• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Putin bir müfteridir

Yeniakit Publisher
2015-12-02 08:10:48 - 2015-12-02 08:10:48
Putin bir müfteridir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PARİS-DOHA hattında aralarında gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya’nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, Rusya’nın Türkiye aleyhine sürdürdüğü kara propagandaya dünya liderlerinin inanmadığını belirterek Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir müfteri olduğunu söyledi.

HASAN KARAKAYA - Paris’te düzenlenen İklim Zirvesi’ne katılan ve ardından Katar’ın başşehri Doha’ya hareket eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakta aralarında Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya’nın da olduğu gazetecilere bir değerlendirme yaptı ve gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı.

İklim Zirvesi4nde alınacak kararların bütün ülkeler tarafından kabul edilmesi durumunda yürürlüğe gireceği için bu konuda müzakerelerin sonuçlanması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Gelişmiş ülkelerin maddi destek vermesi konusunda zaten bir mutabakat var. Türkiye olarak biz şu anda belirlenen  kriterlere uygun durumdayız” dedi.

İkili görüşmelerde hakim olan konunun Rusya-Türkiye arasındaki gelişmeler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

İlk gün, Hollande, Merkel ve Proşenko ile ikili görüşmeler yaptım. Paris’ten ayrılmadan önce Obama ile de bir ikili görüşme yaptım. Bütün bu görüşmelerde dört ülkenin de yaklaşımı Türkiye’nin haklılığı noktasında ve NATO olarak da biz her zaman türkiye nin şu anda yayadığı olayda da yanındayız. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz dediler.  Sayın Obama’nın basın toplantısında yaptığı açıklama zaten çok net. Dayanışma içerisinde olacağız ve bir NATO üyesi olan Türkiye’yi biz bu süreçte yalnız bırakmayacağız dedi. Burada bir diğer husus da şu DAEŞ terör örgütüne karşı müşterek koalisyon güçleri olarak attığımız adımları bundan sonra da kesintisiz devamı noktasında. Bu konuda Suriye’deki adımlarımız önemlidir. Suriye konusunda şu anda en önemli başlık DAEŞ terör örgütü ile olan mücadeledir. Diğer bir mesele de Suriye’den Türkiye’ye karşı olan tehditler. Bu tehditlere karşı Türkiye’nin alması gereken tedbirler. Ayrıca Rusya’nın DAEŞ’i bahane ederek yaptığı operasyonlar meselesi var; Rusların yaptıkları operasyonların genelde DAEŞ’le ilgisi yok.”

RUSLAR DAEŞ’İN OLMADIĞI YERLERİ BOMBALIYOR

Rusya’nın yaptığı operasyonların neredeyse sadece yüzde 10’un DAEŞ’e karşı olduğunu, Paris’te görüştüğü liderlerin hepsinin de aynı kanaatte olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Operasyonlarının yüzde 90’ı, genelde Bayır Bucak Türkmenleri’nin yaşadığı bölgeyi hedef alıyor, ki o bölgede de DAEŞ’ mevcudiyeti söz konusu değil. Uluslararası kurum ve kuruluşlar da bunları tespit ediyor. Geçen 3 ay içerisindeki Rus uçaklarının vurmuş olduğu sivil sayısı 500’ü aşmış durumda. Bu acımasız bir şekilde şu anda da devam ediyor. Bunları Paris’te de liderlerle görüşme imkanı bulduk. Hatta dün ben Şansölye Merkel’e radar üzerinden çıkan haritalar üzerinde durumu tekrar izah ettim, baktım onda da benzer bilgiler var.

Sayın Putin’e yaptığımız görüşme davetine malumunuz icabet olmadı. Merkel, Obama ve Hollande kendisi ile yaptıkları görüşmelerde bu konunun gerilim ile çözülemeyeceğini belirtmişler. Sorunları diplomatik yollarla çözmek gerekir yaklaşımını dile getirmişler. Bizler de aynı kanaatteyiz. Bu tür konular, diplomatik yollarla çözülmelidir. Dün Rus pilotun naaşını, askeri törenle kendilerine teslim ettik. Kendilerine, pilotun naaşını kendi uçağımızla götürüp kendilerine Rusya’da teslim etmeyi de teklif ettik. Ama bunu kabul etmediler. Kendi uçaklarını göndererek almak istediklerini belirttiler. Silahlı kuvvetlerimiz karşı tarafın bu arzusunu da tabii ki yerine getirdi. Naaşla ilgili olarak bir Ortodoks din adamı çağırılarak, dini kurullara da riayet edildi. Bu üzücü olayla ilgili olarak her hususta azami düzeyde hassasiyet gösterildi.”

Erdoğan, ikili görüşmeleri ile ilgili değerlendirmeler sonrasında gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı:

OBAMA ile görüşmenizde Türkiye ile ABD’nin Cerablus_Azez hattına dönük başlaması beklenen yoğun hava harekâtı konusu görüşüldü mü? Bu harekât ne zaman gerçekleyecek?

 “Bu tür operasyonların tarihleri konuşulmaz. Ama bu konularda olumsuz bir yaklaşım yok. Koalisyon güçleri gerekli operasyonları yapacaktır. Şu anda güvenlik güçleri irtibat halindeler. Bizim en hassas olduğumuz konu sınır boylarımızdaki tedbirlerdir. Bu tedbirlerimiz artarak devam ediyor. İşin üç boyutu var. Birincisi hava boyutu, uçuşa yasak bölge konusu. Şu anda koalisyon güçleri havadan karaya lojistik destek sağlıyor. Yapılan budur.  İkinci adım kara harekatı meseledir. Karada daha çok ÖSO merkezli bir çalışma söz konusudur ve koalisyon güçlerinin ÖSO’ya  hava harekatıyla verdiği destek var. Buna devam edeceğiz. Bir diğer husus da eğit/donat hususu var. Aktif olarak eğit/donatı da yapıyoruz.

Rusların operasyonlarda Türkmenleri hedef alması hususuyla ilgili olarak ulaslararası düzeyde neler yapılıyor?

 “Sivil katliamlarla ilgiyi konuyu elbette görüşmelerimizde gündeme getiriyoruz. Ulaslarası kamu diplomasisi açısından atılmakta olan adımlar var. Bunları elbette her vesileyle anlatmak durumundayız. Bunları uluslararası medyaya verdiğim mülükatlarda dile getiriyorum. Aynı şekilde Sayın Başbakan da dile getiriyor. Uluslararası camialarda etkin çevrelerin de bu konuyu gündeme taşımalarının yararlı olacağına inanıyoruz.

ETEKLERİNDEKİ TAŞLARI HELE BİR DÜŞÜRSÜNLER

Uçağın düşmesinin ardından Rusya’da yetkililerin ve medya organlarının Türkiye aleyhtarı bir üslup kullanmalarını; yaptırımlardan söz etmelerini nasıl karşılıyorsunuz?

“Eteklerindeki taşları dökmekle meşguller. Tabii böyle bir konuda, hemen kara propagandaya başvurmaları üzücü. Ciddi bir iftira kampanyası yapıyorlar. Ancak bu iftiralara dünya liderleri tabii ki inanmıyor. Görüştüğüm liderlerden edindiğim izlenim bu. Tam tersine Rusya bu tür iftira kampanyaları ile kendi inandırıcılığını kaybediyor. Mesela Sayın Putin’in, Türkiye’nin DAEŞ’ten petrol aldığından söz etmesinin hiç bir inandırıcılığı yok. Oğlumun da bu işin içinde olduğundan söz etmeleri dahil, bu tür iddiaların tümü iftira. Ben kendilerini bunu ispata davet ediyorum. Sayın Putin bunu ispat ederse ben Cumhurbaşkanlığı görevini bırakmaya hazırım. Peki ispat edemezse kendisi de görevini bırakmaya hazır mı? Daha önce benzer iftiralar, İran medyası tarafından da piyasaya sürülmüştü. Oğlum ve kızımla ilgili iftiralar atmışlardı. O dönem Ruhani’yi arayıp bunların iftira olduğunu açık açık kendisine de söylemiştim. Hele hele Müslüman bir Müslümana nasıl iftira atar diye sormuştum Ruhani’ye. Ruhani olanları medya özgürlüğüyle izaha kalkışmıştı. O süreçte, kendisine de söyledim, İran’da medyanın ne kadar özgür olduğu herkes gayet iyi biliyor! Şimdi benzer iftiralara Rusya’da tanık oluyoruz. Ben de iddia sahiplerini bunu ispata çağırıyorum. İspat edemezlerse müfteri konumuna düşerler.

Türkiye’nin petrol aldığımız yerler bellidir. En çok petrolü, doğalgazı Rusya’dan alıyoruz. Rusya bunu gayet iyi bilir. İki, İran’dan yılda 10 milyar metreküp doğalgaz alıyoruz. Petrol hariç. Ayrıca Azarbeycan, Kuzey Irak, Cezayir, Katar ve zaman zaman Nijerya’dan alıyoruz. Bizim aldığımız yerler resmi olarak belli. DAEŞ’in petrolünü şu anda kimlerin aldığı da belli. Mesela, George Haşhadi denilen Rus vatandaşı, aynı aman Suriyeli bir kişi alıyor. DAEŞ’ten alıyor ve Esed rejimine satıyor. Rejim dışı satışları da var. Bunu ABD kaynakları da açıkladı. Bunu Obama ile konuştuk, her şey ortada. DAEŞ’le ticaret yaparak, DAEŞ’i besliyorlar. Suriye rejimi DAEŞ’in devamından yana. DAEŞ yok olursa rejim yok olacak. Bunu bildikleri için DAEŞ’in yok olmasını istemiyorlar. Irak’ta da aynı şekilde DAEŞ’i destekliyorlar.”

Dün size mert adam diyen Putin’in bugün size karşı cephe almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu soruyu aslında Sayın Putin’e sormanız lazım. Yani 11 ay önce değil, daha öncesinde de benimle ilgili Putin’in beyanları hep mert ve cesurluğum üzerinedir. Dürüst devlet adamlığım üzerine de bir çok sözü vardır. Hele hele bizim Berlusconi, Schoder ve kendisi ile üçlü dörtlü bir araya geldiğimizde benimle ilgili söyledikleri hep bu istikamettedir.

YÜZLERCE İHLAL VAR

 Hava sahası ihlalleri konusu daha önce Rusya ile ayrıntılı biçimde ele alındı mı?

 “Elbette alındı. Her düzeyde ele alındı. Hava sahası ihlali ilk kez olmuş değil. Bunun belgeleri de var. 3-5 değil, yüzlerce ihlal var. Karadeniz’de geçen sene yaptığı hava sahası ihlali 15 dakika. Kendilerini uyardığımızda “Pilotlar, İngilizce tam bilmiyorlar yanlış anlaşılma var” gibi ifadeler kullandılar. Suriye’de ilk yapılan ihlalde de aynı sıkıntılar yaşandı. G-20’de bana şunu bir misafirlik gibi düşünseniz dedi ben de davetsiz misafirlik olmaz dedim. Bunlar bizi stratejik ortak olarak üzüyor dedim. Bununla da kalınmadı. Örneğin Akdeniz’de Moskova adlı kruvazörleri gemilerimizi taciz etmeye başladı, bunu söyleyince haberim yok gerekli uyarıyı yapacağım dedi. Akdeniz bir çözüme kavuştu ama ardından malum uçak meselesi patlak verdi. Egemenlik haklarına sahip çıkmak, duyarlı davranmak, her ülkenin meşru hakkıdır. Bir sorun olduğunda bunu dile getirmeyecek miyiz? Türkiye-Rusya arasında 35 milyar dolarlık ticaret hacmi var, biz bunu 100 milyar dolara çıkaralım demişik, ama yapılanlara bakın. Rusya konusunda da görüş ayrılıklarımız oldu. Rusya’nın Suriye’de ne aradığını kaç defa sordum kendilerine. En son söylediği, “Bize davet geldi, BM kararları doğrultusunda gittik”. Ben de her davete icabet edilmeyeceğini, Suriye’de bir katilin davetine icabetin Rusya’nın imajını olumsuz etkileyeceğini söyledim. Çatışmaların yaşandığı Suriye’de yapılacak hava ihlallerinin, angajman kuralları doğrultusunda tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini anlattım.

RUSYA DUYGUSAL YAKLAŞIYOR

Rus uçağı olduğunu bilseydik farklı olurdu, sözünüzü açar mısınız?

Uyarının şekli değişebilir, süresi uzatılabilirdi anlamında söyledim. Bölgede yaşananlardan sonra angajman kurallarının hassasiyeti artmıştır. Suriye tarafından yapılabilecek hava sahası ihlallerine karşı müteyakkız olmak durumundayız. Ancak, bu hassas ortamda milliyeti tam belli olmayan, ikazlara aldırmayan bir uçağa müdahale edilmesi akabinde Rusya’nın sergilediği tavır pek diplomatik değil. Olaya duygusal yaklaşıyorlar. Hemen yaptırımlardan söz etmeleri de hoş değil. Rusya’ya herkesin yaptırım uyguladığı tarihlerde Türkiye yaptırım uygulamamıştır. Stratejik ortağımızdır, gıda dahil ürünleri vermeye devam edeceğiz dedik. Şu anda ise onların yaptığına bir bakın. Bu gıda ürünlerini almayacağız diyor, iş adamlarımıza eza ceza çektiriyorlar. Bunlar devlet ciddiyetiyle bağdaşmıyor. 

HİSSİ DAVRANMAYIZ

Bu Duygusallık stratejiye dönüşürse ne olacak? Örneğin Rusya Türk vatandaşlarını ihraç ederse biz de mütekabiliyet esasları doğrultusunda karşılık verir miyiz?

Mütekabiliyet, hukuk sınırları dahilinde olabilecek bir şeydir. Biz Rusya’nın halihazırda duygusal bir tavırla yaptıklarına teenni içinde yaklaşıyoruz. Bizim Türkiye’de yaşayan Rusların hukukuna riayet etmememiz söz konusu olamaz. Türkiye, Rusya’dan ülkemize gelip daire almış, yerleşmiş olanları hissi tavırlarla yurtdışı etmek gibi davranışlar içerisine giremez. Tayyip Erdoğan olarak böyle bir şeye evet demem söz konusu olmaz. Bu bize yakışmaz. Mesela, Ermeni soykırımı ile ilgili DUMA’da bir karar aldılar. Böyle bir şey yaptılar diye örneğin Ermenistan’dan bizim ülkemize gelmiş durumdaki Ermenileri ülke dışına göndermek gibi tavırlar içerisine asla girmeyiz biz. 

Rusya’nın şu anda yaptıklarını duygusallığın eseri olarak gördüğüm için, olaya temenni ile yaklaşıyoruz. Gidişata göre durumu yeniden değerlendiririz. Hükümetimiz, silahlı kuvvetlerimiz, tüm birimlerimizle istişare içinde yol haritamızı belirleriz.

OLANLARIN ÜZERİNE SABIRLA GİDECEĞİZ

Özellikle son birkaç aydır, Türkiye ABD ve AB ile ilişkilerinde önemli bir ivme yaşanıyor. İç politikada da kurucusu olduğunuz parti yüzde 49 oy aldı. Kısa sürede yaşanan bu değişimi nasıl okumalıyız?  Biliyorsunuz ki biz de kelamı kibar var. Her olanda hayır vardır. Biz de böyle inandık. Bütün mesele niyet hayır, akıbet hayır diye de bir söz var. Niyetiniz doğru oldu mu sonucu da hayırlı olur.  Bizim kimseye kinimiz düşmanlığımız yok, yeter ki bize başkalarının kini nefreti olmasın. Bu şekilde devam edeceğiz. Bütün olanların üzerine sabırla gideceğiz, öfkeyle değil. Sakin bir şekilde değerlendirmelerimizi yapacağız.”

RUS DOĞALGAZI OLMAZSA BAŞKA YERDEN ALIRIZ

Ortalama vatandaş doğalgaz konusunda bir sıkıntı yaşar mıyız diye endişeleniyor, Cumhurbaşkanı olarak ne diyeceksiniz?

 “Biz hayat boyu doğalgazla yaşamadık biliyorsunuz, doğalgazla tanışalı ne kadar zaman olduğu belli. Bu millet çileye alışık bir millettir. Kaldı ki Rus doğalgazı olmazsa biz yandık bittik diye bir durum yok. Bunu da bilmenizi isterim. Rusya dışında bir çok ülkeden doğalgaz aldığımızı zaten dile getirdim. Biz Türkiye olarak Allah’ın izniyle bunların üstesinden geliriz. 

NATO Rusya’nın sınır ihlali sonrası yaşanan gelişmeler sonrasında Türkiye’ye desteğini açıkladı. Bu desteğin çerçevesi ne olacak?

NATO’dan son yapılan açıklamalar çok güçlü. Türkiye’nin yanında olduklarını her fırsatta, her düzeyde söylüyorlar. Bunlar da kayıtlara girdi. Bugün Sayın Obama da aynı şeyleri sövledi. ABD ve NATO olarak bizler, NATO üyesi olan Türkiye’nin yanındayız dedi.  Biz de Fransa’ya İncirlik Üssü ve hava sahamızı açtık. Almanya ile olan münasebetlerde de olumlu gelişmeler var.

OBAMA: TÜRKİYE'NİN YANINDAYIZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile ABD’nin Paris’teki Daimi Temsilciliği’nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama ile yaptıkları görüşmede, Türkiye ile Rusya arasındaki gelişmelerin değerlendirmesini yaptıklarını belirterek, “Buradaki derdimiz, bu işin diplomatik başlıklar, söylem içerisinde nasıl neticeye kavuşturulmasıdır. Zira bölgedeki gerilimler, bizleri de üzmektedir” dedi.

ABD Başkanı Barack Obama ise, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ile ilgili, “Türkiye’nin kendini savunma hakkını desteklediklerini” bildirdi.

Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir NATO müttefiki olduğuna işaret eden Obama, “ABD, Türkiye’nin sınırlarını ve hava sahasını koruma hakkına sahip olduğunu her zaman bilmektedir ve desteklemektedir. Türkiye ile Rusya’nın gerilimi azaltmak için nasıl bir arada çalışabileceğini tartıştık” diye konuştu.

Erdoğan ile Suriye’de gerginliğin azaltılması konusunu da görüştüklerini ifade eden Obama, sorunların diplomatik ve siyasi yollarla çözülmesi gerektiğini söyledi.             

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23