Türkiye ekonomisini devirmeye yönelik kur operasyonları süresince “faiz artmadan, erken seçim olmadan, Erdoğan susmadan dolar düşmez” argümanını dillendiren Zillet İttifakı’nın bu üç tezi de balon gibi patladı. Başkan Erdoğan’ın açıkladığı kur korumalı TL stratejisi ile yüzde 35 oranında değer kaybeden dolar, Erdoğan’ın önceki günkü Meclis grup konuşması sonrasında 11, dünkü konuşması sırasında ise 10,20 TL seviyesine kadar düştü.
YAVUZ SELİM İSTANBUL
Kur saldırılarıyla dolar/euro’nun 18 ila 20 TL seviyelerine kadar tırmandığı dönemde siyasi argümanını üç söylem etrafında şekillendiren Zillet İttifakı bileşenleri, “faiz artırılmadan dolar düşmez”, “erken seçim kararı alınmazsa döviz kuru gerilemez”, “Erdoğan konuştukça dolar artıyor, o susmadan kur düzelmez” iddiasını sıklıkla dile getirmişti. CHP’nin başını çektiği Zillet İttifakı’nın bileşenlerinden İyi Parti, HDP, SP, TİP, Sol Parti, GP, DevaP gibi irili ufaklı birçok partinin kurmayları bu tezleri sürekli gündeme taşıdı. Zillet medyasının da sıklıkla sayfalarına ve ekranlarına taşıdığı bu temelsiz söylem, Başkan Erdoğan’ın açıkladığı kur korumalı TL stratejisi ile balon gibi patladı.
Ne söyledilerse tersi oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan kur korumalı TL modeli ile yüzde 30 oranında değer kaybeden dolar, Erdoğan’ın önceki gün gerçekleştirdiği AK Parti TBMM Grup Konuşması sonrasında ise 11,28 TL seviyesine kadar düştü. Euro ise 12,78’lere kadar çakıldı. Ekonomik sıkıntılara karşı hiçbir çözüm sunamayan Zillet İttifakı’nın ne kadar iş bilmez ve acziyet içerisinde olduğunun delili olan mevcut durumla ilgili ekonomistler ve siyasetçiler “Hani faiz artmadan, seçime gidilmeden, Erdoğan susmadan dolar düşmezdi?” görüşünde birleşti.
Tez değil köpük
Akit’e konuşan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğr. Üy. Doç. Dr. Abdülkadir Develi, “Muhalefetin uzun süredir dillendirdiği üç argümanın sağlam temele dayanan tezler olduğunu değil sadece bir köpük olduğunu bütün Türkiye görmüş oldu” dedi. Dövizdeki artışın faiz indiriminden kaynaklanmadığının belgelendiğini ifade eden ekonomi uzmanı Abdülkadir Develi, “Avrupa ve Amerika’da 39 yılın en yüksek enflasyonu yaşanmasına rağmen faiz oranları 0 ila 0.25 arasında devam ediyor. Orada kimse ‘enflasyon arttı, faizleri artıralım, seçime gidelim, lider konuşmasın’ demiyor. Bu söylem ekonomik değerlere dayanmıyor çünkü” sözlerini sarf etti.
TL daha dirençli olacak
Mevcut iktidarın ekonomideki rüştünü bir kez daha ispat ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Develi, “Kur korumalı mevduat ile beraber şunu gördük; köpük olan aşırı değerlenmiş dövizin hızlı bir şekilde düştüğünü müşahade ettik. Diğer türlü hiçbir adımla dövizi bu kadar hızlı düşürmek kolay değil. Şu anda piyasaların daha öngörülebilir olduğunu söylemek mümkün. Sonraki dönemlerde de dövizde anormal çıkışlar kolay kolay olmaz. Bunun önüne de geçilmiş oldu. İhracatın, üretimin, istihdamın artırılması ve cari açığın kapatılmasıyla beraber TL dış etkilere daha dirençli olacaktır” ifadelerini kullandı.
Toplum ibretle seyrediyor
AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Sarı, “Millet İttifakı zaviyesinde bulunan CHP, İyi Parti, HDP ve diğer irili ufaklı partilerin hepsi ‘Türkiye çöksün, bütün krizlerin merkezi olsun ve bu kaostan biz küçük bir iktidar kırıntısına sahip olalım’ hayalindeydi. Türkiye’nin ekonomik ve siyasal istikrarına karşı hiçbir projesi olmayan, ülkenin kötülüğü üzerinden siyasi gelecek hayal edenlerin çabası başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türkiye’yi yıkıcı argüman üretenler suspus olarak kabuklarına çekildiler. Bütün toplum şu an bunların halini ibretle seyretmektedir” dedi.
Muhalefetin uzun süreli iktisadi gündem karşısında topluma hiçbir reçete sunamadığına vurgu yapan Dr. Mehmet Sarı, “Topluma kaos dayatıp yıkıcı faaliyetlere girişmelerini siyaset diye topluma sundular. Fakat son raddede bütün bu girişimler çöpe atılmıştır. AK Parti ve Cumhur İttifakı siyaseti Türkiye’nin istikrarı ve geleceği olduğunu bir kez daha göstermiş oldu” şeklinde konuştu.
Erdoğan yine haklı çıktı
Sarı, sözlerini şöyle tamamladı: “Dövizdir, kurdur bunlar elbette ekonomi gündeminin bir parçasıdır. Farklı reçeteleri olabilir. Ancak Türkiye’nin geleceğine dair ümitvar olmak her zaman kazandırır. Bu ümitvarlık bir kez daha kazandırmıştır. Cumhurbaşkanımızın iradesi bütün zorlukların üstesinden gelebileceğimizi bir kez daha gösterdi. Ve Sayın Cumhurbaşkanımız bir kez daha haklı çıkmıştır.”