Yusuf Tekin’den zilletin İslâmî STK rahatsızlığına tokat gibi cevap: O STK’lar dağa çıkışı önlüyor
Kur’an kurslarına “orta çağ karanlığı” diyen, seçmeli din derslerine laiklik gerekçesiyle karşı çıkan, tamamen gönüllülük esasına dayanan ÇEDES protokolü üzerinden nefret saçan ve son olarak “adabımuaşeret” dersi sonrası hazımsızlık nöbetleri geçiren zillet paydaşlarına, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ağzının payını verdi.
Kur’an kurslarına “orta çağ karanlığı” diyen, seçmeli din derslerine laiklik gerekçesiyle karşı çıkan, tamamen gönüllülük esasına dayanan ÇEDES protokolü üzerinden nefret saçan ve son olarak “adab-ı muaşeret” dersi sonrası hazımsızlık nöbetleri geçiren zillet paydaşları, ağzının payını aldı. TBMM’deki bütçe görüşmelerinde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, laiklik bahanesine sarılarak nefret açan muhalefetin ‘tarikat ve cemaatlerle protokol’ eleştirilerine sert ifadelerle cevap verdi. PKK’nın siyasi uzantısı DEM parti ve laikçi azınlığın kalesi konumundaki CHP ile İP sıralarından yükselen homurtulara aldırmayan Tekin, yerli ve milli STK’larla imzalanan protokollere şu sözlerle sahip çıktı:
İş birliğine devam edeceğim
“MEB şu anda, 2023 yılı itibarıyla geçerli 2 bin 709 protokol yapıyor. Bu protokollerden bin 167 tanesi resmi kurumlarla. 550 tanesi STK’larla. 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a bir sürü STK’yla. Bunların içinde sizin ‘tarikat-cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerle bize hizmet eden, destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor. Onlardan siz bunun için rahatsızsınız. Protokol yaptığımız bu STK’lar sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için buradan devam edeceğim.”
Bakanımızı tebrik ediyoruz
Tekin’in açıklamasını gazetemize değerlendiren Doç. Dr. Ahmet Kavlak da, şu değerlendirmelerde bulundu: “Vakıf geleneği yaklaşık bin yıldır milletimizin hayat tarzının bir güzel numunesi olarak devam etmektedir. Şimdi adı stk olan o topluluklar gönüllülük esasıyla hizmete devam etmektedirler. Bu vakıf topluluklarında ırk ayrımı, menfaat, milletin istikbalini yok etmek yoktur. Özellikle dağlardaki inlerle irtibatı olanların rahatsız olması, bu gönüllü kuruluşların doğru iş yaptıklarının en önemli delilidir. Milletin vakıf mentalitesini temsil eden bir partiyi iktidar yapması, milletin hassasiyetlerinin yönünü göstermektedir. Bu hassasiyetlere riayet edileceğini açıkça milletle kumaşı barışmayan insanlara ifade eden bakanımızı yürekten tebrik ediyoruz. Destekliyoruz.”
Hayırlı hizmetin arkasındayız
Türkiye Aile Meclisi Genel Başkan Vekili Adnan Kalkan da, şunları kaydetti: MEB ve STK’lar el ele bazı protokoller imzalamıştır. Bu protokollerin içeriğine baktığımız zaman, sosyokültürel anlamda vatandaşın devletle işbirliği içerisinde öğrencilere daha kaliteli bir eğitim ve sosyalleşme imkanı sağlamaya çalıştığını görürüz. Bilinçli bir nesil için devlet-millet (STK) el ele vermişken, menfaatleri azalan birilerinin çıkıp Bakanlığı tenkit etmesi ve üzerine gitmeye çalışması manidardır. Özellikle muhalefet ve medyası sürekli cemaat ve tarikatları kendi siyasi emellerine malzeme yapıyorlar. Kendileri ‘proje’ adı altında nice fonlar alıp göstermelik ve ideolojik çalışmalarla gençliği milli ve manevi değerlerden uzaklaştırmaya çalışırken, ‘cemaat ve tarikat’ diye eleştirdikleri bu STK’lar, Allah rızası için bilabedel çalışmaktadırlar. Bizler STK’lar ve eğitimciler olarak Tekin ve bakanlığın yanındayız. Pirincin içindeki beyaz taşlara bu vatanın çocuklarını harcatmamak için elimizden gelen yapmaya hazırız. Nesli ihya medeniyeti inşa mefkûremize hizmet eden bakanların ve STK’ların hayırlı hizmetlerini her daim desteklemeye hazırız.”
Edepsizliklerini dayatamazlar
Eğitimci Yazar Ali Erkan Kavaklı ise şunları ifade etti: “Bakan Tekin, seçmeli dersler konusunda çok isabetli adımlar atıyor. Milletimizin evlatlarına kendi gelenek, görenek, edep, ahlak, terbiye, milli ve manevi değerlerimizi okulda, ehliyetli öğretmenlerimizin eliyle kazandırmak için böyle bir ders kondu. İnsanı değerli yapan sahip olduğu değerlerdir. Evlatlarımızın okullarımızda fen ve sosyal bilimler öğrendiği kadar ahlak, edep ve terbiyeyi de öğrenmesi gerekir. Eğitim, vicdan ve terbiye ile doktor kasaplıktan çıkar hekim olur. Ahlaki ve vicdanı değerlerle öğretmen, bilgi makinesi olmaktan kurtulur; şefkatli ve merhametli eğitimci olur. Milli ve manevi değerlere sahip çıkmayan kitle bu Türkiye’de azınlığın azınlığıdır. Azgın azınlığın büyük bir kitleye kendi değersiz değerlerini dayatma hakkı yoktur. Tekin’i, adab-ı muaşeret dersi koyduğu, ÇEDES (Çevreme Saygılıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) kulübüne cesurca sahip çıktığı için tebrik ediyorum. Azgın azınlık, çoğunluğa kendi edepsizlik ve terbiyesizliğini dayatamaz. Buna hakları da yok.”