Televizyonlar, reklam panoları, mağazalar, yani çevrenizde sizlere empoze edilen ‘’Sevgililer günü’’ yaklaşıyor. Batı toplumlarının bir ürünü olan ‘’Sevgililer günü’’ gerçeğine yakından bakacağız. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde “Kim bir millete (kavme) benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” Buyruğunu merkeze alacağımız analiz sizleri ‘’Sevgililer günü’’ gerçeği ile tanıştıracak.
Sevdiğin bir kimseye onu sevdiğinizi söylemek özel bir anı değil bir gereksinim olmalı. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde “Sevdiğiniz insana sevdiğinizi söyleyiniz” (Ebu Davud, Vitir 26. Ayrıca bk. Nesaî, Sehv 60) buyuruyor. Sevgililer günü adı altında batı toplumunun değerlerini sürdürmek ise “Kim bir millete (kavme) benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” (Ebu Davut. Libas.5) hadisi ile çelişiyor.
SEVGİLİLER GÜNÜ NEREDEN ÇIKTI?
Sevgililer gününün çıkışı için çok çeşitli efsaneler ve bilgiler bulunuyor. Bunlardan sadece biri R oma’ya dayanıyor. Antik Roma tarihinde 13 Şubat’tan 15 Şubat’a kadar olan dönem, "Lupercalia” isimli bayram olarak kutlanıyordu. Baharın gelişini kutlayan festivalde doğurganlık ayinleri ve kadınların erkeklerle kura ile eşleştirilmesi yer alıyordu. Yani bir nevi ‘’çöpçatanlık’’
Festival sırasında Erkekler kedi ve keçiler kurban eder, derilerini yüzerlerdi. Ardından ise bu deriler ile kadınlar ‘’doğurganlığın arttırılması’’ için kırbaçlanırlardı.
SEVGİLİLER GÜNÜ BİR PAGAN GELENEĞİ
Bir diğer efsane ise Antik Romalıların Lupercalia festivali’nin modern günümüzün Sevgililer Gününün çıkış noktası olduğu iddia ediliyor. Yine Romalılar döneminde, 13. yüzyılda, İmparator 2’nci Claudius her ikisinin de adı Valentine olan iki din görevlisini, farklı yıllarda, ölüme mahkûm etti. Bu şehitleri onurlandırmak adına, Katolik Kilisesi onların öldükleri gün olan 14 Şubat’ın "Aziz Valentine Günü” olarak kutlanmasını kabul etti.
Hıristiyanlar Romalıların bu efsanelerini değiştirerek mübarek addettikleri Rahip Valentine’i bir nevi Noel Baba’ya benzeterek ‘’Sevgililer gününü’’ kutlamaya başladı. Bazı tarihçilere göre ise Sevgililer Günü, üçüncü yüzyılda yaşamış 1 ya da belki 2 Hristiyan kurbanın başının kesilmesini kutlamak için, ayinsel bir şölen olarak ortaya atılmış bir kandırmacadan ibaret.
Müslüman toplumu ahlaki ve manevi olarak yıpratmaya devam eden Batı kültürü ve emperyalizme karşı Sevgililer günü kutlamak ne kadar doğru? Müslümanların hadisler çerçevesinde sevdiği insana her günü özel hissettirmesi ise dinimizin ve toplumumuzun değerlerini yansıtıyor.