Risale-i Nurlara Dokunma CHP! Elini Çek AYM! Derin Devletin Karakutusu Demirel Öldü…
Biraz bekleyin hele…
Yahu bu ne acele?
Seçim sonrası “şok” etkisi yapan 3. Köprüyle alakalı (ÇED muafiyetine) iptal kararı…
DANIŞTAY’ın, 3. havalimanıyla ilgili kararı durdurması…
Seçim sonrası daha nefes almadan kazma-kürek memlekete daldınız!
Yapılacak ne varsa, yıkmaya kalkıştınız!
Tıpkı 17 Aralık operasyonu sürecindeki gibi…
Gezi İşgali sürecindeki gibi…
Kobani Eylemleri sürecindeki gibi…
Yine erken öttünüz…
Yine sabırsızca davrandınız…
Yine kafalarınızı gizlendiğiniz kovuklardan aceleyle çıkardınız.
Hiç düşünmediniz…
Ya rüzgâr tersine dönerse?
Ya kurduğunuz düzen aleyhinize işlerse?
Ya AK Parti’nin oyun kurucuları sizi bir daha “mat” ederse?
Geçmiş “yenikliklerinizden” hiç mi ders çıkarmadınız?
Erdoğan’la, AK Parti’yle alakalı onca yanlış hesap yaptığınız halde…
Onca tecrübe kazandığınız halde…
Onca ders aldığınız halde…
Bin kere ters köşe olduğunuz halde…
Hiç mi akıllanmadınız?
Sonuçta dostu-düşmanı çatlatan 3. Havalimanı da bir yere gitmiyor, köprü de…
Havalimanı da yerinde, köprü de…
Eeee, bu acele ne öyleyse?
Bu ne agresif bir “yıkıcılık” böyle?
Ülke ekonomisinde sıçrama meydana getirecek “Çılgın Projelere” bu yırtıcı öfke niye?
Bu kararlar ne adına DANIŞTAY?
Sırada AK Parti hükümetinin hangi hizmeti var?
Bölünmüş yollar mı?
Marmaray mı?
Barajlar mı?
Başörtü mü?
İHL’ler mi?
Söyleyin!
Halka hesap verin bakalım!
Sırada ne var?
•
Derin devletin “karakutusu” Demirel ölmüş!
Karanlık sırlarıyla birlikte hem de…
“Zaten sevmezdin! Sana ne?”
Yok, tabii ki sevmezdim…
Tabii ki ölmesine hiç ama hiç üzülmedim.
Acaba İslami usullere göre mi cenaze töreni yapılacak, Mason ritüelleriyle mi? Onu merak ettim…
Aslında o da pek umurumda değil de, laf olsun işte…
Yoksa ağlayan bir Filistinli çocuğun gözyaşı kadar olsun his uyandırmadı içimde…
Hesap vermeden öldüğüne üzüldüm sadece…
Yalnız buna rağmen içim el vermedi, söyleyeyim yine de…
Allah bu dünyada ayırmadı, öteki tarafta da ayırmasın sevenleriyle…
Mason arkadaşlarıyla…
Kuklası Gülen’le vs…
•
Gülen Terör Örgütü, Risale-i Nurları tahrif ediyor dediğimde resmen kıyamet koptu…
Risale-i Nur cemaati dışında yanımda gazetemden başka kimse yoktu.
FETÖ tarafından vahşice linç edildim.
Hedef gösterildim.
Tehdit edildim.
Hakarete uğradım.
Umurumda bile değildi çünkü “ateşten gömlek” giydiğim o süreçte dua ediyordu Abdullah Yeğin Abi… Fırıncı abi… Said Yüce… Ümit Şimşek… Risaleme Dokunma grubu… Risalemi tahrif etme grubu ve adını sayamadığım birçok Nur talebesi…
Risale-i Nur kararı çıktıktan sonra işte başardık dedik. Artık kimse Risale-i Nurları hortumlayamayacaktı. Gülen, Said Nursi’nin eserlerini tahrif edemeyecekti.
Eserlerdeki, cihad, tesettür gibi kavramları Gülence bir ihanetle değiştiremeyecekti.
Ancak ne yazık ki sonra Bediüzzaman Said Nursi’ye hayatı zindan eden CHP…
Said Nursi’yi bin bir işkenceye maruz bırakan FETÖ kumandalı CHP, kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.
Anayasa Mahkemesi ise tarihi bir düşkırıklığı meydana getirdi. Risale-i Nur’ları Devlet güvencesine alan…
Basım ve yayınlanması yetkisinin Diyanet’e verilmesini öngören kararı oy çokluğuyla iptal etti.
AYM’nin Risale-i Nur’ları hırsızların, sahtekârların elinin yetişeceği yere koyan kararını şiddetle kınıyorum!
CHP zihniyetinin hayatını zindan ettiği Said Nursi’nin eserlerinin intihaline, istismarına, tahrifine meydan veren bu karar, milletin vicdanında asla bağışlanamaz!
Görüldüğü üzere, seçim sonuçları AK Parti için çok hayırlı oldu.
Küresel kumandalı “Koalisyon muhalefetine” karşı kısmen oy kaybına uğradı ama “dostu-düşmanı suçüstü yakaladı!
Bu da geçer elbet…
Küresel koalisyonun pastırma yazı da geçecek…
Zaman bu…
Kim bilir kimin aleyhine, kimin lehine işleyecek?