsimizi hesaba çekmemiz gerek ve kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmemek için helallik almamız gerek. Peygamberimiz öyle yaptı! “Kimin alacağı varsa gelsin alsın, kime acı ve zarar verdimse gelsin bedelini istesin vereyim” demedi mi!..

Bunlar Masonik yapılardır, gizemli güçleri olduğuna inanılan bu güçlerin kökü çok eskilere kadar uzanır. Modern tapınakçılar ve Masonlar kendilerini Hz. Süleyman’a dayandırırlar. Hz. Süleyman, ins ve cinne hükmediyordu ve mabedin inşasında bukağılı şeytanlar çalıştırıyordu. Hiram usta ve diğer ustalar cinler ve şeytanlarla bu çerçevede ilişki içindeydiler. Ta ki mabed yıkıldı ve tapınağı ve emaneti mukaddese sandığını muhafaza edenlerin bir kısmı Nebukadnezar / Buhtunnasr tarafından esir edildi, bir kısmı kaçtı, şeytanlar ve cinler bunları kontrol etmeye başladı. Bu derin devlet hikâyesi şeytani ve cinni bir yapıdan başka bir şey değil.

Uzun zaman Vatikan’da yuvalandılar, 1789 Fransız devriminden sonra Fransız masonları, İngiltere’de Anglikan kilisesinin doğuşu ile İngiliz locası, İskoç locası derken, Protestanlığın doğuşu ile diğer seküler localar oluştu. 1. Dünya Savaşından sonra bu yapılar ABD’de buluştular. 2. Dünya Savaşından sonra da yenidünya düzeni inşa edildi.

Derin devlet yok, kendine “derin devlet” diyen derin bir çete var. Adı “Encümen-i Daniş” mi, “Özel Harp” mi der, o kendi kendilerine yakıştırdıkları isim..

Ufak devletlerin “derin devlet” dedikleri çeteleri, global çetelerin yerli tetikçilerinden başka bir şey değil. Kim bunlar derseniz, her darbenin arkasında duran medya mafya kılıklı örgütler, iş adamı kılıklı yamyamlar, siyaset adamları, monşer takımı, sanatçı geçinen ucubeler, din adamı ya da bilim adamı kılıklı üçkağıtçılar, bunlar o çevrelerde kümelenirler..

Bakın, derin devlet diye bir şey varsa orada devleti yönettiğini iddia edenler bu çetenin palyaço kılıklı kuklalarıdır.

Bakın, derin bir güç var. Hukuk tanımayan bu güç, siyasi bir mafyadır. Bugün sermaye, siyaset, bilim-sanat, medya, finans, ekonomi ve STK üzerinde bu mafyanın borusu ötüyor.. Soğuk savaş bu siyasi mafyanın işi idi. 11 Eylül de öyle, darbeler de!

Dünyadaki birçok ülkenin sınırlarını, rejimlerini ve iktidarlarını bu mafya belirledi. Savaş ve terör büyük ölçüde bu mafyanın işi. Eğer “derin devlet” diye buna diyorsanız, tamam!

Birçok uluslararası örgüt bu şeytani oluşuma hizmet ediyor.

Bakın dünyanın en zengin ailelerinden biri olan Walmart’ın sahipleri Walton’ların toplam serveti, geçen yıldan bu yana; dakikada 70.000$, saatte 4 milyon$, günde 100 milyon$ artarak 190.5 milyar $’a ulaşmış. Ali Express’in günlük cirosu ise 10 milyar doları geçiyordu. Aylık 300 milyar dolar. 

Ha! Bunların ilk 100’de adı bile geçmiyor. İlk 2 Rothschild ve Rockefeller. FED ve LIBOR’un arkasındaki güç. Daha doğrusu İngiltere ve ABD’nin arkasındaki güç bu güç!

İnce kıyım 200’den fazla ulus devlet icat edince bu yapılara gün doğdu!

Devletlerin çeteleri yok” diyemem, çünkü bazı devletlerin istihbarat örgütleri mafya gibi çalışıyor. Peki, “Çetelerin devleti yok mu?” Olmaz olur mu, darbecilerin hepsi çetedir. Tabi Maraş’ın kurtuluşundaki çete değil. “Ulusal bağımsızlık”, “Laik Cumhuriyet” diye, milletin inancı, tarihi, geleneğine savaş açan, uluslararası siyasi mafyanın içimizdeki tetikçilerinden başka birileri değil.

Karadayı, geçen gün 28 Şubat davasından aklanmayı beklediğini söylüyor.. Bunlar böyledir.

Kayıt dışı devlet”, “kayıt dışı siyaset”in suç ortağıdır. Ying - Yang gibi birbirlerini üretir ve tamamlarlar. “Derin devlet” dedikleri budur. Bu illegal bir suç örgütüdür. Nasıl hukuka uygun olmayan yasa suç aleti ise, adil olmayan devlet suç örgütüdür. Adil devlet bir ihsan ve saadet vesilesi olduğu gibi, adalet, ehliyet ve liyakat, istişare ve şuradan uzaklaşan devlet baş belasıdır.

Adaletten uzaklaşan devlette siyaset ve bürokrasi mafyalaşır. Rüşvet, torpil alenileşmeye başlarsa, devlet zulüm bataklığına saplanır.

İster çete devleti ele geçirsin, ister devlet kendi içinde bir çete oluştursun, sonunda aynı kapıya çıkar. JİTEM de böyle bir yapı idi. Bu yapılar zaman içinde, dini yapılar, ticari yapılar, kamu kurumları, vakıf, dernek, sendika, oda, kooperatif her yere sirayet eder. Derin partiler, derin dernekler, derin vakıflar oluşur. Derin yapılar bu bataklıkta boy verir ve bütün bir toplumu ifsad eder. Ve çok kısa sürede uluslararası çetelerle kol kola girerler ve uluslararası sistemin parçası olurlar.. Uluslararası mafya bu bataklıktan beslenir.

Sonunda darbeciler ve derin yapılar şeytani yapılardır. Medya, mafya, sermaye, siyaset, bürokrasi, bilim-sanat, üniversite, cemaat yapıları, STK hepsinin içinde bu yapıların uzantıları vardır. Bu yapılar, kuluçka dönemindeyken ya hiç hissedilmez, ya da onu hep olumlu yönleri ile görür, tanır ve seversiniz. Ve bir gün, acı gerçeklerle karşı karşıya kaldığınızda artık çok geç olmuştur.

Bakın bir işe haram para, rüşvet, emeksiz sermaye karışmışsa bu işlerin bereketi olmaz. Kayıt dışı siyaset ve sermaye yalanı beraberinde getirir. Yalan ise diğer günahları davet eder. Yalan, para cüzdanda durduğu gibi durmaz. 

Aman dikkat! Aman ha, dünya ve ahiretinizi ucuz bir dünya menfaati karşılığında feda etmeyin. Haksız elde edilen servet, makam, şöhret yakıcı bir ateş gibidir, felaket getirir, saadet sağlamaz. Bunlar dua ile istenen belaya dönüşür. Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(67)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Şuayb Boyacı

25 Ağustos 2019 13:46

Arapça deyimler kullanmadan Türkçe bizim anlayabileceğimiz dilden yazarmısınız. Kul hakkı ve devlet malını çalmak konusunda ve çarçur etme konusunda açıkça yapılanları yazın korkmayın C Allah a hesabını nasıl verecekler. Biz ümmet değiliz olmayacağız Türküz Türk kalacağız Arap ve yahudilerle aynı kefeye girmeyiz girmeyeceğiz. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

birgün

23 Ağustos 2019 15:12

Paranın ve silahın gücünü elinde tutanlar, "Derin Devletin de" tüm operasyonlarına hükmeder. Aslında "devlet"-"derin devlet" ayrımı yapay bir ayrımdır. Devletin tamamı derin devlettir. 1789 lardan sonra oluşturulan "ulus devletler", yapılanması ve operasyonları itibariyle toplumsal eşitsizliğin ve adaletsizliğin ana kaynağı olmuştur. 1550 lerden beri süregelen ve muhtelif evrelerden geçen (sömürge sistemi, liberal kapitalizm ve küreselleşme) kapitalist sömürü sistemi derin devletin özünü oluşturmuştur. Durum böyle olunca da, yoksul ve gelişmekte olan ülkelerdeki derin devlet yapıları, para ve silaha hükmeden bir kaç zengin devlet tarafından tamamen kontrol ve manipule edilmektedir. Tıpkı Latin Amerika'da 1970 den beri yapılan düzinelerce darbeler gibi. Tıpkı Türkiye'de 1960 dan beri yapılan darbeler gibi. Tıpkı Güney Asya ülkelerindeki (Tayland, Endonezya, Bangaldeş, Pakistan vb.) darbeler gibi. Tıpkı yoksul Afrika ülkelerinin bugün bile en vahşi bir şekilde sömürülmesi ve darbelerle yönetilmesi gibi. Kapitalist dünya düzeninde, Devlet=Derin Devlettir. Bu küresel bir kuraldır ve tüm ülkeler için geçerlidir. Türkiye'de olduğu gibi, tüm ülkelerde derin devlet ve mafya ilişkileri tamamen iç içe geçmiştir. Bu iç içe geçişte ülkelerin istihbarat teşkilatları ve orduları en önemli rolü üstlenmiştir.Mafya ve derin devleti kontrol eden yapıların temsilcileri (iş dünyası, bürokrasi, ordu, üniversiteler, vakıflar, STK lar ve siyasetteki temsilcileri) devletin sahibinin sadece kendileri olduğunu, toplumun ekseriyetini oluşturan sıradan vatandaşların ise sistemde sadece zamanı geldiğinde bu hastalıklı yapınınseçimler ve referandumlar vasıtasıyla teyidini yapan birer figüran olduklarını düşünmektedirler. Sistem böylesine hastalıklı ve adaletsiz bir yapıda olduğu için de, sıradan bireyler sürekli yoksulluk, işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişememe, dışlanma ve hak ihlalleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu hastalıklı ve adaletsiz yapının alternatifi asla "komunizm" veya "sosyalizm" gibi sistemler değildir. Demokrasi veya çok partili politik sistem ise; ülke içinde kurum ve kurallarıyla derin devletin derin amaçlarına ve sadece derin temsilcilerine hizmet etmekte, ülke dışında ise, derin oyuncuların tasmalarını tutan efendilerine sınırsız ve sonsuz imkanlar sunmaktadır. Yani kısacası, devlet denen aygıt derin devletin tam da kendisidir, ve özü itibariyle küresel kapitalist sisteme ve onun çıkarlarına uygun hizmet etmek için dizayn edilmiştir.

Yasir

23 Ağustos 2019 12:18

Bir partiye dindar islami bir yapı diyebilmemiz icin Halife omer bin abdulaziz gibi olmali. Halifeligi verilince sarayina goturuyorlar şoyle bir bakip diyorki " Halkımdan herkes boyle bir yerde oturmadan ben burda oturmam, sonra eskiden kendi parasiyla aldigi elbiselerine bakiyor ve kendi kendine diyorki bu elbiselerin icinde halkın halini ben nasil anlarim... Varsa boyle sizinkilerin icinde birileri bizde diyelim ki bunlar şu şu partiden farklı... var mı

cCc

23 Ağustos 2019 10:40

ŞEYTANİ AKIL VAR OLDUĞUNA İNANIYORSUNUZDA RAHMANİ AKIL OLDUĞUNU NEDEN İNANMIYORSUNUZ ?

Tr 31

23 Ağustos 2019 09:16

" Medyadan" Gazeteci Aydın Engin DERİN GÜÇLER ERDOĞAN’I TUTSAK ALDI’ AKP’nin artık "Müslüman olan herkes bizdendir” ilişiğini tümüyle terk edip Türk milliyetçiliği üstünde buluştuğunu dile getiren Engin, “Burada Devlet Bahçeli’yi bile aşan, devletin derinliklerinde oldum bittim sahibi ve Türk milliyetçiliğini savunan Kürt halkını sürekli olarak isyan etmeye, Türkiye’yi bölmeye hazır olarak gören güçlerin bir ittifakı var. Kimilerine göre Tayyip Erdoğan bunlarla buluştu. Ama bana sorarsanız bunlar Erdoğan’ı tutsak aldı. Erdoğan’ın politikalarını artık bunlar tayin ediyor. Yeni bir evreye sıçradı derken bunu kastediyorum. Yine bazı kesimler de bu adımın Suriye’de atılacak adımların bir hazırlığı gibi yorumluyorlar. Ben buna pek katılmıyorum. Suriye’de o öngörülen adımların atılamayacağı görünüyor” ifadelerini kullandı.

ahmet ertekin

23 Ağustos 2019 00:13

Heyet 1 Heyet2 ve Heyet 3 kitapları aksakalılar var diyor. Kime inanacağız ?

hercai

22 Ağustos 2019 22:41

Derin devlet varsa, ben inanmiyorum sahsen; ama varsa bunlar da Mason localaridir, CHP, HDP ve bazi partilerin yoneticelirini bunlar yonlendiriyorlar. Derin devlet yerine Seytani Localar desek yazar gibi daha yerinde olur. Ama velakin, Allah'in hukmu ise tam gecerlidir, O''nun hukmunu hic kimse gecemez. Ahmaklar da vu Seytani yapilarin emrinden cikmaz.

BAYBARS

22 Ağustos 2019 21:07

Biz dünya lideri ,oyun kurucu bir ülke isek , kendi güvenliğimizi niçin ABDye muhtacız....Biz kendi sınır güvenliğimizi bile sağlayamazsak nasıl DÜNYA LİDERİ OLABİLİRİZ.... Bİ TUHAFLIK VAR , MANTIK DIŞI....

vahap kalyoncu.

22 Ağustos 2019 20:35

Derin devletsiz olmaz hocam nedenmi :adam seçilmiş tamamda atandığı bakanlık diş işleri bu bakanlığın bir polıtıkası var ve bu seçilen adam bunlardan bihaber siyaseten buralara gelmiş şimdi siz bu adama en önemli konuda nasıl karar verdirebilirsinizki oysa o işi yapan akil adamlara danışılmasının nesi kötü.

akif

22 Ağustos 2019 19:13

hocam yûreğinize sağlık .tespitlerinize şunu eklemeden geçemeycem .herkesin bir hesabi var.Allahın da bir hesabi var

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle