• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

OHAL'i eleştirenler bir de bu hale baksınlar

Yeniakit Publisher
2018-05-22 14:01:00 - 2018-05-22 14:19:17

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
OHAL'i eleştirenler bir de bu hale baksınlar

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana birçok kez darbelerle yüzleşti. Yaşanan bu durum Türk toplumuna maddi ve manevi büyük zararlar verdi. Bugün özgürlük ve demokrasi diyerek OHAL'i eleştiren kesimin dönüp tarihe bakmaları gerek.

Türkiye’nin darbelerle dolu tarihine baktığımızda sıkıyönetim uygulayan hükümetlerin, vatandaşları ne kadar zora soktuğu bir gerçek. Türkiye’de bugün uygulanan OHAL’i eleştirenlerin, dönüp tarihe bakmaları gerek. Yaşanan sıkıyönetim günlerinin unutulduğu şu günlerde, size o yıllarda uygulanan bazı kararları hatırlatacağız:

5 KİŞİNİN YAN YANA YÜRÜMESİ YASAK

Yanlış duymadınız. 22 Mayıs 1960 yılında alınan bir kararla 5 kişinin sokakta bir araya gelip yürümesi yasaklandı. Bu karar, vatandaşlarda korkuya ve paniğe neden oldu. Halkın askere olan güveni, bir anda yerini korkuya bıraktı. Bugün Türkiye’de uygulanan OHAL’de ise vatandaşlar rahatça istedikleri gibi kalabalık bir şekilde yürüyüş yapabiliyor. Özgürlükten yana hiçbir kısıtlama getirmeyen OHAL’i 1960’daki sıkıyönetimle kıyaslamak son derece yanlış olur.

LİSE ÖĞRENCİLERİNİ İDAM ETMEK İÇİN YAŞ SINIRINI KALDIRDILAR

1960 senesinde var olan idam cezası, sıkıyönetimle birlikte boyut değiştirerek yaş sınırı ortadan kaldırıldı. Bu kararla onlarca lise öğrencisi idam edildi. Yaşanan sıkıyönetim sürecinde tutuklu olan onlarca eski Demokrat Partililere, kumlu pırasa, taşlı fasulye ve küflü ekmekler yedirildi. Mahkumlara işkenceler yapıldı, aileleriyle görüşmeleri yasaklandı. 29 Eylülde ise DP mahkemece kapatıldı.

HABERLEŞMEYE SANSÜR

22 Mayıs 1960’ta gazetelere sansür gelerek, halkın haber alma özgürlüğü kısıtlandı. Vatandaşlar ancak radyodan ya da kulaktan duyma bilgilerle haberleşebiliyorlardı. Zaten çok kısıtlı bir şekilde kullanılan telefona ulaşmak ise neredeyse imkansızdı.

SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI

27 Mayıs darbesinde sokağa çıkma yasağı günlerce sürmüş ve neredeyse Türkiye karanlığa gömülmüştü. İnsanlar temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorluk çekiyordu. Çünkü öylesine bir sıkıyönetim vardı ki, havada kuş uçurtulmuyor. Gülen bir yüz görüldüğü zaman hemen hakkında işlem yapılıyordu.

ADNAN MENDERES'İN İDAMI

Türk siyasi tarihine kara leke olarak geçen Adnan Menderes'in idamı, günümüzde hala daha çok tartışılmaktadır. 14 Ekim 1960’ta başlayan Yassıada davaları, 15 Eylül 1961’de karara bağlandı ve toplam 19 dosyada toplanan davalar anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288’i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31’i müebbetle cezalandırıldı. 418 sanıkta çeşitli cezalara çarptırıldı. Menderes, intihara kalkıştı. Cezaları onaylanan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü sabaha karşı idam edildi. 17 Eylül’de, de Adnan Menderes İmralı adasında idam edildi. Menderes'in idam edilmesi uzun yıllar konuşuldu ve Türk siyasi tarihine kara leke olarak kaydedildi.

SIKIYÖNETİM VE OHAL AYNI KEFEYE KOYULAMAZ

Şimdi gelelim günümüz OHAL’ine… Yani Olağanüstü hal durumuna… İlk önce şunu ayırt etmek gerek. OHAL demek, sıkıyönetim demek değildir. Sıkı yönetim ile OHAL’in ayrımını yapamayanlar, mevcut OHAL’i eleştirmeye kalkıyorlar. 1960 yılında yaşanan insanlık dışı sıkıyönetim uygulamalarını şuandaki OHAL ile kıyaslayanların ne kadar komik duruma düştüğünü görebilirsiniz.

Türkiye Haber Merkezi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23