Akit’in 13 Haziran’da “Okan Üniversitesi mezuniyetini gasp etti” başlığıyla duyurduğu Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi beşinci sınıf öğrencisi Talal Daboul’a yönelik keyfi hak gaspı, özel üniversitelerde dönen faşist düzeni gözler önüne serdi. Başına buyruk hareket eden özel üniversitelerin YÖK denetimi altına alınması istendi.
HABER MERKEZİ
Aldıkları fahiş kayıt bedelleri ve çalışanlarına ödedikleri sefalet ücretleriyle tartışmanın odağında yer alan özel üniversiteler, otorite boşluğundan aldıkları cesaretle adeta derebeyi gibi hareket ediyor. Öğrencilerin sağmal koyun olarak görüldüğü ve akademik kariyer yapmak isteyen akademisyenlere ucuz işçi muamelesinin yapıldığı özel üniversitelerde son olarak yabancı düşmanlığının hortlaması bardağı taşıran damla oldu. 13 Haziran’da “Okan Üniversitesi mezuniyetini gasp etti” başlığıyla duyurduğumuz ve aynı zamanda Türk vatandaşı olan Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 5. sınıfı öğrencisi Suriyeli Talal Daboul’a yönelik keyfi hak gaspı, özel üniversitelerde dönen faşist düzeni gözler önüne serdi. Parayı yatırdığı halde kaydı sonradan yapıldığı için vize sınavlarına giremeyen ve bu yüzden başarısız sayılacak olan Daboul’un final not ortalaması yüzde 90’ın üzerinde olduğu halde vize sınavlarına katılmadığı gerekçesiyle önümüzdeki yıl ikinci bahar dönemini tekrar edecek olması, öğrencilerin ‘kazıklanacak müşteri olarak görüldüğünü’ tescilledi. Yüz binlerce lira kayıt ücreti ödediği halde Üniversite Mali İşler Müdürlüğünün ihmali üzerine kaydı geç yenilenen ve vize sınavlarına alınmayan mağdur öğrenciye telafi sınavı imkânı tanınmaması denetimsizlik nedeniyle başına buyruk davranan özel üniversitelerin YÖK’ün denetimi altına alınması beklentisine sebep oldu.
PARA İÇİN OKULU UZATIYORLAR
Özel üniversitelerin ticarethane mantığıyla hareket ettiğine dikkat çeken Eğitimci Yazar İlhan Ergincan, gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Özel üniversiteler tamamen ticarethane odaklı, hem akademisyenlerine düşük maaşla mobbing uygulayan hem de kayıt yapan öğrencilerini para olarak gören soyguncu eğitim kurumlarına dönüştü. Akademisyenlere kadro vermeyen, eğitmenleri düşük maaşla çalışma mecburiyetinde bırakan özel üniversiteler öğrencilere de kötü muamelede bulunuyor. İstatistikler, tüccar mantığıyla yürütülen bu yanlış politika yüzünden son dönemde özellikle yabancı öğrencilerin ülkemizden kaçtığını gözler önüne seriyor. Bunca hukuksuzluk ve mağduriyet yetmiyormuş gibi şimdi de öğrencilerinden daha fazla ödeme almak için dönem uzattırmaları ve ırkçı yaklaşımların arttığına şahitlik ediyoruz. Bu asla kabul edilebilir bir durum değildir. Özel üniversiteler derhal YÖK’ün denetimi altına alınmalı ve istedikleri gibi at koşturmalarının önüne geçilmelidir. Bu konuda mağdur olan öğrencilerimizin, ailelerinin ve özel üniversitede hakları yenilerek eğitim vermeye çalışan akademisyenlerimizin yanında olmaya her zaman devam edeceğiz.”